BURDUR MAKÜ’DE KONUŞAN BİLİM KURULU ÜYESİ DOÇ. DR. KAYIPMAZ:

“RAMAZAN AYI İÇERİSİNDE DE BELİRLİ EK TEDBİRLERİN GELMESİNDE GÜNDEME GELECEK GİBİ GÖZÜKÜYOR”

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi tarafından 4.Uluslararası Sağlık Bilimleri ve Yaşam Kongresi’ne davetli olarak katılan  Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz, “Ramazan ayı içerisinde de belirli ek tedbirlerin gelmesinde gündeme gelecek gibi gözüküyor. Kamuda, özel sektörde uzaktan çalışma, bazı kapatma kararlarının alınması bunlarda dahil olarak düşünülebilir.” Dedi.

Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz konuşmasında şu ifadelere yer verdi. “Pandemi ile bundan sonraki mücadelemiz nasıl olmalı derseniz? Özelikle bu Ramazan ayı içerisinde bizim için kritik günler bizi bekliyor diyebiliriz. Günlük 54 bin vaka belirli bir süre sonra hastaya, hasta ağır hastaya, ağır hastada yaşamını kaybederken vefat sayılarına yansıma riski taşıyan bir durum. Her geçen gün de günlük vaka sayılarının arttığı göz önünde bulundurulursa sağlık kapasitemizin bununla baş edebilmesi lazım. Bununla baş edebilmek için de belirli tedbirlerin yaşantımızda olması lazım. Gördüğünüz gibi tedbirli biçimde yapıldıktan sonra  sayın hocamız çok güzel ifade ettiler. Tedbirli biçimde yapıldıktan sonra yaşamın bir çok alanında hayatı sürdürebiliriz. Bununla ilgili olarak  Bilim Kurulumuz 400 kusur sayfalık ‘Salgının yönetimi’ ve ‘Çalışma rehberini yayınladı.  Bu rehber 1 yıldır neredeyse yayında.  internetten erişilebilir durumda. Okullarda düzenin nasıl olması gerektiği, efendim oto yıkamalarda düzenin nasıl olması gerektiği, kafe, restoran, pastane tarzında işletmelerde ne şekilde salgın yönetimin sağlanabileceğine dair ip uçları bizim rehberlerimizde yer alıyor.  Bilim Kurulu ne yaptı? diniyor ya!Bilim Kurulu, tedavi rehberlerini hazırlıyor. Sahaya yardımcı olmak anlamında.  Yani bizim Ülkemizde Ankara’da uygulanan tedavinin Hakkari ilimizde, Şırnak ilimizde de Kars’ta da bütün illerimizde benzer şekilde uygulama imkanı sahadaki sağlık çalışanları arkadaşlarımıza veriyoruz. Biz şu anda insanlarımızın ilaçlarını özellikle antiviral ilaçları covid ilacını ücretsiz olarak temin ediyoruz. İnsanların evlerine kadar bırakıyoruz. Aşı. Mümkün olan en fazla dozda aşının gelmesi için aşının gelmesi için çaba devam ediyor. Ha üretici ülkelerden kaynaklanan sorunlar dolayısıyla istediğimiz doz gelmiş değil. Ama bundan sonrasında inşallah kalan dozda ülkemize gelir ise biz daha fazla aşılamayı yaparken, bir yanda alınacak tedbirler Ramazan Bayramında şu anda olduğumuzdan çok daha iyi bir konumda olabileceğimizi inanıyorum. Ama Ramazan ayı içerisinde de belirli ek tedbirlerin gelmesinde gündeme gelecek gibi gözüküyor. Kamuda, özel sektörde uzaktan çalışma, bazı kapatma kararlarının alınması bunlarda dahil olarak düşünülebilir.

“YERLİ ÜRETİM OLMAZSA OLMAZIMIZ”

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nde gerçekleşen kongrede yerli  aşı üretimine ve Anadolu’da bulunan Üniversitelere önemine parmak basan Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz, “Yerli üretim olmazsa olmazımız. Bugün aşılarda neden zorluk yaşıyoruz? Gerçi şu an yaptığımız aşı sayısı 18 milyona ulaştı. Ama dışa bağımlıyız. Şu anda bizim  üniversitelerimizde bizim insanlarımız tarafından geliştirilen aşıların ön plana çıkmasında üretilir hale gelmesi ile birlikte biz bu pandemi, Covid-19 belasından veya bundan sonrasında karşılaşacağımız diğer solunum yolu hastalıklarından kendi yerli aşılarımızla ancak kurtulabileceğiz” diye konuştu.

ANADOLU ÜNİVERSİTELERİ ÇOK ÖNEMLİ

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi gibi Anadolu Üniversitelerinin önemine değinen Dr. Afşin Emre Kayıpmaz, “Bu yerli aşıları düşük maliyetle ülkemizde üretebilirsek belki de yurt dışındaki bir çok ülkeye de derman olacak şekilde bunları da en uygun şekilde sağlayabileceğiz. Ondan dolayı Anadolu’daki üniversiteler çok önemli, Anadolu’daki üniversiteler her zaman için bu ülkenin dinanizmi. Özgür düşüncenin geliştiği yerler. Sanatın geliştiği yerler” sözlerine yer verdi.

Halil İbrahim Kara