ADD: ZAFERİN MİRASI CUMHURİYET VE BAĞIMSIZLIKTIR
.webp)
ADD Başkanı Minas: "Bağımsızlığımız ve Cumhuriyetimiz bu destanın kutlu ürünüdür ve en kıymetli hazinemizdir."
Atatürkçü Düşünce Derneği Burdur Şubesi Başkanı Ümran Minas, 30.Agustus Zafer Bayramı dolayısıyla 30.Agustos 2025 Cumartesi günü saat 15.00'da Burdur Cumhuriyet meydanındaki Atatürk anıtına çelenk sunma töreni sonrası yaptığı açıklamada: "103 yıllık zaferin mutluluğunu gururunu attığı her adımda bir kez daha hisseden siz kıymetli dostlar.Anlamını gururunu şanını anlatmaya kelimelerin kifayetsiz kaldığı bu özel günü bizlerle birlikte kutlamaya hepiniz hoş geldiniz.
Çok riskli bir taarruz planıydı. Özellikle Yakup Şevki Paşa itiraz ediyor, “Mahvoluruz” diyordu. Türk Ordusu’nun 239 yıldır hiç taarruz savaşı yapmadığını emperyalistler de, Yunan da iyi biliyordu. Paşalar Başkomutana bakıyorlardı. Mustafa Kemal Paşa ise, kimseye sezdirmeden güneye birlik kaydırmayı, taarruz gününü mutlak gizlilikle korumayı, beklenmedik anda sürpriz bir saldırıyla düşmanın en güçlü olduğu Güney cephesini çökerterek savaşı bitirmeyi kurgulamıştı. Elindekinin namluya süreceği son kurşun olduğunun bilincindeydi. Çünkü, millet nesi varsa vermiş, güç bela 204 bin kişilik bir ordu oluşturulmuş, iyi kötü donatılmış ve eğitilmişti. Evet, planı riskliydi, ama başarı için risk almak zorunluydu ve başka çare de yoktu. Günlerdir tepe tepe Afyon ovasını ezberlemiş, Yunan cephesini hatmetmişti.k
Komutanlarının karakterlerini incelemiş, savaşı an be an kafasında yaşamıştı. Zaferden emindi. Paşalara baktı ve “Bütün sorumluluk bende” deyip ekledi “Hücum diyerek kamçımı indirdikten 15 gün sonra İzmir’deyiz.”
İngiliz Genelkurmay’ının 6 ayda aşılamaz dediği Yunan tahkimatı 6 saatte darmadağın edilmişti.Yunan Ordusu 5 günde dağıtılmış, Başkomutanı karargâhı ile birlikte esir alınmıştı.1 Eylül’de “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri” emrini alan Mustafa Kemal’in Askerleri 8 Eylül akşam saatlerinde İzmir önlerine ulaşmıştı. Belkahve’den yorgun ama mutlu gözlerle İzmir’i seyreden Gazi Mustafa Kemal ,İsmet Paşa’ya “1 gün yanıldım İsmet, bu kadar hızlı kaçacaklarını düşünememiştim.” diyor, gülümsüyordu.
Aynı saatlerde Falih Rıfkı Atay
“Bu zafer millet meclisindeki muhaliflere, hükümetteki kimi muhterislere ve bazı komutanlara rağmen başkomutan Mustafa Kemal Paşa tarafından kazanılmıştır” diye yazıyordu not defterine. Haklıydı. Bütün yokluklara, zorluklara, tuzaklara, isyanlara ve ihanetlere rağmen kazanılmıştı o ölüm kalım savaşı. Akılla, bilimle kazanılmıştır, millete güvenle, kararlılık ve cesaretle kazanılmıştır. “Ya İstiklâl Ya Ölüm” parolasıyla kazanılmıştır.
İstiklâl Savaşımız, yüzyılın dâhisi ve tarihin en büyük devrimcisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde kadını, erkeği ve çocuğuyla verdiği topyekûn mücadelenin destanıdır. Bu destan; 8 yaşındaki Ömer oğlu Hüsnü’nün, 58 yaşındaki Mehmet Onbaşı’nın, Ilgaz dağlarında donarak şehit düşen Şerife Bacı’nın ve daha onbinlerce vatan sevdalısı Kuvayı Milliye kahramanının asil kanları ile yazılmıştır. Bağımsızlığımız ve *Cumhuriyetimiz bu destanın kutlu ürünüdür ve en kıymetli hazinemizdir," dedi.
Başkan Minas açıklamasını şu şekilde tamamladı: "Bizi bu hazineden mahrum etmek isteyen dahili ve harici bedhahlarımız da melanetlerini sürdürmektedir, görevimiz bellidir ve elbet yapılacaktır.
Coğrafyamızda Üniter Ulus Devlet ve Laik Cumhuriyet olmayan, Ulusal bütünlüğünü ve Dil Birliğini sağlayamayan ülkelerin ne halde oldukları ortadadır. Türkiye Cumhuriyetimiz 102 yıldır bütünlüğünü korumayı ve barış içinde yaşamayı başarabilmişse bunu, 30 Ağustos Zaferine, Cumhuriyetimizin namus ve liyakatle yoğrulmuş sağlam hamuruna borçludur.
Falih Rıfkı Atay’ın dediği gibi; “Nemiz varsa; bağımsız bir devlet kurmuşsak, hür vatandaş olmuşsak, şerefli insanlar gibi dolaşıyorsak, yurdumuzu Batı'nın, vicdanımızı Doğu'nun pençesinden kurtarmışsak, şu denizlere bizim diye bakıyor, bu topraklarda ana bağrının sıcağını duyuyorsak, belki nefes alıyorsak; hepsini, her şeyi 30 Ağustos Zaferi'ne borçluyuz.”
Atatürkçü Düşünce Derneği olarak, ebedi başkomutanımız Atatürk’ü, yüce milletimizi, şanlı ordumuzu ,aziz şehit ve gazilerimizi minnetle yad ediyoruz.30 Ağustos Zafer Bayramımızın 103. Yılını onurla,tarifsiz bir gururla kutluyoruz.
Ve yine Atatürkçü Düşünce Derneği olarak Buradan bir kez daha söz veriyoruz;
Türk ulusu Türkiye cumhuriyetinin ilelebet payidar kalması için sonsuza dek Atatürk’ün akıl ve bilim yolunda yürümeye devam edecektir.
Yeniden “Kemalist Devlet” “Yeniden Laik Cumhuriyet”i inşa etmek için yaşlısı ile genci ile kadını ile erkeği ile canhıraş mücadele etmeye devam edecektir.
Aynı mücadeleyi çocuklarımıza öğretmeye anlatmaya ve aydınlanma yolunu göstermeye devam edecektir.
Ve daha nice 103 yıllar şanlı zaferlerimiz kutlanmaya devam edecektir.
O halde hep bir ağızdan bir kez daha haykırıyoruz…
Yaşasın Tek Başkomutanımız Mustafa Kemal Atatürk
Yaşasın onun eseri Laik Cumhuriyetimiz
Yaşasın özgür ve Tam Bağımsız Türkiye'miz "
ZUHAL DALDAL