Flaş Haber Yeni

MAKÜ’DEN TÜRKİYE’DE BİR İLK: EMBRİYO ÜRETİMİYLE BUZAĞILARIN CİNSİYETİ BELİRLENİYOR, BURDUR’DA SATIŞ BAŞLAYACAK

MAKÜ’DEN TÜRKİYE’DE BİR İLK: EMBRİYO ÜRETİMİYLE BUZAĞILARIN CİNSİYETİ BELİRLENİYOR, BURDUR’DA SATIŞ BAŞLAYACAK

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nde geliştirilen embriyo üretim ve transfer teknolojisiyle yüksek verimli hayvanlar yetiştiriliyor, buzağıların cinsiyeti önceden belirlenebiliyor. Türkiye’de üniversite düzeyinde ilk kez gerçekleştirilecek embriyo satışı için ise geri sayım başladı.

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ), hayvancılık alanında çığır açan bir projeyi daha hayata geçirdi. Üniversite bünyesinde 2017 yılında kurulan embriyo üretim merkezi, hem resmi onaya sahip olması hem de üniversiteler arasında tek olmasıyla dikkat çekmeye devam ediyor.

MAKÜ Veteriner Fakültesi Doğum ve Jinekoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yunus Çetin, bugünlerde ise embriyo satışına hazırlandıklarının altını çizdi. Yaklaşık 6 yıldır üretimini yaptıkları embriyoları kendi çiftliklerinde hali hazırda kullandıklarına değinen Çetin, bir süredir ürettikleri embriyoları dondurduklarını ve yaklaşık 1, 2 ay içerisinde de bu embriyoların satışına başlamayı planladıklarını ifade etti.

BURDUR, TÜRKİYE’YE A KALİTE HAYVAN SAĞLAYACAK

Çağdaş Burdur’a konuşan Prof. Dr. Çetin; “Embriyo üretim merkezimiz, aynı zamanda Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan da onay almış resmi üretim yetkisine sahip bir üretim merkezidir. Aynı zamanda Türkiye'deki üniversiteler arasında tek merkezdir. Yani onaylı olarak faaliyet gösteren. Merkez kapsamında yaptığımız faaliyetler, bizim en önemli hedefimiz embriyo üretimi yapmak bu embriyolarda yüksek genetik kapasiteye sahip verim özellikle süt verimi alanında yüksek verim potansiyeline sahip hayvanlardan sığırlardan embriyo üretip bu embriyoları sahada yetiştiricilik yapan yetiştiricilere, çiftçilere temin etme çünkü yüksek kalitede hayvana en uygun maliyetli erişim yöntemi bu şekildedir. Dışarıdan çok hayvan ithal ediyoruz ama ithal ettiğimiz hayvanlar A kalite hayvanlar değil. Kimse en iyi hayvanını vermiyor. Oradan aldığınız onların istemediği, onların üretime değer görmediği hayvanlardır. Bu iş böyledir. Bu yöntemde en iyi kaliteye sahip olma şansınız oluyor.” dedi.

EMRİYO İLE SUNİ TOHUMLAMANIN FARKI NEDİR?

Embriyo transferinin avantajlarına ve suni tohumlamadan ayrıldığı noktaya değinen Çetin; “Embriyo transferinde genetik iki taraflıdır. Hem anne tarafında hem de baba tarafında çok iyi bir genetiğe sahip olur. Bunu da bir taşıyıcı hayvana naklettiğinizde o taşıyıcı hayvanın verim potansiyeli ne olursa olsun, doğurduğu yavru çok iyi bir yavru oluyor çünkü doğumu o yapsa da genetik olarak aslında annesiyle hiçbir alakası olmaz. Normalde suni tonlama uygulamalarında da genetiği ilerletmek için yıllarca çok kullanıldı suni tohumlama halen de kullanılıyor. Ama burada genetiğin yarısı babadan gelirken, yarısı da tohumlama yaptığınız anneden gelir. Eğer bu anne faktörü çok iyi değilse bunu ilerletmeniz çok zaman alır. Çünkü sığırlarda yani nesiller arası 3 yıldır yaklaşık. Yani bugün kullandığınız bir tohumun yavrusunun doğup da üretime girmesi 3 yıl sürer. Dolayısıyla jenerasyon 3 yıl, şimdi en az 3, 4 nesil almanız gerektiğinde 10 yılı aşan bir zamana ihtiyaç olur. Embriyo transferinde şu avantaj oluyor: Anne tarafında da çok iyi bir annenin genetiğini taşıdığı için o yavru doğduğunda istenilen A seviye kalitede bir yavru almış oluyorsunuz.” açıklamasında bulundu.

BURDUR’DA DOĞACAK BUZAĞILARIN CİNSİYETİ BELİRLENEBİLİYOR

Embriyo üretiminde dişi sperma kullanıldığında doğacak yavrunun cinsiyetinin de yüzde 90'ın üstünde garantilenmiş olduğunun altını çizen Çetin; “Biz embriyo üretimi yaparken hayvanlara normal suni tohumlama uygulamasındaki gibi tohum atıyoruz. Spermayla tohumlanıyor o spermayı eğer dişi sperma olarak kullanırsak ürettiğiniz embriyolar da yüzde 90'ın üzerinde oranda dişi oluyorlar. Yüzde 100 olmuyor ama yüzde 90'ın üzerinde dişi cinsiyet bu şekilde garanti edilmiş oluyor. Bu da bir avantaj getiriyor. Böylece cinsiyeti belirlenmiş bir materyalle dişi de garanti ediliyor.” dedi.

BURDUR’DA EMBRİYO SATIŞI NE ZAMAN BAŞLAYACAK?

Türkiye’de henüz embriyo konusunda sektör oluşmadığına ifade eden Çetin, “Türkiye'de bir sektör oluşmuş değil. Sperma çok kullanılıyor suni tohumlamada. Bunun bir sektörü var. Büyük bir oranda da dışa bağlıyız yani. Dışarıdan geliyor Amerika Birleşik Devletleri'nden, Kanada'dan, Avrupa'dan gelen spermaları kullanıyoruz.  Embriyo konusunda oturmuş bir sektör yok. Ne dışarıdan ithalat konusunda ne de içeride üretim konusunda. MAKÜ Çiftliği’nde biz 6, 7 yıldır embriyo üretip transfer ediyoruz. Ancak bu embriyoların satışı aşamasına daha yeni geliyoruz. Bu yıl yoğun bir şekilde üretim yapıyoruz. Bu ürettiğimiz embriyoları da sahaya satacağız inşallah. Türkiye’de üniversite olarak satış konusunda ilk olacağız. Bunlar Türkiye'de daha yeni yapılan şeyler. 1, 2 ay içinde embriyo satışına başlamayı planlıyoruz.” ifadelerini kullandı.

BURDUR’DA KİMLER EMBRİYO SATIN ALABİLECEK?

Burdur MAKÜ Çiftliği’nde üretimi yapılan embriyoları rastgele herkese satmayacaklarını belirten Çetin; “Satış; Vatandaşa olacak, yetiştiriciye olacak. Ama elimizde sınırlı sayıda embriyo olduğu için ve bu embriyolar yüksek verimli değerli materyaller olduğu için bunu herkese satamayacağız. Satacağımız yerler ya da kişiler konusunda çalışmalarımız devam ediyor. Ancak şunu söyleyebiliriz; çiftliğinde, ahırında hastalık olmadığına emin olduğumuz, verdiğimiz embriyonun doğum sonrasında sağlıklı koşullarda gelişip yeni nesiller üretebileceğine emin olduğumuz alanlara satışını yapmayı planlıyoruz. Çünkü bu, çok emek verilen değerli bir materyal. Kayıp riskini olabildiğince azaltmak isteriz.

BURDUR’DA ÜRETİLEN EMBRİYOLAR KAÇ LİRAYA SATILACAK?

Embriyoların fiyatlarının henüz belirlenmediğini ancak aşağı yukarı fiyat konusunda değerlendirmeleri olduğunu belirten Çetin; “Maliyetleri için de şunu söyleyebiliriz; çok iyi kalite bir dişi sperma yaklaşık 40, 50 dolardır. Embriyonun maliyeti de 100, 150 dolar arasında değişir. Olaya parasal tarafından bakarsanız böyle bir maliyet karşılaştırması var ama tabi maliyeti sadece böyle çıplak değerlendirmemek lazım elde ettiğiniz kazanım da çok önemli çünkü dedim ya burada çok değerli bir anne tarafından da bir genetik alıyorsunuz. Spermada bu yok. Spermada hep sizin elinizdeki anneyle üretim yapıyorsunuz. Ama burada elinizdeki anneden daha iyi bir şey kullanıyorsunuz değerli bir genetik materyal biliyorsunuz. Eğer elinizde iyi dişiler varsa dişi spermayla devam edebilirsiniz ama elinizde iyi bir dişi varlığı yoksa böyle bir sürünün genetik ilerlemesi sadece işte embriyo transferiyle olabilir.” dedi.

BURDUR’DAKİ EMBRİYO ÜRETİMİ TÜRKİYE’DE VERİMİ ARTIRACAK

Embriyo transferi ile hem verimi artırmayı hem de dolaylı olarak maliyetleri düşürmeyi hedeflediklerini ifade eden Çetin; “Böyle bir teknolojinin bölge ekonomisine en büyük katkısı verim artık şeklinde olacak. Ana verim kalemimiz sütte artış şeklinde olacak. Çünkü bir sürüde hiçbir zaman bütün hayvanlar aynı verimde olmaz. Hep en iyi bir grup vardır yaklaşık yüzde on civarında bir üst tepe verim grubu vardır bakın aynı ahırda dururlar aynı yemi yerler ama bir bakarsınız biri günde 60 litre verir bir bakarsınız biri günde 30 litre verir. Şimdi bu arada devasa bir farktır yani. Şimdi sizin bu 60 litrelerdeki hayvan sayınız eğer fazlalaşırsa sizin sürünüzün de üretim miktarı artacaktır yani.” açıklamasında bulundu.

BURDUR’DA EMBRİYO NASIL ÜRETİLİYOR?

Embriyo üretim sürecine yönelik detayları Çağdaş Burdur’la paylaşan Çetin; “Normalde bir hayvan bir sığır bir tane yumurtlar ama bizim yaptığımız bazı uygulamalarla bunun yumurtlama sayısını arttırıyoruz ki ondan daha çok el verim alabilelim. Böylece hayvan mesela 10 yumurtluyor. Bazen iyi olursa 14, 15 yumurtlama meydana geliyor. Biz bu yumurtaları döllüyoruz tohumlamayla. Sonra bunları anne rahminden daha bir haftalıkken alıyoruz. Yani yedi günlükken anne rahminden alıyoruz. Anne rahmini yıkayarak biz oradan alırız bu embriyoları. Bu embriyo üretim yöntemi indigo yöntemi.

Embriyo üretiminin diğer bir yöntemi var. Diğer bir yöntemde de yumurta toplarsınız yumurtalıklarında o topladığınız yumurtaları laboratuvarda döllersiniz buna laboratuvar dölleme deniyor işte halk arasında tüp bebek dedikleri yöntem insanlarda da kullanılan budur tüp bebek yöntemidir bu ikinci yöntemi biz şu anda çok fazla kullanmıyoruz yani yapabilir miyiz yapabiliriz ama şu anda o yönteme daha çok başvurmuyoruz.

İkisinin de kendine göre avantajları var, dezavantajları var. Burada ürettiğiniz embriyolar, bu klasik yöntemle ürettiğiniz embriyolar daha kaliteli oluyorlar mesela daha kolay dondurulabiliyorlar. Gebelik oranları daha yüksek oluyor. Diğer yöntemle üretim prosesi biraz daha zahmetli onun avantajı da birim zamanda daha çok embriyo üretebiliyorsunuz ama ürettiğiniz embriyoların kalitesi daha düşük oluyor. Dondurulabilirlikleri daha düşük oluyor. Mesela eğer burası çok büyük bir çiftlik olsaydı bin tane hayvanım olsaydı ürettiğim embriyoyu dondurma yapmadan direkt transfer edebilsem o zaman diğer yöntem de faydalı olabilir ama bizde dondurarak saklama çok çünkü ben bu ürettiğim embriyoyu ne yapacağım şu anda? Dondurmaktan başka çok şansım yok. Dondurulabilirlik esas olduğu için bize şu anda ilk yöntem daha mantıklı geliyor.

Ürettiğimiz embriyoları, azot tankı içerisinde -196 derecede aylarca yıllarca muhafaza edebiliyoruz. Kullanacağımız zaman çözdürüp ana rahmine transfer ediyoruz.” dedi.

MİNE KAYA