Flaş Haber Yeni

BİR ŞAİRİN GEZİ YAZILARI (BURDUR ) ŞEHRİN BELLEĞİNDE AT ARABACILIĞI VE SELİM CAN DEDE

BİR ŞAİRİN GEZİ YAZILARI (BURDUR ) ŞEHRİN BELLEĞİNDE AT ARABACILIĞI VE SELİM CAN DEDE

Burdur’un kent belleği, geçmişin zengin emek hikâyeleriyle doludur.

Motorlu taşıtların henüz yaygınlaşmadığı zamanlarda şehirde at arabacılığı önemli bir meslekti. Özellikle Köprübaşı’nda, Bakırcılar Arastası'nın önündeki geniş alanda at arabacıları sıralanırdı. Salı Pazarı'na gelenler, çarşıda işi olanlar, taşınacak yükü bulunanlar hep buraya uğrar; evden eve taşınan öğrenciler, alışveriş yükü taşıyan kadınlar bu at arabacılarından yardım alırdı. Sıra sıra dizilmiş at arabaları ve arada bir yankılanan at kişnemeleri, Burdur şehrine özgü o eski günlerin en güzel manzaralarındandı.

O zamanların sessiz kahramanlarından biri de 2018 yılında kaybettimiz merhum Selim Can'dır.Yani herkesin Arabacı selim diye bildiği, kiminin Selim dayısı kiminin Selim dedesi. O sevgi ve merhamet dolu bir insandı.

Atı ve arabasıyla yıllarca çalışmış, emeğiyle geçinmişti. Zamanla motorlu taşıtlar artınca o da atı ve arabayı satmak zorunda kaldı. Fakat çalışmayı hiç bırakmadı; geçimini naylon, plastik, demir gibi geri dönüşüm malzemeleri toplayarak sağlamaya devam etti. Yıllarca sabah erkenden kalkar, Köprübaşı’na gelir, iş beklerdi. Sakin tabiatı, neşeli tavırları ve zaman zaman yaptığı tatlı şakalarla herkesin gönlünde yer edinmişti.

Aynı zamanda çalışkan bir çiftçiydi.

Buğday, pancar eker, meyve ağaçları yetiştirirdi. Çiftçilikle uğraştığı dönemlerde de toprağına, emeğine büyük bir sevgi duyardı.

Hem şehir hayatının hem de toprağın bereketini bilen nadir insanlardandı.

Bir gün yine eşyaları taşıyıp evine döndüğünde, at arabasında bulduğu gazete kağıdına sarılı bir tomar para dikkatini çekmişti.

Hiç düşünmeden torunu Sedat’ı çağırmış ve parayı sahibine ulaştırması için hemen göndermişti. Dürüstlüğü, emeğe ve helal kazanca olan bağlılığı, Selim Dede'yi Burdur’un unutulmaz insanlarından biri yapmıştı.

Bugün Köprübaşı'ndan geçerken artık ne sıra sıra dizilmiş at arabalarını, ne de arada bir yankılanan at kişnemelerini duyuyoruz.

Şehir, motorlu araçların gürültüsüne teslim olmuşken, gönlümüzde hâlâ o eski günlerin huzuru ve sıcaklığı yankılanıyor.

Selim Can Dede gibi alın teriyle yaşayan, kimseye muhtaç olmadan dimdik duran insanları rahmet ve minnetle anıyoruz.

At Arabacılığına Özlem

O eski günlerde bir bakış, bir gülüş yeterdi,

At arabasının taşıdığı yük kadar ağır değildi dünya,

Bir zamanlar, toprağın, rüzgarın, her şeyin kokusunu taşıyan arabalar

Şimdi, sadece hatıralarda ses çıkarıyor.

Dönüp bakınca, kaybolan yılların ardında,

Köprübaşı’nda at kişnemeleri,

Sonsuz bir melodiydi sanki;

Her biri bir günün yankısı,

Bir zamanın tanığı.

Şimdi, sesleri kayboldu bu şehirde,

Arabalar geçerken artık başka bir gürültüyle,geçiyor şehrin sokaklarından

Arasta yolu öksüz kalmış, tarihe iz bırakanlardan

Ama biz, yine de özlüyoruz o günleri,

Gözlerimizden o eski at arabalarının hatırası gitmiyor sanki.

Ve bir zamanlar,

Selim Dede gibi,

Emekle büyüyen bu şehrin,

Her köşe başında, bir öykü saklı kalır.

HÜSEYİN YILDIZ (KALEMŞAH )

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI HALK ŞAİRİ