Flaş Haber Yeni

BURDUR’DA DA GLUTENİ DÜŞÜK YENİ BİR EKMEK ÇEŞİDİ ÜRETİLECEK

BURDUR’DA DA GLUTENİ DÜŞÜK YENİ BİR EKMEK ÇEŞİDİ ÜRETİLECEK

Gluten seviyesinin düşüklüğü, kurak iklimlerde yetişmeye uygunluğu ve besin değeri yüksekliği ile dikkat çeken Tritikale ekmeğinin üretimi için çalışmalar devam ediyor.

Türkiye 1. Tritikale Çalıştayı, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlendi.

Lavanta Tepesi Otel’de 9, 10 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilen çalıştay; Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Siğnem Öney Birol ve Doç. Dr. Selman Uluışık ve Süleyman Demirel Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Serkan Özmen tarafından yürütüldü.

Çalıştay; “Bölgesel Kalkınma Amaçlı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşması” Programı kapsamında desteklenen; ülkemizde yetiştirilen tescilli ve üretim izinli tritikale çeşitlerinin kuraklık stres toleranslarının belirlenmesi, moleküler karakterizasyonu ve kuraklığa adaptif yeni çeşitlerin geliştirilmesi hedeflerini içeren proje kapsamında gerçekleştirildi.

BURDUR’DA YENİ GENOTİP İLE TRİTİKALE ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR

1. Tritikale Sempozyumu’na ev sahipliği yapan MAKÜ Fen Edebiyat Fakültesi Moleküler Biyoloji Bölümü’nden öğretim üyesi Prof. Dr. Siğnem Öney Birol, gazetemiz muhabirlerine konuştu. Prof. Dr. Öney Birol; “Birinci Tritikale Çalıştayı’nı üniversitemiz bünyesinde üniversitemize ev sahipliğinde organize ettik. Bölgesel Kalkınma odaklı misyon farklılaşması projesi kapsamında tritikale genotiplerinin genetik seviyede moleküler karakterizasyon açısından değerlendirilmesi ile ilgili bir projemiz mevcut. Bu proje kapsamında ülkemizin farklı bölgelerinden tescilli ya da üretim izinli olan tritikale çeşitleri hakkında genetik bilgiler topladık. Daha sonra ıslah çalışmaları kapsamında yapmış olduğumuz çalışmalarla yeni bir tescil başvurusu yapıp yeni bir aday genotip ile yeni bir çeşit geliştirme çabası içerisindeyiz. Bu alanda da uzman hocalarımızı bizlere destek vermeleri için tritikale çalıştayına davet ettik.” dedi.

TRİTİKALE ÜRETİMİ YAYGINLAŞIYOR

Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. S. Ahmet Bağcı, “Tritikale yeni bir bitki. Yani buğdayla, arpayla kıyasladığımız zaman yüz elli yıllık bir geçmişi olan bir bitki ama iyi bir alternatif bitki. Ülkemiz genel olarak kuraklığa gidiyor. Tritikale marjinal alanlar dediğimiz kurul veya toprak özelliklerinden dolayı sıkıntılı yaşanan alanlar için iyi bir alternatif ürün. Buğday ve çavdarın melezi olduğundan dolayı buğdayın kalitesiyle çavdarın kötü şartlar için uygun olan özelliğini bir arada bir araya getirmeye hedeflenmiş ve bu çalışmalar yüz yıl önce gerçekleştirilmiş. O zamandan beri de çeşit geliştirme çalışmaları devam ediyor.  Türkiye'de bu çalışmalar 1940'lı yıllarda başlamış ama üniversitelerde araştırma şeklinde ilk çeşit 1997’de elde edildi ve çiftçinin hizmetine sunuldu. Ürettiğimiz çeşitlerin tohumlarını üretip çiftçilere dağıtılması, satılması konusunda da hem TAGEM hem de özel sektör devreye girdi.  Bunu çiftçilerimiz arasında nasıl daha yaygın hale getiririz onun gayreti içerisindeyiz. Tabii tritikale sadece kötü şartlarda yetişen bir bitki değil, aynı zamanda günümüzde yaşanan hayvancılık konusundaki kaba yem açığına veya iyi bir tavukçuluk sektöründeki yem açığına önemli katkılar sunabilecek alternatif bir bitki.”

TRİTİKALE EKMEĞİ SAĞLIKLI BİR SEÇENEK OLACAK

Gluten seviyesinin düşüklüğü ile dikkat çeken tritikalenin insan beslenmesine uygunluğunun da vurgulandığı sempozyumda, açlık ve kıtlık anlarında kuraklığa dayanıklılığı ile tritikalenin alternatif insan gıdası olabileceğinin altı çizildi. Tritikalenin kuraklık sebepli zorunlu anlar dışında hali hazırda da insan beslenmesi için sağlıklı bir alternatif olduğuna değinen Doğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü Doğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü Serin İklim Tahılları Bölüm Başkanı Dr. Ümran Küçüközdemir; “Tritikale arpa ve buğdayın yetişemeyeceği marjinal alanların değerlendirilmesinde de çok önemli bir bitki türü. Bunun yanı sıra tabii şimdi bugüne kadar sürekli hayvan yemi olarak konuşulmuş. Hem büyükbaş hem tavukçulukta konuşulmuş. Ancak bizim şu anda insan beslenmesinde de kullanılabileceğini ortaya koymaya çalıştığımız bir projeyi yürütüyoruz. TAGEM tarafından desteklenmiş bir projeyi yürütüyoruz ve bu projede insan beslenmesinde de ekmeğinde de mayalanabilir olduğunu, ekmeğini ve çeşitli ürünlerini de ortaya koyacağız. Şu anda analizleri de devam ediyor. İlerde bir gün, eğer buğday yetiştirilmesinde sorun yaşanan bölgelerde bir sıkıntı olursa o zaman tritikalenin insan beslenmesine de girebileceğini yani cebimizde bir tritikalenin açlığa, olumsuz şartlara karşı bir trtikale ekmeğimizin, bir trtikale unumuzun olduğunu bilmemiz gerekiyor.” dedi.

TÜRKİYE’DE TRİTİKALE ÜRETİMİ ARTIYOR

BÜKE Tarım sektör temsilcisi Kenan Büke; “Ankara'da Büke Tarım ve Hayvancılık firmasının ortağıyız. Tritikale tohumu ve karma yem üretiyoruz. Biz Tritikalenin hem tohumculuk boyutundayız hem de ülkede karma yem sanayinde kullanımı boyutuyla da ilgileniyoruz. Karma yem kullanımı boyutunda büyükbaş ve küçükbaş yemlerinde bunun kullanılması ve üretiminin arttırılması konusunda toplantıda fikirlerimizi beyan ettik. Bu üretim alanlarının arttırılması hem ülkemizdeki kuraklıkla mücadelede, tarım alanlarının dizayn edilmesinde büyük fayda sağlayacaktır. Aynı zamanda tabii ki kaba yem olarak da kullanılıyor tritikale. Memleketimiz için önemli bir bitki.” dedi.

GÜBRELEME VE İLAÇLAMAYI AZALTMANIN YOLU, TRİTİKALE ÜRETİMİNDEN GEÇİYOR

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr İsmet Başer; “Türkiye'de bir küresel iklim değişiminin etkisini yaşıyoruz. Küresel iklim değişimi öyle ya da böyle bizleri çok etkileyecek. Bu nedenle bizim buraya alternatif bitkiler kurmamız lazım. Kurağa dayanıklı, aynı zamanda sıcaktan az etkilenen işte yağışları değerlendirebilecek. Bu bağlamda da bazı bitkiler var ki, tritikale de bu bitkilerin başında geliyor. Tritikale hem toprak koşullarını iyi değerlendiriyor hem de girdileri az yaparsanız bakın kurağa dayanıklığığı var ama bunun yanında da siz daha az gübreyle daha az yeni açılan bu bitkiyi rahatlıkla yetiştirebiliyorsunuz.” dedi. İklim değişikliğine; gübreleme ve ilaçlama ile insanların da sebep olduğunun altını çizen Prof. Dr. Başer; “Şu anda bunları bizim azaltmamız lazım. Bu azaltmada da bence elimizde en büyük şanslardan birisi tritikale. Ama burada da dile getireyim, tritikaleyi iyi tanıtmamız lazım. Biraz da tritikalenin desteğini arttırmamız lazım. Buğday kadar kolay satılması lazım bu bağlamda. Niyetimiz buydu. Yani son söz olarak kuraklığa, küresel iklim değişimine karşı tritikalenin önemini hep beraber daha ortaya koymak gerekiyor.” sözlerine yer verdi.

Çalıştaya; “Tritikale araştırmaları ve ıslahı konusunda alanın duayenleri arasında yer alan; Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. S. Ahmet Bağcı, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr İsmet Başer, Konya Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü Ülkesel Tritikale Araştırma Projeleri Koordinatörü Dr. Emel Özer, Doğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü Doğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü Serin İklim Tahılları Bölüm Başkanı Dr. Ümran Küçüközdemir, Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü araştırmacıları Yılmaz Yıldırım, Abdülkadir Atalay, Ferdi Sağır, Semih Özer ve Oğuzhan Çakıcı, Ankara Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsünde arpa ıslahçısı olarak görev alan Dr. Namuk Ergün ile Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yaşar Karaduman başta olmak çok sayıda akademisyenin yanı sıra ve özel sektör kuruluşlarından Alfa Tohum, Altat Tarım, Bahçesaray Tohumculuk, Büke Yem/Tohum, Ekmen Tarım ve ETİ Gıda AR-GE sorumluları ile Burdur İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Çayır Mera ve Yem Bitkileri Şube Müdürü Fikret Ergin ile birlikte çok sayıda araştırmacı, sektör temsilcisi ve çiftçiler katkı sundu.

MİNE KAYA