Flaş Haber Yeni

BURDUR'DA YKS TERCİHİ YAPACAKLAR DİKKAT! UZMANDAN HAYAT KURTARACAK UYARILAR

BURDUR'DA YKS TERCİHİ YAPACAKLAR DİKKAT! UZMANDAN HAYAT KURTARACAK UYARILAR

BURDUR'DA YKS TERCİHİ YAPACAKLAR DİKKAT! UZMANDAN HAYAT KURTARACAK UYARILAR

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının açıklanmasının ardından başlayan tercih süreci, milyonlarca aday ve aile için heyecan kadar kaygıyı da beraberinde getirdi. Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR) mezunu, uzun yıllardır LGS ve YKS gruplarında eğitim danışmanlığı ile öğrenci koçluğu yapan Hamide Uğur, tercih dönemine ilişkin merak edilen soruları Çağdaş Burdur Gazetesi muhabirine anlattı.

“BİR SINAV SONUCU BİR İNSANIN POTANSİYELİNİ GÖSTERMEZ”

YKS sonuçlarının beklediği gibi gelmemesi nedeniyle hayal kırıklığı yaşayan öğrencilerin öncelikle duygularını yaşamalarına izin vermesi gerektiğini söyleyen Hamide Uğur,” bu yıl birçok aday hedeflediği başarı sıralamasına ulaşamadı” Dedi.

Bunun nedenlerinden birinin sınavın ayırt edicilik düzeyinin artması olduğunu belirten Uğur, küçük hata paylarının başarı sıralamalarını beklenenden çok daha fazla etkilediğini söyledi. Sınav anındaki stres yönetimi ve zaman kullanımının da sonuçlar üzerinde belirleyici rol oynadığına dikkat çeken Uğur, “Beklentilerinin altında bir sonuçla karşılaşan bir öğrencinin hayal kırıklığı yaşaması son derece doğal. Ancak unutulmaması gereken en önemli nokta şu; bir sınav sonucu, bir insanın potansiyelini ya da yıllar boyunca verdiği emeği tek başına göstermez. Bazen doğru yapılan bir tercih, beklenenden çok daha başarılı bir eğitim ve kariyer yolculuğunun kapısını aralayabilir.” Dedi.

Öğrencilerin yaşadıkları sonucu doğru analiz ederek moral bozukluğuyla değil, bilinçli ve planlı bir şekilde tercih sürecini değerlendirmeleri gerektiğini ifade etti.

“TERCİHLER SADECE PUANA GÖRE YAPILMAMALI”

Tercih döneminde en sık karşılaşılan hataların başında öğrencilerin tercihlerini yalnızca puan ya da başarı sıralamasına göre şekillendirmesinin geldiğini belirten Uğur, sosyal medyada dolaşan yorumlarla hareket edilmesinin, aile baskısıyla karar verilmesinin ve üniversitelerin sunduğu akademik ile sosyal imkânların yeterince araştırılmamasının da önemli yanlışlar arasında yer aldığını söyledi.

Her yıl “Herkes bu bölümü tercih ediyor, ben de yazmalıyım.” diyen öğrencilerle karşılaştığını ifade eden Uğur, “Aynı başarı sıralamasına sahip iki öğrencinin ilgi alanları, yetenekleri ve kariyer hedefleri birbirinden tamamen farklı olabilir. Başkası için doğru olan bir tercih, sizin için doğru tercih olmayabilir.” İfadelerini kullandı.

Bazı mesleklerin değişen dünya ile birlikte daha fazla ilgi gördüğünü ancak bunun her öğrenci için doğru tercih anlamına gelmediğini belirten Uğur, ”tercih sürecinde öğrencinin ilgi alanı, yetenekleri, kişilik özellikleri ve uzun vadeli hedeflerinin mutlaka göz önünde bulundurulması gerekiyor.” Dedi

Aynı zamanda Tercih listesinin kulaktan dolma bilgilerle değil, kapsamlı araştırmalar ve alanında uzman rehber öğretmenlerin desteğiyle hazırlanması gerektiğini belirten Uğur, yanlış yönlendirmenin öğrencinin yalnızca üniversitede geçireceği dört yılı değil, mesleki geleceğini de etkileyebileceğini ifade etti.

“BAŞARI SIRALAMASI HER ZAMAN DAHA GÜVENİLİR”

Tercih döneminde puandan ziyade başarı sıralamasının dikkate alınması gerektiğini söyleyen Hamide Uğur, puanların her yıl sınavın zorluk derecesine göre değişebildiğini belirtti.

Başarı sıralamasının öğrencinin diğer adaylar arasındaki yerini gösterdiğini ifade eden Uğur, bu nedenle tercih yapılırken çok daha sağlıklı bir değerlendirme imkânı sunduğunu dile getirdi.

“MESLEK SEÇİMİ SADECE TUTKUYLA YA DA SADECE İŞ GARANTİSİYLE YAPILMAMALI”

Öğrencilerin ilgi alanları ile iş bulma kaygısı arasında doğru dengeyi kurmaları gerektiğini belirten Uğur, meslek seçiminde ne sadece tutkuyla ne de yalnızca iş garantisi düşüncesiyle hareket edilmesi gerektiğini söyledi.

İlgi ve yeteneklerin sektörün ihtiyaçlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Uğur, “İnsanlarla iletişim kurmayı seven bir öğrenciyi sadece maaşı yüksek diye tamamen sayısal beceri gerektiren bir alana yönlendirmek uzun vadede mutsuzluğa neden olabilir. İnsan sevdiği işi yaptığında kendini geliştirir, kendini geliştiren kişi de iş hayatında daha fazla fırsat yakalar. Önemli olan bu iki dengeyi doğru kurabilmektir.” Dedi.

“AİLELER KARAR VEREN DEĞİL, DESTEK OLAN TARAFTA OLMALI”

Tercih döneminde ailelerin çocukları adına karar veren değil, doğru karar verebilmeleri için destek olan kişiler olması gerektiğini vurgulayan Hamide Uğur, en sık yapılan ebeveyn hatasının kendi beklentilerini çocuklarının tercihleri üzerinde baskı unsuru hâline getirmeleri olduğunu söyledi.

Bazı velilerin hâlâ kendi dönemlerindeki meslekleri örnek göstererek çocuklarını yönlendirmeye çalıştığını belirten Uğur, “İş dünyası sürekli değişiyor. Bugünün meslekleriyle 20 yıl önceki mesleklerin koşulları aynı değil. Bu nedenle ailelerin çocuklarının ilgi alanlarını, kişilik özelliklerini ve hedeflerini dikkate almaları uzun vadede çok daha sağlıklı sonuçlar doğuracaktır.” ifadelerini kullandı.

“MEZUNA KALMA KARARI İYİ PLANLANMALI”

Mezuna kalmanın yalnızca istemekle alınacak bir karar olmadığını belirten Uğur, öğrencilerin eksiklerini doğru analiz etmeleri, çalışma disiplinlerini sürdürebileceklerine inanmaları ve psikolojik olarak bu sürece hazır olmaları gerektiğini söyledi.

Süreci doğru yöneterek hedeflerine ulaşan öğrencilerin bulunduğunu ancak yalnızca anlık hayal kırıklığıyla mezuna kalıp önceki yıl yaptığı hataları tekrarlayan öğrencilerin de olduğunu belirten Uğur, bu kararın bilinçli şekilde verilmesi gerektiğini ifade etti.

“POPÜLER MESLEKLER DÖNEMSEL OLARAK DEĞİŞEBİLİR”

Mesleklerin popülerliğinin dönemsel olarak değişebileceğine dikkat çeken Hamide Uğur, bir dönem hukuk, ardından psikoloji, bugün ise yapay zekâ ve yazılım alanlarının ön plana çıktığını söyledi.

“Popülerlik değişebilir; ancak kişinin yeteneği ve ilgisi değişmez.” diyen Uğur, öğrencilerin modaya göre değil, kendi ilgi alanlarına, yeteneklerine ve kişilik yapılarına uygun tercihler yapmaları gerektiğini vurguladı.

ÜNİVERSİTE SEÇERKEN SADECE ADINA ODAKLANMAK DOĞRU DEĞİL

Üniversite ve şehir seçiminde yalnızca üniversitenin adına odaklanmanın doğru olmadığını belirten Uğur, ”öğrencilerin tercih edecekleri bölümün uygulama ve staj imkânlarını, akademik kadrosunu, sektör iş birliklerini, mezunlarının kariyer olanaklarını ve üniversitenin sunduğu gelişim fırsatlarını mutlaka araştırılması gerekiyor. İfadelerini kullandı

Yaşanacak şehrin ulaşım, barınma, yaşam maliyetleri ile sosyal ve kültürel imkânlarının da değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Uğur, “Öğrenciler üniversite seçerken aslında sadece bir okul değil, önümüzdeki dört ya da beş yıl boyunca yaşayacakları bir hayatı da seçiyorlar.” dedi.

“HER ÖĞRENCİNİN BAŞARI SIRALAMASI VE HEDEFİ FARKLI”

Tercih listesi hazırlanırken tek bir doğru formül olmadığını söyleyen Hamide Uğur, ”her öğrencinin başarı sıralaması ve hedefi farklı.” Dedi

Genel olarak hedef tercihler, başarı sıralamasına yakın tercihler ve garanti tercihlerden oluşan dengeli bir listenin hazırlanmasını öneren Uğur, bu sayede öğrencilerin hem hayallerini zorlayabileceklerini hem de olası riskleri yönetebileceklerini ifade etti.

“MORAL BOZUKLUĞUYLA ACELE KARAR VERMEYİN”

Tercih döneminin belirsizliklerin ve kaygının yoğun yaşandığı bir süreç olduğunu söyleyen Uğur, bu yıl öğrencilerinden en sık duyduğu cümlenin “Ben bu sıralamayı beklemiyordum.” olduğunu belirtti.

Öğrencilerin moral bozukluğuyla acele karar vermemeleri gerektiğini vurgulayan Uğur, “Kimse kendini başkalarının başarılarıyla kıyaslamamalı. Her öğrencinin ilgi alanı, hedefi ve yaşam yolu farklıdır. İlk bakışta hayal kırıklığı gibi görünen bir sonuç, doğru planlama ve bilinçli tercihlerle çok güzel fırsatlara dönüşebilir.” dedi.

Öğrencilerin “Ya yanlış tercih yaparsam?” kaygısıyla hareket etmek yerine “Ben hangi alanda mutlu olurum, kendimi nerede geliştirebilirim?” sorularına odaklanmaları gerektiğini ifade etti.

“SOSYAL MEDYADAKİ HER BİLGİYE GÜVENMEYİN”

Tercih döneminin öğrencilerin hayatındaki en kritik süreçlerden biri olduğunu belirten Hamide Uğur, sosyal medyada yer alan her bilgiye ya da herkesin yaptığı yorumlara göre hareket edilmemesi gerektiğini söyledi.

Son yıllarda tercih danışmanlığına ilginin arttığını ancak bu alanda yeterli bilgi ve donanıma sahip olmadan yönlendirme yapan kişilerin de çoğaldığını ifade eden Uğur, “tercih sürecinin yalnızca sıralamaya bakıp bölüm yazmaktan ibaret değil.” Dedi

Tercihin; öğrencinin ilgi alanını, kişilik özelliklerini, akademik yeterliliğini, mesleki hedeflerini ve gelecekteki yaşam planını birlikte değerlendirmeyi gerektiren profesyonel bir süreç olduğunu vurgulayan Uğur,” adayların tercihlerini alanında eğitim almış ve bu konuda uzmanlaşmış rehber öğretmenler ile tercih danışmanları eşliğinde yapılması gerekiyor.” Dedi

“DOĞRU TERCİH, MUTLU OLACAĞINIZ BİR GELECEĞE ATILAN İLK ADIMDIR”

Son olarak öğrencilere ve ailelere seslenen Hamide Uğur, “Doğru tercih, sadece bir üniversite kazanmak değil; mutlu olacağınız bir geleceğe atılan ilk adımdır. Tüm adaylara gönüllerindeki bölümlere yerleşmelerini diliyor, ailelere de çocuklarının yanında olan, onları dinleyen ve destekleyen bir yol arkadaşı olmalarını tavsiye ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Özel Haber - Beyza Nur Akçay