BURDUR’DA MİSAFİR EDİLEN DEPREMZEDE GAZETECİ İLHAN GÖKALP DURMUŞ
Burdur’da misafir edilen Depremzede Gazeteci İlhan Gökalp DURMUŞ
“ÜÇ YIL GEÇTİ AMA ACILARIMIZ HÂLÂ DERİNDE”
Asrın felaketi olarak kayıtlara geçen 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinde saatlerce enkaz altında kalan, deprem sürecinde geçici olarak Burdur’da misafir edilen Gazeteci İlhan Gökalp Durmuş, depremin yıl dönümünde o günlere dair yaşadıklarını anlattı.
Depreme çalışma ofisinde yakalandığını belirten Durmuş, aradan geçen üç yıla rağmen yaşanan acıların hâlâ taze olduğunu ifade etti.
Gazeteci İlhan Gökalp Durmuş açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Şubat ayı Kahramanmaraş için çok önemli bir aydı. 12 Şubat, Kahramanmaraş’ın düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümüdür. 3 Şubat’tan itibaren ofiste, her meslektaşım gibi bayram hazırlıklarını tamamlamış, geleneksel çete kıyafetimizi giyerek bu bayramı öyle geçirmeyi planlamıştım. Bu nedenle çalışmalara erken başlamıştım.
Deprem gecesi yine çalışıyordum. Ara ara uyuklayarak çalışıyordum. İşimi bitirdiğimde bilgisayar ekranında 04.12’yi gördüm. Sonrasındaki beş dakikada ne yaptığımı hatırlamıyorum.
Önce ufak bir sarsıntı başladı. Pazarcık merkezli, sık sık yaşadığımız ve genellikle 3–3,5 şiddetini geçmeyen depremlerden biri olduğunu sandım. Ofisimin bulunduğu bina 10 katlıydı. Sarsıntı hızlandı, kımıldayamadım, sadece koltuğa sımsıkı tutundum. Birkaç saniye içinde bina yıkıldı.
Bir anda kendimi enkazın içinde buldum. Yaşıyor olmam mucizeydi. Bedenimin yarısından fazlası enkaz altındaydı. Hâlâ beni oradan kimin kurtardığını, yüzünü, kim olduğunu hatırlamıyorum. Etrafımızdaki binaların neredeyse tamamı yıkılmıştı. Yıkımın en ağır olduğu bölgelerden birindeydik; Kahramanmaraş’ın çarşı bölgesindeydim.”
İLK YIL AŞIRI ZORDU
Durmuş, depremin ardından yaşadığı süreci de şu sözlerle anlattı:
“İlk zamanlar 12 Şubat Stadyumu’nda 6 gün kaldıktan sonra önce Antalya’ya, ardından Burdur KYK Yurdu’na geçtik. Burada yaklaşık bir buçuk ay kaldık. Bu süreçte Burdur halkı, yetkililer, Belediye Başkanı, Vali, üniversiteden Nurdan hoca ve arkadaşları, meslektaşlarım, özellikle Halil İbrahim Kara ve Çağdaş Gazetesi çalışanları, adeta ruh gibi gezdiğimiz o günlerde bizi hiç yalnız bırakmadılar. Bir süre sonra şehrimize döndük.”
KAHRAMANMARAŞ’LILAR PES ETMEZ
Kahramanmaraşlıların tarih boyunca pes etmeyen bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Durmuş, şunları söyledi:
“Kahramanmaraşlıların geninde pes etmek diye bir kavram yoktur. Tarih boyunca olmadığı gibi bu felakette de olmadı. Biz de şehrimize geri döndük. Dört buçuk ay çadırda yaşadık. Daha sonra ailemin sağlık durumu nedeniyle bina yerleşimine geçtik.”
TOZ, TOPRAK VE SONRASI
Şehrin yeniden ayağa kalkma sürecine de değinen Durmuş, Kahramanmaraş’ta büyük bir inşa sürecinin devam ettiğini belirtti:
“Kahramanmaraş, diğer deprem şehirleri gibi hâlâ toz, toprak ve çamurla mücadele ediyor. Şehrimizde yaklaşık 80 bin konutun inşaatı devam ediyor, büyük oranda teslimler yapıldı. Temmuz ayı itibarıyla konteyner kentlerin kaldırılacağı ifade ediliyor.
Şehrimizde yüz yılın altyapı ve üstyapı yatırımları yapılıyor. Ben de elimden geldiğince, imkânlarım ölçüsünde hem kendimi, hem ailemi hem de şehrimi toparlamak için üç yıldır mücadele veriyorum.”
ACILARIMIZ HÂLÂ TAZE
Depremin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen acıların dinmediğini vurgulayan Durmuş, duygularını şu sözlerle dile getirdi:
“Şehrimde birkaç gündür insanları gözlemliyorum, kendimi gözlemliyorum. Gözyaşlarımızın kurumadığını görüyorum. Ne yana dönsek o gecenin anıları ve acıları etrafımızı sarıyor, ardından gözyaşları geliyor. Mesleğim gereği birçok acıya tanıklık etmiş olmama rağmen, üç yıl geçmesine rağmen hâlâ çok zorlanıyoruz.”
BİNALAR YAPILIR AMA…
Durmuş, fiziksel iyileşmenin acıları dindirmediğini belirterek açıklamasını şöyle tamamladı:
“Binalarımız, sokaklarımız, beton olan her şey yapılıyor; ancak insanların yaşadığı acılar ne yazık ki geçmiyor. Şehrimi ve deprem bölgesini yalnız bırakmayan tüm vatandaşlarımıza ve devletimize minnettarım.
Depremde yitirdiğim sevdiklerime, dostlarıma, akrabalarıma ve hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Hepsini o kadar çok özlüyoruz ki…”
Halil İbrahim Kara

.jpg)








