TÜBİTAK, bilim, teknoloji ve yeniliğe yönelik destekleriyle kız çocuklarına da alan açarken, başarılı bilim insanları, geleceğin bilim kadınlarına rol model oluyor

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü dolayısıyla AA muhabirine yaptığı açıklamada, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ilgili kuruluşu olarak, Türkiye’nin bilim, teknoloji ve yenilikte küresel rekabet gücünü artırma çalışmalarına devam ettiklerini söyledi. Yerli ve milli projelere de öncülük ettiklerini dile getiren Mandal, “Söz konusu çalışmalarımızı sürdürürken, bilimsel mükemmeliyetin devamını sağlamaya dikkat ediyor ve Ar-Ge ve yenilik alanında kadın araştırmacılarımızı destekliyoruz.” diye konuştu. Mandal, 2019’un sonunda yayımladıkları “TÜBİTAK Süreçlerinde Kadın Araştırmacıların Katılımının Artırılmasına Yönelik Politika İlkeleri” kapsamında, Kurumda karar almaya yönelik oluşturulan yönetişim mekanizmalarında ve proje değerlendirmeyle izleme süreçlerinde kadın ve erkek araştırmacıların katılımında dengeyi gözettiklerini bildirdi.

“DESTEKLENEN KADIN ARAŞTIRMACI ORANI YÜKSELDİ”

TÜBİTAK’ın bilim insanlarına yönelik destek programları kapsamında desteklenenler arasında kadınların oranının geçen yıl yüzde 58 olduğuna dikkati çeken Mandal, “Son 5 yıllık süreçte desteklenen projelerde yer alan kadın araştırmacıların sayılarında yüzde 3,5 oranında artış gerçekleşti. TÜBİTAK ödülü kazanan bilim kadınlarımızın sayısında son yıllardaki artış da bizlere gurur veriyor.” ifadelerini kulandı. Mandal, “Stajyer Araştırmacı Burs Programı” kapsamında desteklenen 1500 lisans öğrencisinin 793’ünün kadın olmasının, kız çocuklarının bilim ve teknoloji alanındaki mesleklere yönelme isteğinin kanıtı olduğunu belirterek, “Daha fazla kız çocuğunu bilim ve teknolojiye yönlendirmek, onları teşvik etmek için desteklerimizi artırarak sürdüreceğiz.” dedi.

“ROL MODELLER ARTTI”

TÜBİTAK’ın düzenlediği çeşitli yarışmalara katılan bilim kadınları da kendi çalışmalarına ilişkin bilgi verdi, bu alana yönelmek isteyen kız çocuklarına tavsiyelerde bulundu. Koç Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Elif Nur Fırat Karalar, merak duygusunun kendisini bilime yönelttiğini ifade etti. Lise döneminde TÜBİTAK’ın biyoloji olimpiyatlarına dahil olunca hücreler üzerinde daha ayrıntılı bilgi edinmeye başladığını anlatan Karalar, “Öğrendikçe daha çok merak ettim. Merak ettiğim soruları sorup laboratuvarda deneyler yoluyla cevap bulmaya başladım.” diye konuştu.

Karalar, 2004’te üniversiteden mezun olduğunda moleküler biyoloji ve genetik konusunda farklı alanlarda uzmanlaşabilmek ve uluslararası arenada rekabetçi üniversitelerdeki araştırma kültürünü deneyimlemek için doktora ve doktora sonrası araştırmalarına ABD’de devam ettiğini anlattı.

Türkiye’de temel bilimler alanındaki açılım ve tersine beyin göçünü teşvik edici politikalarla ciddi bir potansiyel oluşturulduğunu söyleyen Karalar, “Yurt dışında kazandığım tecrübeyle Türkiye’de iyi bir araştırma grubu kurabileceğime inandığım için ülkeme döndüm. ABD’de aldığım eğitimi burada da uygulayabildiğimi gördüğüm bir noktadayım.” dedi. Karalar, bilimle uğraşmak isteyenlerin açık fikirli olması gerektiğini vurgulayarak şunları kaydetti: “Ön yargılardan dolayı kız çocukları bilime yönelmekten çekinebiliyor ama günümüzde rol modeller artmaya başladı. Çok sayıda başarılı kadın bilim insanının olması bu alana yönelmek için iyi bir motivasyon. Kız çocukları da rol modellerini doğru belirleyerek ön yargılara takılmadan kolaylıkla bilimde ilerleyebilir.”

“GELECEĞİN ANAHTARI ELİNİZDE”

Silikon Vadisi’ndeki Scale AI şirketinde yöneticilik yapan Melisa Tokmak, ilkokuldan itibaren derslerine çok önem verdiğini, derslerin yanı sıra sosyal sorumluluk projeleri ve sanatsal aktivitelerle uğraştığını söyledi. İlkokulda termal sularla, lisede de optik fizikle ilgili hazırladığı TÜBİTAK projeleriyle Türkiye birinciliği elde ettiğini dile getiren Tokmak, bu projelerle uğraştığı dönemlerde çok şey öğrendiğini ifade etti. Tokmak, lisedeyken yabancı dilini geliştirmek için yurt dışında yaz okullarına başvurduğunu ve Stanford Üniversitesinin yaz kampına burslu kabul edildiğini belirterek, “E-posta ile ulaştığım iş insanlarından biri bilet ve vize gibi masrafları üstlendi. Burada robotik ve havacılık kurslarına gittim ve İngilizcemi geliştirdim.” dedi. ABD’deki birçok iyi üniversite tarafından kabul edildiğini söyleyen Tokmak, şu ifadeleri kullandı: “Stanford Üniversitesine burslu girdim. Burada çok güzel bir yaşamım geçti. Bilgisayar bilimleri dersi aldım. Çok ilgimi çeken bir alan oldu. Mezun olunca da Facebook’ta işe başladım. Şu anda da Silikon Vadisi’nde yapay zeka ve makine öğreniminin dünyada kullanımının artması için altyapı geliştiren bir şirkette çalışıyorum. İleride Türkiye’de de bir şeyler yapmak isterim.”

Tokmak, öğrencilik döneminde müfredat dışı çalışmalarının kariyerinde çok etkili olduğuna dikkati çekerek, bunun kendisine aynı zamanda geniş bir çevre sağladığını kaydetti.

Gençlere ve özellikle kız çocuklarına kendilerine güvenmeleri tavsiyesinde bulunan Tokmak, “Geleceğin anahtarı elinizde. Motivasyonunuzu kaybetmediğiniz ve çalıştığınız sürece kimse sizi tutamaz. Hayatta kolay ya da kısa yol yok, başarı için bütün emeğinizi koymanız gerekiyor. Bunun yolu da çok çalışmaktan geçiyor. Başarısızlıkların sizi umutsuzluğa düşürmesine izin vermeyin, denemeyi bırakmayın.” dedi.

“KENDİNİZDEN ŞÜPHE ETMEYİN”

ABD’deki MIT Üniversitesinde öğrenim gören Ceylan Ceylan da lisedeyken TÜBİTAK kimya olimpiyatlarına katıldığını, Uluslararası Kimya Olimpiyatları’nda da 2 altın madalya kazandığını söyledi.

Öğretmenlerinin yönlendirmesiyle olimpiyatlara katıldığını ve başarılı olunca bu alanda devam ettiğini anlatan Ceylan, “Kız veya erkek fark etmiyor. Çalışan, merak duyan herkes başarılı olabilir.” değerlendirmesinde bulundu. Bilime yönelmek isteyenlerin kendilerinden hiçbir zaman şüphe duymamaları gerektiğine işaret eden Ceylan, “İlgili olduğu bir alanda gerektiği kadar çalışmak başarı için çok önemli. İstediği ve sevdiği bir bölümde çalışan biri her şeyi başarabilir.” diye konuştu.

AA