UNESCO BAŞKAN VEKİLİ NİZAMETTİN KAZANCI: FARKINDALIĞIN OLMASI BURDUR GÖLÜ’NÜN DE KÖTÜ KULLANILDIĞI GERÇEĞİNİ DEĞİŞTİRMEZ
Burdur’da Dünya Sulak Alanlar Günü kapsamında, Ramsar Sulak Alanları odağında çalıştay düzenlendi. UNESCO Türkiye Milli Komisyonu, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ), Burdur Valiliği ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü iş birliğinde gerçekleştirilen etkinlik, 2 Şubat 2026 tarihinde MAKÜ İstiklal Yerleşkesi’nde bulunan Lavanta Tepesi Oteli’nde yapıldı.
Açılış konuşmaların ardından UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkan Vekili Prof. Doç. Nizamettin Kazancı tarafından Sulak Alanlar ve Doğa Korumada Uluslararası Yaklaşımlar konusu ile ilgili sunum gerçekleştirdi.
Sunum sonrası basın mensuplarına konuşan Kazancı, “Böylesine önemli bir etkinlikte il valisi, belediye başkanı, üniversite rektörü ve gençlerin bir araya gelerek doğa konularında hassasiyet göstermesi UNESCO’nun hedeflerinden biridir.” dedi.
UNESCO’nun Yaklaşımı: Farkındalık ve Katılım
Kazancı, UNESCO’nun 2010 sonrası yaklaşımlarını açıklayarak, “UNESCO doğrudan sulak alanlara yatırım yapmaz; esas hedefimiz, farkındalık yaratmak ve toplum, yerel yönetimler ile bireyleri bu konuda bilinçlendirmektir.” ifadelerini kullandı. Sulak alanların, ülkelerin öz varlığı ve kültürel mirası açısından hayati öneme sahip olduğunu belirten Kazancı, Burdur Gölü’nün korunmasının önemine değindi.
Vatandaşlara Sürdürülebilir Kullanım Çağrısı
Sulak alanların sürdürebilirliği için alınabilecek bireysel önlemlere de değinen Kazancı, şunları söyledi: “Vatandaşların alacağı önlem öncelikle birincisi farkındalık birincisi bu kaynakların sonsuz olmadığını bilmesidir. Bu kendiliğinden sınırlı kullanımı, kötü kullanımı ortadan kaldıracaktır. Kötü kullanımı, sınırsız kullanımı biz güncelimizden, gündemimizden çıkarmalıyız. Ancak ihtiyaç halinde kullanmalıyız. Bir bahçemizde bir kuyu varsa ikinci kuyu da yanına da açalım da efendim onun yanına bilmem daha biraz daha tarım alanı açalım. İhtiyaçlarımızı gidermek için daha kontrollü olmalıyız. Çünkü insan bencilliği şüphesiz sınırsız. O sınırsızlığa uygun doğal kaynak yoktur. Dolayısıyla kullanımımızı sınırlamak durumundayız. Bu aslında en büyük zenginleşmedir.”
Kuruyan Göllerin Sebepleri
Kazancı, göl çekilmelerinin sebeplerine de değinerek, iklim değişikliği ve yağış azlığı kadar, göl çevresinde açılan kuyular ve bazı tarım uygulamalarının da rol oynayabileceğini ifade etti. “Bunlarla alakalı Türkiye'de çok sayıda çalışma var. Maalesef ki bunlardan bir kısmı da tarım alanı açma ve buraları işte kötü kullanım için, niyetlerle yok ettiğimiz geçmişte de göllerimiz vardı. Bugün onların acısını çekiyoruz. Günümüzdeki göllerimiz inşallah o kötü niyetlere kurban olmaz.” dedi.
Burdur ve Göller Bölgesi’nin Önemi
Burdur’un göller bölgesinin ortasında yer almasının etkinlik için ideal bir seçim olduğunu belirten Kazancı, “Burdur’da farkındalığın olması Burdur Gölü’nün de kötü kullanıldığı gerçeğini de tabii gizlemez. Burdur Gölü'ne de dikkat etmemiz lazım. Suyunun ve kullanılmasına itina etmemiz lazım. Bu kaynaklar sonsuz değil. Hiçbir kaynak sonsuz değil. Dolayısıyla sürdürülebilir bir şekilde bunlardan yararlanma yoluna gideceğiz” diye konuştu.
H.Nesibe Solak
.jpg)
.jpeg)
.jpeg)








