Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği Genel Başkanı Kamil Özcan, “Bu koşulların devam etmesi veya ettirilmesi, pek çok üreticinin sadece üretimden çekilmesine değil, iflaslara ve varlık kaybına da neden olacaktır. Süt üreticilerinin yaşayacağı böyle bir sıkıntının ardından da Türkiye çok daha yüksek süt ve süt ürünleri fiyatlarıyla karşı karşıya kalacak, harcanan kaynağın büyük bir bölümü de ülke dışına aktarılacaktır” dedi.

Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği Genel Başkanı Kamil Özcan, süt fiyatlarının yem fiyatlarında yaşanan artış ile süt sığırı ve buzağı satışlarının yansıtılarak belirlenmesi ve her üç ayda bir pariteye göre güncellenmesi gerektiğini işaret etti. Süt ve yem paritesine uygun olmayan süt fiyatının, süt üreticisi ve yetiştiricileri darlığa sürüklediğini, süt ve süt ürünlerinin satış fiyatlarının yükselmesine sebep olacağına dikkat çeken Genel Başkan Kamil Özcan, “Ülkemizin 81 İlinde Damızlık Sığır Yetiştirici Birlikleri nezdinde soy kütüğü sistemine kayıtlı yaklaşık 120 bin süt üreticisini temsil etmektedir. Ülkemiz inek sütü üretiminin yaklaşık üçte ikisi, sanayiye giden sütün de hemen tamamı bu grupta yer alan işletmeler tarafından üretilmektedir.  Ülkemiz süt piyasasının oluşumunda; Kamu, Süt Sanayicileri, Araştırma Kurumları, Meslek Odaları ve Sivil Toplum Kuruluşları ile Üretici temsilcilerinden oluşturulan Ulusal Süt Konseyinin (USK) önemli bir rolü olduğu ileri sürülebilir. Çünkü Kamu ve Sanayici Süt fiyatına ilişkin taleplerde, hemen her zaman USK’nın önerdiği ya da belirlemeye çalıştığı fiyatın esas alındığını ileri sürmektedir.  Hal böyle olunca da, süt fiyatlarından USK sorumlu tutulmakta, yürürlükteki fiyat da, güya bütün grupların ortak belirlediği fiyat olarak açıklanmaktadır. Oysa USK’nın piyasa fiyatı olarak belirlediği, ama tavsiye fiyatı olarak ilan ettiği çiğ süt fiyatı, 2019 Kasımından bu güne, kısaca bir yıldan uzun bir süre, hiç değişmemiş/değiştirilmemiş, hep 2.30 TL/litre veya 2,23 TL/kg olarak tutulmuştur.  Söz konusu kurumun, yani USK’nin, 2019 yılı Aralık ayı için hesapladığı süt maliyeti 1,71 TL/, 2020 Eylül ayı için hesapladığı da 2,34 TL/’dir ama bu dönem içerisinde tavsiye edilen süt fiyatı hep 2.30 TL/Lt olmuştur. Üstelik bu dönem maliyet hesaplarına yem fiyatı artışları yeterince yansıtılmadığı gibi, süt sığırı sürülerinde, buzağı satışı vb kaynaklardan elde edilen, süt dışı gelirlerin azalması da dikkate alınmamıştır. Bu koşulların devam etmesi veya ettirilmesi, pek çok üreticinin sadece üretimden çekilmesine değil, iflaslara ve varlık kaybına da neden olacaktır. Süt üreticilerinin yaşayacağı böyle bir sıkıntının ardından da Türkiye çok daha yüksek süt ve süt ürünleri fiyatlarıyla karşı karşıya kalacak, harcanan kaynağın büyük bir bölümü de ülke dışına aktarılacaktır” açıklamasında bulundu.

TDSYMB, ÖNERİLERİNİ SIRALADI

Pandemi ve ekonomik sıkıntıların yaşandığı günlerde, süt üretiminin kesintisiz sürmesi için Başkan Kamil Özcan, 6 maddelik önerilerini sundu. Önerilerin başta yetkililer ve sektörün her kesimi tarafından samimiyetle değerlendirilmesi temennisinde bulunan Başkan Özcan şu önerileri sıraladı: “Yukarıda açıklanmaya çalışılan olumsuzlukların ortadan kaldırılması ve ülkemiz insanlarının ana besin kaynaklarından olan sütün üretiminin kesintisiz sürdürülebilmesi için; ülkemiz ve ülkemiz insanlarının yaşadığı pandemi ve ekonomik sıkıntı gibi koşullar da dikkate alınarak oluşturulan önerilerimiz aşağıda sıralanmıştır. Önerilerimizin başta yetkililer olmak üzere sektörün her kesiminde samimiyetle değerlendirileceği ve sorunların kısa sürede çözüleceği temel beklentimizdir.

1-Türkiye’de tavsiye fiyatı olarak ileri sürülen fiyat maliyetlerin çok altındadır. Kaldı ki birçok yörede, özellikle borç kıskacına giren üreticiler bu fiyatın çok altında süt satışına zorlanmaktadırlar.

2. Ülkemizde süt maliyetindeki artışın ana unsurları hem kaba yem hem de kesif yem fiyatlarının artışıdır. Öyle ki piyasada şu ya da bu isimle satılan bazı karma yemlerin fiyatı 1 litre süt fiyatından yaklaşık %20 daha fazladır. Süt üretiminin yoğun olduğu bölgelerimiz de dahil, ülkemizin hemen her yerinde standart süt yemlerinin fiyatı bile, süt fiyatından yaklaşık 10 kuruş fazladır. Bir başka ifadeyle 50 kg yeme (bir çuval)  120 TL ödeyen süt üreticisi, 50 kg süte karşılık ancak 110 TL, 50 litre süte karşılık da 115 TL alabilmektedir.

3-USK’nın Eylül-2020 için hesapladığı süt maliyeti her bölge için 2.34 TL’dir. Sürü büyüklüğü yanında, girdi teminindeki vade farkları ile faizlerdeki artışa ek olarak süt dışı gelirlerdeki düşme dikkate alındığında Aralık-2020 maliyetinin bu değerden yaklaşık %40 daha fazla olması (3.20-3.30 TL/) kaçınılmaz görünmektedir.

4-Şimdiye kadar yaşanan zararların karşılanabilmesi, üreticilerin hak etmekte oldukları refah düzeyine ulaşabilmeleri ve üretimin sürdürülebilmesi için, yukarıdaki bilgiler de dikkate alınarak; süt fiyatının yeniden ve doğru biçimde belirlenmesi başta olmak üzere, hem destekleme bedeli ve ödeme zamanın, hem kredi imkanlarının gözden geçirilmesi ve bu tedbirlerin bir an önce üreticiye olumlu olarak yansıması için gerekenlerin hızla yapılması beklentimiz ve temel dileğimizdir. 

5-Önerdiğimiz tedbirlerin alınması ve özellikle maliyet ve tavsiye fiyatının gerçekçi değerlerle her üç ay için hesaplanarak açıklanması süt üretimindeki birçok sorunu çözmeye katkı sağlayacaktır.

6-Süt üretimindeki fiyat belirsizliğini ve tartışmaları azaltmak, üreticilerin hiç olmazsa yakın geleceği kestirmelerine imkan sağlayarak üretimi sürekli ve karlı kılabilmek için süt tavsiye fiyatının her üç ayda bir belirlenmesi ve açıklamasına ilişkin yeni bir mevzuat oluşturulması ve burada öngörülecek yapılanmaya uyum sağlanması bir önceki önerimizin hayata geçirilmesini kolaylaştıracaktır.

Dün olduğu gibi gelecekte de üretimin gücüne ve üreticilerimizin ülkemiz insanlarının ihtiyacından çok daha fazlasını üretebileceğine inancımız tamdır. Saygılarımızla”.

Hayal Girişim