Flaş Haber Yeni

VALİ BAYDAR BİLGİHAN: “BURDUR'DA EN ÇOK KONUŞTUĞUMUZ KONULARDAN BİRİSİ SU”

VALİ BAYDAR BİLGİHAN: “BURDUR'DA EN ÇOK KONUŞTUĞUMUZ KONULARDAN BİRİSİ SU”

Burdur’da Dünya Sulak Alanlar Günü Kapsamında Ramsar Odaklı Çalıştay Düzenlendi

Burdur’da Dünya Sulak Alanlar Günü kapsamında, Ramsar Sulak Alanları odağında önemli bir çalıştay gerçekleştirildi. UNESCO Türkiye Milli Komisyonu, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ), Burdur Valiliği ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen etkinlik, 2 Şubat 2026 tarihinde MAKÜ İstiklal Yerleşkesi’nde bulunan Lavanta Tepesi Oteli’nde yapıldı.

Akademisyenler, kamu kurumları, yerel yöneticiler ve sivil toplum kuruluşlarının yoğun katılım gösterdiği çalıştayda, sulak alanların korunması, sürdürülebilir su yönetimi ve Ramsar Sözleşmesi kapsamında yürütülen çalışmalar ele alındı.

“Dünya Sulak Alanlar Günü Bir Farkındalık Çağrısıdır”

Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan, Dünya Sulak Alanlar Günü’nün yalnızca sembolik bir tarih olmadığını vurgulayarak, bu özel günün suyun ve sulak alanların önemini hatırlatmak adına güçlü bir çağrı niteliği taşıdığını ifade etti.

Vali Bilgihan, konuşmasında suyun yalnızca bir doğal kaynak değil; aynı zamanda yaşamın, kültürün, sanatın ve şehirleşmenin temel unsuru olduğuna dikkat çekti. Sulak alanların korunmasının insanlığın varoluş mücadelesinin bir parçası olduğunu belirten Bilgihan, bu sürecin geçmişten bugüne uzanan çok köklü bir arka plana sahip olduğunu dile getirdi.

“Sulak Alanların Korunması Ortak Bir Sorumluluktur”

Dünya Sulak Alanlar Günü’nün; akademi, kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının birlikte hareket etmesinin önemini ortaya koyduğunu belirten Vali Bilgihan, bu iş birliği kültürünün yerel düzeyde benimsenmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı.

Önceki görevlerinden örnekler paylaşan Vali Bilgihan; Erzincan’daki Ekşi Su Sazlığı ile Ankara’daki Mogan ve Eymir Gölleri gibi özel çevre koruma alanlarında yürütülen çalışmalara değinerek, sulak alanların korunmasının ancak uzun vadeli eylem planları ve kararlı bir izleme süreciyle mümkün olabileceğini ifade etti.

Burdur’da en çok konuşulan konulardan biri su

‘Göller Yöresi’ olarak anılan bir coğrafyada olduğumuzu ve bu bölgeyi ‘göller, güller, gönüller diyarı’ olarak büyük bir gurur ve mutlulukla ifade ettiklerini söyleyen Vali Bilgihan, çünkü göllerin yalnızca su kaynağı değil; aynı zamanda kültürü, sanatı, yaşamı, yerleşimi ve şehirleşmeyi temsil ettiğini sözlerine ekledi.

Vali Bilgihan, şu sözlere yer verdi:

“Bu geniş çerçevede baktığımızda, geriye dönüp elimizde göllerimizin ve yaşamsal varlıklarımızın kalmış olması gerekir. Dünyanın geldiği noktada büyük planlara ve projelere ihtiyaç duyduğumuz kadar, küçük ama kararlı adımlarla yaşamımızı yönlendirmeye de ihtiyacımız var. Yaklaşık 16–17 aydır Burdur’dayım ve burada en çok konuşulan konuların başında su geliyor. Büyük şehirlerde suyun değerini genellikle musluktan akmadığında fark ediyoruz. Oysa doğaya, çevreye, endemik bitki çeşitliliğimize ve kuş türlerimizin zenginliğine baktığımızda, karşımıza gerçekten muazzam bir tablo çıkıyor.”

Burdur Gölü İçin Eylem Planı Vurgusu

Konuşmasında Burdur’un “Göller Yöresi” kimliğine dikkat çeken Bilgihan, Burdur Gölü başta olmak üzere kentteki tüm göllerin ciddi bir baskı altında olduğunu söyledi. Tarım ve Orman Bakanlığı öncülüğünde geçtiğimiz aylarda açıklanan Burdur Gölü Eylem Planının önemli bir başlangıç olduğunu belirten Bilgihan, bu sürecin tek bir kurumun omuzlayabileceği bir çalışma olmadığını, topyekûn bir sorumluluk anlayışı gerektirdiğini ifade etti.

Gölhisar Gölü’nün de alarm verdiğini kaydeden Bilgihan, her sulak alanın kendi ekosistemi içinde ele alınması gerektiğini, küçük ya da büyük ölçekte mutlaka koruyucu ve iyileştirici adımlar atılmasının zorunlu olduğunu dile getirdi.

“Gençlere Büyük Görev Düşüyor”

Burdur’da su konusunun toplumun her kesiminde büyük bir hassasiyet oluşturduğunu belirten Vali Bilgihan, köy ziyaretlerinde dahi vatandaşların Burdur Gölü’nün geleceğiyle ilgili endişelerini dile getirdiğini aktardı. Bu duyarlılığın umut verici olduğunu ifade eden Bilgihan, özellikle gençlerin bu süreçte aktif rol almasının hayati öneme sahip olduğunu söyledi.

Konuşmasını Dünya Sulak Alanlar Günü’nü kutlayarak tamamlayan Bilgihan, mevcut sulak alanların korunmasının, yeni alanlar kazandırmanın ön koşulu olduğunu ve bu bilincin gelecek nesillere aktarılması gerektiğini vurguladı.

H.Nesibe Solak