Anadolu Gençlik Derneği  (AGD) Hindistan’da yaşanan zulümlere tepki gösterdi. “Zulme Dur de” çağrısında bulundu. Geçtiğimiz Pazartesi günü Saat 18.00’da Burdur Cumhuriyet Meydanı Cumhuriyet Parkı’nda basın açıklamasında bulunan AGD Burdur Şubesi Başkanı Gün; “Hint Müslümanlarının çektikleri çileleri kamuoyuyla paylaşmak ve Müslüman kardeşlerimizin derdiyle dertlenmek üzere toplandık.

Yıllarca İngiliz sömürgesine maruz kalan Hint coğrafyası, İngilizler çekilse de zulüm zihniyetini devam ettiren hatta şiddetini artıran yönetimler tarafından idare edilmiştir.

1947’de resmî olarak kurulan Hindistan, kurulduğu günden itibaren Müslümanlara azınlık muamelesi yapmış, temel hak ve hürriyetlerden mahrum etmiş ve şiddet olaylarını desteklemiştir” dedi.

Cansuyu, Burdur İHH, ÖĞDER, Saadet Partisi Burdur İl ve Merkez İlçe Başkanlarının da katıldığı ortak basın metnini okuyan AGD Burdur Şubesi Başkanı İbrahim Gün şunları kaydetti:  “Barışın, kardeşliğin, adaletin yegâne kaynağı İslam’dır ve insanlık ancak İslam ile huzur bulur. Müslümanlar kendi değerleri etrafında toplandığı ve adaleti şiar edindiği sürece; yaşadıkları her yere huzuru ve güveni getirmişlerdir. Fakat zalim yönetimler, putperest ve menfaatperest odaklar İslam’ı ve Müslümanları her zaman kendileri için bir tehdit olarak görmüşlerdir. Otoritelerinin sarsılmaması, menfaatlerinin yok olmaması ve köle düzenlerinin devamı için her yolu denemeyi mübah saymışlardır. Bugün nüfus bakımından dünyanın en büyük ülkelerinden olan Hindistan’ı ve Hint Müslümanlarının çektikleri çileleri kamuoyuyla paylaşmak ve Müslüman kardeşlerimizin derdiyle dertlenmek üzere toplandık. Yıllarca İngiliz sömürgesine maruz kalan Hint coğrafyası, İngilizler çekilse de zulüm zihniyetini devam ettiren hatta şiddetini artıran yönetimler tarafından idare edilmiştir. 1947’de resmî olarak kurulan Hindistan, kurulduğu günden itibaren Müslümanlara azınlık muamelesi yapmış, temel hak ve hürriyetlerden mahrum etmiş ve şiddet olaylarını desteklemiştir. Müslümanların ibadetlerine kısıtlamalar getirme, camilerimizi tahrip etme, çocuklarımızın İslami eğitimlerine engeller koyma, hanım kardeşlerimizin tesettürüne el uzatma, mallarını gasp etme, canlarına kast etmek gibi onları asimetrik psikolojik terörün tüm yönleri ile kıskaca almışlardır. Hindistan’da 200 milyon Müslüman yaşamaktadır. Dünyadaki pek çok ülke nüfusunun katbekat üzerinde olan bu sayıya, azınlık muamelesi yapmak, anayasal haklardan mahrum bırakmak, haklarını savunmalarına izin vermemek ancak zulmün bir göstergesidir. İslam düşmanlığını en çok teşvik edenler arasında Hindistan’ın olduğunu ve Müslümanları terör destekçisi gibi gösterme hadsizlikleri ayan beyan ortada iken hiçbir şey yokmuş gibi durmak insanlıktan çıkmak demektir. Hint zulmü sadece kendi topraklarını değil tüm Asya bölgesini kuşatır vaziyete gelmiştir. Arakan’da, Keşmir’de yaşanan soykırımların baş faili Hint yönetimi ve Hint rahipleridir. Faşist grupları destekleyen, Müslüman kanı dökmeleri için tüm ihtiyaçlarını gideren onlardır. Müslümanların yaşadığı sıkıntılar ortada iken İslam ülkelerinin tepkisizliğini, Müslümanların sessizliğini anlamak mümkün değildir. Hint rahipleri, aleni bir şekilde zulümleri teşvik ederken, İslam alimleri,  adaletin tesisini daha fazla gündemlerine almalıdırlar. Putperestlerin zalimlerin batıl davalarına gösterdikleri sadakati, Müslümanlar hak davalarında göstermedikçe, dünyada zulümler bitmeyecektir. Kendi değerlerini savunmayanlar, adaleti ayağa kaldırmayanlar, Müslümanların izzet ve şerefini göz ardı edenler,  İslam Birliği için çalışmayanlar, Yeni Bir Dünya idealine inanmayanlar elbet ahirette hesap vereceklerdir.

Çağrımız; İslam ülke liderlerinin derhal toplanmaları, ülke yöneticilerimizin bu işte öncü olmaları ve dünyada yaşanan zulümlere karşı beraber hareket etmeleridir. Hindistan’daki Müslümanların sıkıntılarının giderilmesi, Keşmir ve Arakandaki kardeşlerimizin özgürlüklerine ve insanca yaşama hakkına sahip olmaları için tüm gayret sarf edilmelidir.

   Aynı şekilde, medyamızın Hindistan’da yaşanan zulümleri tüm gerçekliği ile yansıtması, sivil toplum kuruluşlarının ülke yöneticilerine yapacakları her çağrı, sorumluluk alma ve safımızı gösterme açısından önemlidir. Rabbimizin KAHHAR ismine sığınıyoruz, Rabbim İslam’a ve Müslümanlara savaş açan tüm zalimleri kahreyle! Allah, bizleri her daim Hakkı üstün tutanlardan, cihada devam edenlerden ve kardeşlerinin derdi ile dertlenenlerden eylesin. Anadolu Gençlik Derneği olarak; İslam Birliği tesis edilmeden ve Yeni Bir Dünya kurulmadan, zulümlerin bitmeyeceğini bir defa daha ifade ediyor, İslam ülke yöneticilerini ve Müslümanları sorumluluklarını yerine getirmeye davet ediyoruz” Halil İbrahim Kara