BURDUR’DA 2025 TARIM VERİLERİ: ÜRÜNLERDE DÜŞÜŞ DİKKAT ÇEKTİ
Gündüzalp: Emeğin dalında donduğuna şahitlik ettik
2025 yılında yaşanan zirai don felaketinin acı bilançosunu verilerle paylaşan BTB Başkanı Gündüzalp, “Emeğin, alın terinin dalında nasıl donduğuna şahitlik ettik.” dedi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 yılı bitkisel üretim verileri, Burdur'un da aralarında yer aldığı 36 ili vuran zirai don felaketinin ağır bilançosunu netleştirdi. Son yıllarda artan kuraklık ve tarımdan kopuşlar yüzünden üretim hacmi ile ürün çeşitliliği zaten azalmakta olan Burdur'da, zirai donun açtığı derin yara özellikle kiraz, vişne, elma, erik, armut, üzüm, kayısı, badem, şeftali ve cevizde kendisini gösterdi. Verileri inceleyerek değerlendirmelerini paylaşan Burdur Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Gündüzalp, “2025 yılının nisan ayında yaşadığımız zirai don felaketiyle emeğin ve alın terinin dalında nasıl donduğuna şahitlik ettik. Allah gece gündüz demeden toprağı işleyen, evine helal lokma götürmeye çalışan üreticilerimizi bir daha böyle bir felaketle imtihan etmesin” yorumu yaptı.
10 ÜRÜNDE BÜYÜK DÜŞÜŞ
TÜİK’in verilerini kamuoyu ile paylaşan BTB Başkanı Ömer Faruk Gündüzalp, “Üretimdeki en büyük yıkım yüzde 87.05 gibi korkunç bir oranla vişnede görülmüş; 2024 yılında 3.529 ton olan vişne rekoltesi 2025 yılında 457 tona kadar gerilemiştir. Benzer bir facia kayısıda yaşanmış, 785 tonluk üretim 153 tona düşerek yüzde 80.51 oranında erimiştir. Bölgemiz için çok değerli olan kiraz üretimi 7.162 tondan 1.635 tona inerek yüzde 77.17 oranında, erik üretimi ise 1.671 tondan 435 tona gerileyerek yüzde 74 oranında kayba uğramıştır.
Bölge tarımı için önemli bir diğer ürün olan ve üretim hacmiyle öne çıkan elma üretiminde ise 2024 yılında 12.466 ton olan rekolte, 2025'te 4.800 tona düşerek yüzde 61.50'lik devasa bir açık yaratmıştır. Yine tonaj olarak yüksek kapasiteye sahip olduğumuz ceviz üretimi 10.088 tondan 7.327 tona gerileyerek yüzde 27.37 oranında düşmüş, üzüm üretimimiz ise 9.364 tondan 6.504 tona inerek yüzde 30.54 oranında azalmıştır.
Yaşanan felaketin boyutu bunlarla da sınırlı kalmamış; şeftali üretimi 1.133 tondan 467 tona gerileyerek yüzde 58.78 oranında kayıp yaşamış, badem rekoltesi 2.491 tondan 1.220 tona yüzde 51, armut üretimi ise 4.380 tondan 2.422 tona yüzde 44 oranında düşerek ekonomimize ağır bir darbe vurmuştur.” dedi.
TÜRKİYE GENELİNDE TABLO ÇOK AĞIR
Felaketin boyutunun ülke geneline bakarak ne kadar yüksek olduğuna da dikkat çeken BTB Başkanı Gündüzalp, “Zirai don felaketi, maalesef ülkemizin genel meyve rekoltesinde de ciddi ve telafisi zor düşüşlere neden olmuştur. TÜİK verilerini Türkiye geneli olarak incelediğimizde; 2024 yılında 1 milyon 269 bin ton olan kayısı üretiminin yüzde 73,92’lik rekolte kaybıyla 331 bin tona gerilediğini görüyoruz. Benzer şekilde 726 bin 500 tondan 213 bin 300 tona inen kirazda yüzde 70,64, 206 bin 700 tondan 75 bin 566 tona düşen vişnede ise yüzde 63,44 oranında kayıp yaşanmıştır.
Ülkemizin, özellikle komşu şehrimiz Isparta’nın en önemli ihracat kalemlerinden olan elma rekoltesi 4 milyon 420 bin 185 tondan 2 milyon 286 bin 700 tona gerileyerek yüzde 48,27'lik bir düşüş göstermiştir. Şeftali üretimi yüzde 46,15 kayıpla 822 bin 622 tondan 443 bin tona, erik üretimi ise yüzde 39,49 kayıpla 376 bin tondan 227 bin 500 tona düşmüştür.
Ülke genelindeki bu yıkım; cevizde 426 bin tondan 263 bin 430 tona yüzde 38,16 düşüş, bademde 200 bin tondan 126 bin 372 tona yüzde 36,81 düşüş, armutta 630 bin 500 tondan 424 bin 900 tona yüzde 32,61 düşüş ve sofralık üzümde 1 milyon 409 bin 156 tondan 1 milyon 14 bin 536 tona yüzde 28 gerileme olarak yansımıştır. Bu tablo, felaketin ulusal çapta tarımsal üretimimiz ve gıda arz güvenliğimiz üzerinde yarattığı sarsıntıyı tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir.” dedi.
EMEK VE ALINTERI DALINDA DONDU
Açıklamasında Tarım ve Orman Bakanlığının Zirai Don Desteğine de değinen Gündüzalp, “Binlerce tonluk bu kayıpların üreticimize ekonomik ve psikolojik yükü ve soktuğu darboğaz ortadadır. Ancak bu zorlu süreçte Tarım ve Orman Bakanlığımızın ivedilikle özel bir çalışma yürütmesi ve mağduriyet yaşayan çiftçilerimize zirai don desteği sağlaması, TARSİM’i olmayan çiftçilerin de destek kapsamına dahil edilmesi yaraların sarılmasına bir nebze de olsa katkı sağlamıştır. Böylesi bir felakette devletimizin üreticinin yanında olması son derece kıymetlidir.” dedi.
TARSİM sigortasının önemini hatırlatarak, yaşanılan acı tecrübenin, doğal afetlerde sigortanın önemini bir kez daha hatırlattığını vurgulayan Gündüzalp, “2025 yılının nisan ayında yaşadığımız zirai don felaketiyle emeğin ve alın terinin dalında nasıl donduğuna şahitlik ettik. Allah gece gündüz demeden toprağı işleyen, evine helal lokma götürmeye çalışan üreticilerimizi bir daha böyle bir felaketle imtihan etmesin. Ancak, iklim değişikliklerinin etkilerini artık daha sert ve daha sık hissediyoruz. Bu değişim, hayatımızın normali haline gelmiştir. Üreticimizin emeğini güvence altına alması için TARSİM sigortasını ihmal etmemesi gerekmektedir.” deyip, üretimde yaşanan kayıpların, kırsalda yaşamı, ülke ekonomisini ve gıda güvenliğini tehlikeye soktuğunu hatırlattı.
BTB BÜLTEN









