Burdur’un Bakırcı Ve Kalaycı Ustaları Hasan İmrak, Halit Özçelik,  Muharrem Eren ve Veli Sarı

Burdur Ateşli Sanatlar Çarşısı’nda 4 bakırcı ve kalaycı ustası yaklaşık yarım asırdır mesleğini icra ediyorlar. 1960-1970 yıllarda çırak olarak başladıkları bakırcı ve kalaycı mesleklerinde çırak bulamamaktan yakınan Burdurlu ustalar Hasan İmrak, Halit Özçelik,  Muharrem Eren, Veli Sarı, “Son çırak bizleriz” diyorlar.  Teknolojinin gelişmesi ile birlikte cam, plastik ve porselen ve benzeri maddelerden yapılan kap kacakların artması her il de olduğu gibi Burdur’da da bakırcı ve kalaycı esnafını olumsuz etkilemeye devam ediyor. Mesleğe olan ilginin de azaldığı gözlemleniyor.  Konuyu tekrar araştıran Çağdaş Burdur Gazetesi Muhabirimiz Halil İbrahim Kara, bugün itibari ile Burdur’da 4 kalaylı ve bakırcı ustası kaldığını belirledi. Kendileri ile özel röportajlarda bulundu. 1980 yılında Burdur’da 120-130 bakırcı esnafı bulunduğunu belirten Bakırcı ustası Hasan İmrak; “O yıllar Bağ*Kur’dan emekli olanların maaşlarından yüzde 15 yüzde 20 kesinti yapılıyordu. Bu yüzden mesleği bırakanlar oldu” iddiasında bulundu. Bugün ise hiçbir bakırcı-kalaycı esnafının emekli maaşından 1 tek kuruş dahi kesilmediğini sözlerine ekledi.

BAKIRCI HASAN İMRAK USTA BABA MESLEĞİNİ SÜRDÜRÜYOR

Burdur Ateşli Sanatlar Çarşısı’nda bakıcılık mesleğini icra eden Hasan İmrak (76), baba mesleğini halen icra ediyor. Mesleğe ilkokulu bitirdikten sonra  11 yaşında iken babası Ömer İmrak’ın yanında çırak  olarak başladığını belirtti. Babası Ömer İmrak’ı 1990 yılında kaybettikten sonra tek başına mesleğini sürdürdüğünü anlatan Hasan İmrak usta; “Yaklaşık yarım asırdır mesleğimi sürdürüyorum. Meslek hayatım boyunca 10’a yakın çırak yetiştirdim. Çıraklarından 9’u okuyarak çeşitli devlet dairelerinde memur oldular. Sadece 1 tanesi Halit Özçelik Burdur’da mesleğini sürdürüyor.  Çırak olmadığı için kendi işimizi kendimiz  yapıyoruz. Dövme el yapımı bakır ve çelik kazanları, gül imriği ve diğer bakır işlerini yapıyorum. İhracatçı firmalar aracılığı ile de yurt dışı da uzun yıllardır mal gönderiyoruz. Fakat şu günlerde Pandemiden dolayı alacağımızı vaktinde alamıyoruz” sözlerine yer verdi.

HASAN USTA’NIN SON ÇIRAĞI HALİT ÖZÇELİK USTA

Her ustanın kendisine göre müşterisi olduğunu belirten bakırcı-kalaycı ustası Halit Özçelik(63) ; “Mesleğe 1969 yılında başladım. Benim ustam bakırcı Hasan İmrak, Ustamın ustası babası Ömer İmrak. Şu an Burdur Ateşli Sanatlar Çarşısı’nda 4 usta kaldık.  Çırak olmadığı için kendi işimizi kendimiz yapıyoruz. Eşimize dostumuza söyledik ama mesleğe heveslenen olmadığı için çırak bulamıyoruz.  Böyle giderse sanırım mesleğimizin son çırakları da biz olacağız” açıklamasında bulundu.

 VELİ SARI USTA MESLEĞE 7 YAŞINDA BAŞLAMIŞ

Kalaycı ustası Veli Sarı (61),  Gazetemiz muhabirine verdiği röportajda, “Mesleğe ilkokul yaşlarında başladım. Okul yaz ve yarıyıl tatillerinde 7 yaşında iken 1967 yılında gelip-gidiyordum. İlkokulu bitirince çırak oldum, kalfa oldum. Sonra da usta oldum.  O gün bugündür mesleğimi icra ediyorum.  Arastada bakırcı ustalarımın yaptığı kazanların kalayını yapıyoruz. Bunun yanında halkımızın getirdiği kap kacakların kalayını da yapıyorum” diye konuştu.

MUHARREM EREN USTA, BURDUR VE ISPARTA’DA KALAYCILIK YAPIYIR

Çırak bulamamaktan yakınan Muharrem Eren(65); “Mesleğe 17 yaşında başladım. Askerden geldikten sonra Burdur’da 1976 yılında ilk dükkânımı açtım. Daha sonra ikinci dükkânımı 1980 yılında Isparta Atabey’de açtım. Ben Atabey’e geliş gidiş Isparta merkezindeki bakırcı ve kalaycı ustalarına  mal veriyordum. .Ispartalı kalaycı ustam Ali Bingöl hasta olunca Isparta merkezdeki dükkânını 1990 yılında bana devir etti. Allah rahmet eylesin kendisi 2 yıl sonra vefat etti.  Şu an kirasını mirasçılarına veriyorum. Kiracı olarak Isparta mesleğimi sürdürüyorum. Aynı zaman da Burdur Beleyesi ’ne ait Bakırcılar Çarşısındaki dükkânımda 25 yıldır mesleğimi sürdürüyorum. Her ile belirli günlerde gelip gidiyorum. Mesleğimi icra ediyorum. Bir çırağım vardı. Köylere getirip götürüyordum. Benden gençti fakat oda vefat etti. Allah rahmet eylesin. Başka da çırak gelmediği için yetiştiremedim. Hepimiz emekli olunca Allah bereket versin çok şükür idare ediyoruz.” Dedi.   Halil İbrahim Kara