Kadıköy Belediyesi ve Uluslararası Sürdürülebilir Kentler Birliği (ICLEI) tarafından organize edilen ‘Kadıköy Uluslararası Sürdürülebilir Kentler Zirvesi’ düzenlendi.  Geçtiğimiz gün İstanbul’da gerçekleşen programda  Uluslararası Kadıköy Sürdürülebilir Kentler Zirvesi sonrası “Krizler çağında sürdürülebilir bir Kentsel Dünya için köprüler kurmak” sloganıyla birlikte “ICLEI Kadıköy Bildirgesi 2022” açıklandı.

Kadıköy Kozyatağı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, İzmit Belediye Başkanı Fatma Hürriyet,Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Denizli’nin Bozkurt İlçesi Belediye Başkanı Birsen Çelik, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı ve Uluslararası Sürdürülebilir Kentler Birliği (ICLEI) temsilcileri katıldı. ICLEI Avrupa Bölge Direktörü Wolfgang Teubner, ICLEI Dünya Sekretaryası Küresel Savunuculuk Direktörü Yunus Arıkan, Mannheim Belediye Başkanı Peter Kurz toplantıda yer alırken, ICLEI Birinci Başkan Yardımcısı ve İsveç Malmö Belediye Başkanı Katrin Jammeh, ICLEI Başkan Yardımcısı ve Finlandiya Turku Belediye Başkanı Minna Arve de çevrim içi olarak katıldı.

BAŞKAN ERCENGİZ ÖRNEK PROJELERİNİ ANLATTI

Programda konuşan Başkan Ercengiz “Burdur Batı Akdeniz Bölgesi’nde karasal iklimi olan Akdeniz Bölgesi’nde yer alan ama yaşam tarzını daha çok Egeye benzeten bir şehir. Geçmişi 7 bin yıllık bir şehir,  milattan önce 5-6 bin yıllara uzanan bir şehir. Doğal güzelliklerinin yanı sıra tarihi ören yerleri ile son dönemde özellikle de Salda Gölü’nün gündeme gelmesi ile birlikte Burdur’u çok sıkça duymaya başladığımız düşünüyorum. Tabii biz Burdur için 2014 yılında Belediye Başkanlığına başladıktan sonra belediyeciliği sadece kent hizmetleri üretmekten ibaret olmadığını kentin geçmişine ve geleceğine yönelik geçmişine bakıp geleceğine yönelik birtakım doğru adımların atılması gerektiğini inanarak ekibimizle birlikte birtakım çalışmalara imza attık. Sağlıklı Kentler Birliğinden de bahsetmek isterim Burdur’un yanı sıra da Sağlıklı Kentler Birliği Türkiye’de önemli bir hareket aslında sürdürülebilirlik anlamında birçok şey içinde kapsayan birlik. Burdur 2013 yılında bu birliği üye olmuş ve 2016 yılında önce encümen üyeliği,  ardından da birlik başkan yardımcılığı görevini sürdürerek  hem elimden geldiğince katkı sunmaya beraberinde de beraberinde de birliğin deneyim paylaşımlarıyla kendime katkı sunmaya çalışıyorum. Özellikle atık yönetimi her şehrin bence en hızlı şekilde çözümlemesi gereken en büyük sorunu. Bir taraftan enerjiye dönüştürdüğümüz bir taraftan da sağlık sorunlarının ortadan kaldırılması için bir an evvel attığın ortadan kaldırılmasının önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu noktada önemli bir bilgi paylaşımı neticesinde kentimizin çöp sorununu yani atık sorunu sadece kent merkezi olarak değil tüm ilin, ilçelerimizin ve köylerimize birlikte çözülmesi için önemli bir adım attık. Bu sistem şu anda çalışır vaziyette. Diğer taraftan birazdan belki Tunç başkanım da bahsedecek Türkiye’de önemli bir su sorunu var.  Sulak alanların hızla kaybedildiği yok olduğu ya da kirletildiği bir süreçte geçtiğimiz aylarda Tunç Başkanımın Başkanlığında tüm Büyükşehir ve İl Belediye Başkanları olarak önemli bir su çalıştayına imza attık.  Bu yönde deklarasyon yayınladık. Orada da suyun korunmasını ne kadar kıymetli olduğunu tüm Türkiye’ye tüm Dünya’ya  anlatmaya çalıştık. Orada Burdur Gölü’nün ve Salda Gölü’nün korunması ile ilgili deklarasyon metnimizde de önemli bir karar maddemiz vardı. Bununla ilgili de bir çalışma başlatmıştık. Burdur’un ‘Atık Su Arıtma Tesisi’nin yenilenmesi idi. Buda kentin sağlıklaştırılması, gölün korunması, endemik bitki ve hayvan türlerinin yaşamını sürdürebilmesi, göçmen kuşların sulak alanın hayatta kalabilmesi açısından çok önemliydi. Avrupa Yatırım Bankası’nın desteğiyle projemize başladık. İnşallah kısmet olursa buradan da herkesi davet etmek istiyorum . Mayıs ayı içerisinde sistem faaliyete geçecek eski sistemi kapatıp ileri biyolojik arıtma tesisi ile kentin atık su arıtmasını tamamen ‘İleri Biyolojik Arıtma’  ile arıtıp göle deşarj edeceğiz. Pandemi bize birçok şey öğretti. Aslında pandemi bir taraftan insanın hayatını kısıtlarken bir taraftan da dünyayı temizledi. Aslında Sağlıklı Kentler açısından önemli bir tecrübe edindik. Çünkü o sokağa çıkma yasağı hakları esnasında insanların gereksiz yere karbon emisyonunu arttırmış olmasının doğaya verdiği zararı gördük. Bunların azaltıldığını gördük. İnsanın tüketim toplumu olarak hızla büyüttüğü tüketiminin belki biraz aldığını gördük. Hatta bir rivayette doğruluğu ne kadar kanıtlandı bilmiyorum ama jet yakıtların azalması nedeniyle uçakların daha sefer yapması nedeniyle ozonun kendini ozondaki o incelen tabakanın kendini yenilediğini öğrendik. Çok da mutlu olduk fakat birçok şeyde kaybettik pandemi döneminde. Bu kayıplarımızı bir an evvel kazanabilmek için yerel yönetimler aksiyon aldı. Şunu da ifade etmek isterim sosyal demokrat belediyeler bu alanda çok hızlı hareket ettiler. Çünkü o süreçte henüz aşının bulunmadığı süreçte en önemli üç farklı dört faktör maskenin, hijyenin ve mesafenin ayarlanması ile ilgili önemli bir aksiyon aldı. Maskeye ulaşım konusunda yurttaşın günlük kullanabileceği kadar maske üretiminde atölyelerimizi çalıştırdık. Ardından yurttaşın hijyenini sağlayabileceği suyun belli oranda ücretsiz yurttaşa verilebilmesini sağladık. İşini kaybeden aşını kaybeden yurttaşın en başta sıcak yemek götürülmesi ve gıda sürdürülebilirliğini sağlayabilmesi için gıda kolisi yardımlarını programladık. Tüm bunları aslında yerel yönetimler üzerinden sağlık adına yaptık. Yurttaşın sağlıklı kalabilmesi adına yaptık. Örneğin HES  kodu uygulaması Türkiye’de başladıktan sonra açık pazar yerlerinde sosyal etkileşim alanlarında uygulamasını yerel yönetimler olarak bizler üstlendik.  Bunları çok hızlı hayata geçirdik. Sonuçta geldiğimiz noktada yerel yönetimlerin bu Pandemi sürecinde deneyin paylaşımının çok önemli olduğunu gördük. Sürdürülebilir kentlerin Sağlıklı Kentlerden aslında çok da bir farkı yok. Sağlıklı Kentlerin oluşabilmesi için biraz önce Fatma Başkanım söyledi finansman desteğinin sağlanması lazım.  Ancak üzülerek ifade edelim ki bugün bizlerin peşinden koştuğu finansmanların yüzlerce binlerce katını insanları savaşta harcıyor.  Bombalara, mermilere, uçaklara ve jetlere harcıyor. Keşke bunları harcanan paraların çok çok daha azlarıyla kentlerin sağlamlaştırılması, insan sağlığının korunması olası hiç ön göremediğimiz pandemi benzeri dünya yıkım etkilerini azaltmak için belli ölçüde bir takım önlemlerin alınması için bir yerlerde birikimin yapılmasının önemli olduğunu düşünüyorum. Zira pandemi sürecinde tüm belediyelerimizin yerel yönetimlerin bütün gücünü salgınla mücadeleye harcadığını çok iyi biliyorum. Birçoğumuz projelerimiz ertelemek zorunda kaldık.  Bizim felsefemizde “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” vardı .  Büyükşehir Belediye Başkanlarımıza ayrıca teşekkür  etmek istiyorum. Tarım konusunda verdikleri destekten ötürü biz güzel uygulamaları birlikte hayata geçiriyoruz.  Sağ olsun Ekrem Başkanımız, Kadıköy Belediye Başkanımız bizlerin kadınları desteklediğimiz, pandemi sürecinde özellikle evlerinde ürettiklerini satıp pazarlayabilmesi için, oluşturdukları pazarlar için de ayrıca belediye başkanlarımıza teşekkür ediyoruz. Ayrı bir teşekkürü de Tunç Başkanıma etmek isterim.  Tarımda önemli bir hamle yaptık Burdur’da içme suyunun korunması için içme suyu havzamızda yapılan tüm sulu tarımları bitirebilmek adına ata tohumunun toprakla buluşmasını sağladık” dedi. Haber Merkezi