Flaş Haber Yeni

HÜSEYİN YARDIM: “OKULLUK BİR KÜLFET DEĞİLDİR”

HÜSEYİN YARDIM:  “OKULLUK BİR KÜLFET DEĞİLDİR”

ÖZEL HABER

Burdur Yukarı Pazarda uzun yıllardır düğün okuluğu satışı yapan Yardımlar Ticaret Ltd. Şti. ortağı Hüseyin Yardım, düğün sezonu öncesinde Haberin Burdur’daki adresi  Çağdaş Burdur Gazetesi muhabiri Halil İbrahim Kara’ya konuştu. Kağıt ve dijital davetiyelerin geleneksel düğün kültürünü zayıflattığını savunan Yardım, düğün okuluğunun hem yardımlaşma geleneği hem de ekonomiye katkı sağlayan önemli bir unsur olduğunu söyledi.

Hüseyin Yardım röportajında şu ifadeleri kullandı:

“Öncelikle okuluğun amacının ne olduğundan bahsetmek istiyorum. Bizim firmamız 55 yıllık bir firma. Babadan kalma, babayla beraber devam ettiğimiz bir firma. Aile bireyleri olarak devam ediyoruz, bir aile şirketiyiz.

Önce okuluğun ne olduğundan bahsedeyim. Okuluk bizim atalarımızdan gelen bir yardımlaşma kültürüdür. Burdur ve civarında okuluk vermek demek düğüne davetiye vermek demektir.

Düğün sahibi gelir bizden havlu, basma, yazma ya da gömlek alır. Bunu davetiye yerine misafirlerine takdim eder. Misafirler de düğün günü gelir ve bunun karşılığı olarak düğün sahibine maddi katkıda bulunur.

Yalnız son zamanlarda şunu belirtmek istiyorum. Bazı işgüzarlar, bazı insanlar bu düğün okuluğu kültürünü yozlaştırmaya başladılar. Okuluğun bir külfet olduğunu, insanlara maliyet getirdiğini söylemeye başladılar. Ben buna katılmıyorum.

Bu bir sektördür, tekstil sektörünün lokomotifidir. Mesela bir havlu imalathanesini düşünün. Burada yüzlerce, binlerce insan çalışıyor ve bir istihdam sağlanıyor. Sadece havlu değil; boyahanesi, ipliği, jileti, çalışanları, nakliyesi… Bunların hepsi istihdam demektir ve Türkiye ekonomisine katkıdır. Okuluk bir külfet değildir.

Mesela 50 liraya alınan bir havluyu bana davetiye olarak getiren kişiye ben düğünde 200 lira da takarım, 500 lira da takarım. Böylece düğün sahibinin 300-500 lira kazancı olur. Bu da onun davulcusuna, yemekçisine ve düğündeki diğer masraflarına katkıdır. Düğün okuluğu asla bir külfet değildir.

Bir de kağıt davetiyeler var. Bakın bana gelmiş bir sürü davetiye var. Bunlar da milli servettir. Ağaçlarımıza yazık. Okunduktan sonra yırtılıp atılıyor. Ama verilen bir gömlek 10 yıl giyilir, bir havlu 5 yıl kullanılır, şalvarlık yıllarca değerlendirilir. Bunlar hem düğün sahibinden bir hatıra olur hem de düğün sahibine katkı sağlar.

Kağıt davetiyenin de dijital davetiyenin de hiçbir değeri yok. Şu anda milletimiz de kağıt davetiye verene sanki kendisine değer verilmemiş gibi bakıyor ve düğününe katılmayı pek düşünmüyor.

Eski gelenek ve göreneklerimizi devam ettirmek zorundayız. Bunlar insanların birbirine yaptığı güzel yardımlaşmalardır. Bu bakımdan özellikle bazı işgüzar insanların bunu bu şekilde empoze etmesini şiddetle kınıyorum.

Bizim işi yapan tüm arkadaşlarımızda her bütçeye uygun okuluk çeşitleri vardır. Mesela bugün bir yastık kılıfı 20 liradır. İnsan onu yıllarca kullanır. Güzel bir havlu 50 liradır ve 3-5 yıl rahatlıkla kullanılır.

Buna karşılık 25-30 liraya bastırılan kağıt davetiyeler kullanılıp çöpe atılıyor.

Bugün biz giyilebilir kaliteli bir gömleği 80-100 liraya satıyoruz. Her bütçeye uygun okuluğumuz var. 20 liradan başlayan ürünlerimiz bulunuyor. 15 liraya havlu var. 20, 30, 35, 40 ve 50 liralık havlularımız var. Gömleklerimiz var, şalvarlıklarımız var.

Bugün bir kişi 3 metre şalvarlık aldığında yaklaşık 150 lira ödüyor. O şalvarlığı verdiği zaman davete gelen kişi zaten en az 500 lira takıyor. Bu düğün sahibine yapılan bir yardımdır.

Asla bu geleneklerimizi yozlaştırmamamız, yaşatmamız gerekiyor. Ben bunu kendi işim açısından söylemiyorum. Bu ülkemiz açısından bir sektördür.

Burdur’da bu işi yapan 50-60 kişiyiz. Ama Türkiye genelinde bu sektör çok büyük bir yapıya sahiptir. Havlu üreticileri, iplik fabrikaları, boyahaneler, jilet üreticileri ve nakliyeciler bu sayede iş yapıyor. Eğer bu okuluk kültürü olmasa, havlu üreticisi binlerce düzine yerine çok daha az satış yapacak. Bu da üretimi ve istihdamı olumsuz etkileyecek.

Bu nedenle bazı işgüzarların bunu dikkate alması gerekiyor. Devletimize yük olmamak adına özel sektörü desteklememiz, istihdamı geriletecek faaliyetlerden kaçınmamız gerekiyor.”

HALİL İBRAHİM KARA