Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi bünyesinde hizmet veren Girişimsel Pulmonoloji Ünitesi, başta akciğer kanseri olmak üzere çeşitli hastalıklar nedeniyle hava yolları tıkanan hastaları “bronkoskopik” yöntemle yaşama bağlıyor

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Hastanesi bünyesinde hizmet veren Girişimsel Pulmonoloji Ünitesi, başta akciğer kanseri olmak üzere çeşitli hastalıklar nedeniyle hava yolları tıkanan kişilerin kısa sürede rahat bir nefes almasını sağlıyor. Yaklaşık 8 yıl önce hizmete açılan ve farklı illerden hasta kabul eden merkezde, modern teknolojinin tüm imkanları kullanılarak girişimsel bronkoskopik işlemler uygulanıyor. Endobronşiyal ultrasonografi (EBUS), endobronşiyal tümör tedavisi, stent yerleştirilmesi, akciğerden biyopsi alınması, KOAH, valv ve balon tedavisi gibi işlemlerin uygulandığı merkez, her yıl çok sayıda hastanın sağlıklı nefes alabilmesi sağlanıyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Kemal Can Tertemiz ve Göğüs Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Volkan Karaçam’ın öncülüğünde çalışmalarını sürdüren merkezde, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sürecine rağmen hastaların sağlığına kavuşması için emek sarf ediliyor. Yılda yaklaşık 500 hastanın tedavi gördüğü ünitede 15 kişilik ekip görev yapıyor.

ZOR VAKALARA HIZLI MÜDAHALE

Doç. Dr. Kemal Can Tertemiz, AA muhabirine, akciğer kanseri hastalarının hava yolu tıkanıklığına bağlı olarak nefes almada zorluk ve ağızdan kan gelmesi gibi durumları yaşayabildiğini, bunun bronş veya nefes borusu içindeki tümörlerden kaynaklandığını söyledi. Bu tümörlerin temizlenmesi ve hasarlı dokuların tedavisinde bronkoskopik yöntemleri en iyi kullanan merkezlerden biri olduklarını kaydeden Tertemiz, yöntemin akciğerden parça alınması ve KOAH tedavisinde de sıklıkla uygulandığını ifade etti. Tertemiz, “Ameliyatsız biyopsi, hasta için oldukça konforlu çünkü işlem yapıldıktan yaklaşık 3-4 saat sonra eve gitme şansı var. Günlük yaşantısına aynı gün dönebilecek özellikte bir girişim. Bu nedenle normal cerrahi biyopsilere göre çok daha fazla avantajları mevcut.” dedi. Göğüs Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Volkan Karaçam da akciğer kanserli hastaların en sık ölüm sebeplerinden birinin boğulmalar olduğunu, bu hastaların hava yolu açıklığının sağlanmasının hayati öneme sahip olduğunu dile getirdi. Karaçam, “Türkiye’de bu anlamda iki bölümün aynı anda çalıştığı pek yer yok. Bu sayede zor vakalara hızlı müdahale edebiliyoruz. Girişimsel bronkoskopi sayesinde hastanın alacağı tedavilere daha güçlü bir şekilde hazırlanması sağlanıyor.” diye konuştu.

İŞLEMDEN YAKLAŞIK 2 SAAT SONRA RAHAT NEFES ALMAYA BAŞLADI

Van’da yaşayan ve akciğer kanseri nedeniyle tedaviye başlanması gereken ancak sağ akciğerinin tümörle tamamen kapalı olması ve tümör dokusunun nefes borusunu daraltması nedeniyle solunum sıkıntısı çeken 37 yaşındaki Suat Çartı da söz konusu merkeze ulaşan hastalardan biri. Bronş içerisindeki kanserin temizlenmesi için ameliyatsız olarak ağızdan girilerek tümörleri temizlenen Çartı, işlemden yaklaşık 2 saat sonra kendine gelerek yeniden rahat nefes almaya başladı.

AA