(6 – 12 MART 1930)

Tarihçi Araştırmacı Yazar Osman Koçıbay’ın yazılarından derlenen bilgilere göre; “Gazi Mustafa Kemal Atatürk, yapmış olduğu yurt gezilerinde 52 ili ziyaret etmiştir (1). Bu illerin çoğuna birçok kez gitmiştir. Bu gezilerin tümünü ele almak ve amaçlarını ortaya koymak çok büyük çalışmayı gerektirmektedir. Hazırlanan il yıllıklarında bile bu gezilerin amaçları tam olarak ortaya konulamamıştır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ilk yıllardan itibaren çıkmış olduğu yurt gezilerinde, öncelikle iç ve dış tehditler karşısında Türk Milleti’nin birlik ve beraberlik içinde yaşaması için çalışmıştır. Balkan Harpleri, Birinci Dünya Harbi ve İstiklal Harbi’ni üst üste yaşayan Türk Milleti’nin, ülkemiz üzerinde oynanan oyunların farkına vararak, milli değerlerimiz etrafında birleşerek güçlü bir Türkiye’nin inşası için çok çalışması gerekmekteydi. Bunu iyi bilen Gazi Mustafa Kemal, her gittiği yer ve yörelerde birlik ve beraberlik yönünde mesajlar vermiştir. Türk Milleti’ni bu yönde aydınlatmaya çalışmıştır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Tek Bayrak, Tek Millet, Tek Vatan, Tek Devlet” ülküsü etrafında birleşme çağrısı, Türk Milleti üzerinde büyük ölçüde etkili olmuş ve millet bilincini kuvvetlendirmiştir. Böylece Gazi Mustafa Kemal; bayrak, millet, vatan ve devlet sevgisini birleştirmiştir. Her şeyi ve her başarıyı birlik ve beraberlikte görmüştür. Bütün onuşmalarında bunu özellikle vurgulayarak kamuoyu oluşturmaya çalışmıştır. Bunda da büyük ölçüde başarılı olmuştur.

Atatürk’ün 52 ili ziyaret ettiği yurt gezilerinde uğradığı yerler arasında Batı Akdeniz’in üç ili olan Isparta, Burdur ve Antalya da vardır. Daha önce kendisini ziyarete gelen Antalya, Burdur ve Isparta heyetlerine, şehirlerine geleceğine dair söz vermişti. İzmir’de bulunduğu günlerde, bu üç şehrin heyetleri davet üstüne davet yapıyorlardı. İzmir’den Isparta – Burdur yoluyla Antalya’ya gitmeye karar verdi. Biz de bu çalışmamızda Mustafa Kemal Atatürk’ün 6 – 12 Mart 1930 tarihlerinde gerçekleştirdiği Batı Akdeniz gezisini ele aldık.

1. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Isparta’yı Ziyareti

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, İzmir’den trenle yola çıkarak, 5 Mart 1930

Çarşamba günü yanında Prof. Dr. Afet İnan, İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, Ordu Müfettişi

Fahreddin Altay, Emniyet Genel Müdürü Şükrü Sökmensüer, Prof. Dr. İsmail Hakkı

Uzunçarşılı ve yaverleri olduğu halde önce Denizli’ye, 6 Mart 1930 gecesi de Eğirdir’e

Ulaşmıştır. Burada Isparta Valisi Ekrem Bey, Isparta Milletvekilleri Hafız İbrahim

Demiralay ve Belediye Başkanı Mustafa Hilmi ÇakmakçI ile görüşmüştür. Gazi

Mustafa Kemal, Eğirdir Gölü’nü ve Can Ada’yı çok beğenmiştir. Atatürk, 6 Mart 1930 günü Kuleönü’den Isparta’ya yolculuk yapmış ve saat 11.30 sıralarında Isparta’ya gelmiştir. Burada büyük ve coşkulu bir şekilde karşılanmıştır. Bugünkü Atatürk Bulvarı üzerinden yürüyerek doğruca Tümen Komutanlığı’na gelen Atatürk, buradan Valiliği ziyaret etmiş, çeşitli heyetleri kabul etmiş ve dertlerini dinlemiştir. Sonrasında Isparta Orduevi’nde öğle yemeği yiyen Atatürk, saat 13.00 dolaylarında Burdur’a gitmek üzere Isparta’dan ayrılmıştır

2. Mustafa Kemal Atatürk’ün Burdur Ziyareti

6 Mart 1930 Perşembe günü öğleden sonra Burdur Valisi İbrahim Hazım Bey aşkanlığındaki bir heyet tarafından Baladız (Gümüşgün)’da karşılandılar. Atatürk’e eşlik edenler arasında Prof. Afet İnan, Dâhiliye Nazırı Şükrü (Kaya) Bey, Ordu Müfettişi Fahrettin (Altay) Paşa ile Burdur, Isparta ve Antalya Milletvekilleri bulunuyordu. Şehrin girişinde bulunan Çatalpınar’da öğretmen ve öğrenciler ile kalabalık bir halk tarafından karşılanmıştır. Gazi, otomobilinden inerek kendisini karşılamaya gelenlerin ellerini tek tek sıkmıştır.

Mehmet GÜL’ün Hatırası

Mustafa Kemal ATATÜRK’ün Burdur’a gelişini 2004 – 2014 yılları arasında Burdur Belediye Başkanlığı yapan Sebahattin AKKAYA’ya anlatan Mehmet Gül; “Büyük Önder’in 6 Mart 1930 günü yüksek rütbeli subaylarla birlikte Çatalpınar mevkisine geldiğini, kendisinin de karşılayanlar arasında olduğunu” dile getirmiştir.

Gazi’yi Burdur’da Karşılamak İçin Bekleyenler 4 (Mesut MADAN Arşivi)

Atatürk’ü karşılamak için arkadaşı Mehmet Azizoğlu ile Çatalpınar’a gittiklerini ifade eden Mehmet Gül, unutamadığı o günü duygulu sözlerle şöyle anlattı: ”Hava ne soğuk, ne sıcaktı… Yanında büyük kumandanlar vardı. Kumandanların elleri, silahlarının tetiğindeydi. Atatürk, yoğun ilgiden terlemişti. O sırada, bize ‘Sıcak değil mi çocuklar’ diye sordu. ‘Sıcak paşam’ diye cevap verdik. Elinde bastonu, başında fötr şapkası vardı. Etrafında güvenliği jandarma sağlıyordu. Atatürk’ü Antalya’dan dönüşünde de gördük. Onu görmek, ömrümün en güzel anlarından biridir. Bir anını bile unutamam. Şimdi Atatürk’ün fotoğraflarını görüyorum. Bazıları gerçekten ona benziyor, bazı fotoğrafları ise tam onu anlatmıyor.”

Cumhuriyet Gazetesi’nin 11 Mart 1930 tarih ve 2099. sayısında, Gazi’nin Burdur’a

gelişi ile ilgili haber şu şekilde yer almıştır: “06.03.1930 Perşembe günü Gazi Hazretleri’nin teşrifleri işitilince, bütün halk şose yolu üzerine dökülmüştü. Saat 13.15’te Reis-i Cumhurumuz otomobille teşrif ettiler. Bütün memleket çoşkun bir sevinç içinde Münciyi selamlıyor, alkışlıyordu. Gazi Hazretleri mültefitane otomobilden inerek, müstakbilinin ellerini sıkarak kendilerine teşekkür ettiler. Halk «Bir gece de biz de kalmayacak mısınız Gazi Babamız?» diye bağırarak halâskârı alkışlıyordu. Gazimiz Antalya’dan avdette Burdur’da kalacaklarını vaat ederek otomobillerine bindiler ve tezahürat arasında Antalya’ya hareket buyurdular.

YÜCE ATA BURDUR’DA

BÜYÜK MİLLÎ ŞEF

Aziz, Yüce ATATÜRK 9 Mart 1930 yılında Antalya’ya geçerken Burdur’u şereflendirdi. O gün Çatal Çeşme mevkiinde büyük sevgi ile karşılanmış, Antalya’ya geçmişler, dönüşlerinde bir gün Burdur’da istirâhat buyurmuşlardır. Beraberlerinde Profesör Afet İnan’la, Burdur  illetvekilleri ve sevdikleri vardı. Tren olmadığından otomobille teşrif etmişlerdir. Büyük Ata Burdurlu Milletvekili Mustafa Şeref’le.

Rıza Erdem’in El Yazısı Notlarında Atatürk’ün Burdur’a Gelişi

Geceyi Burdur’da geçirmesi için ısrar edilmişse de, Antalya’da beklendiğini, dönüşte

Burdur’a tekrar geleceğini söylemiştir.

3. Mustafa Kemal Atatürk’ün Antalya Ziyareti

Gazi Mustafa Kemal, 6 Mart 1930 günü öğleden sonra saat 16.00’da Antalya’ya geldi. Antalya’da sokaklar aydınlatılmış, temizlenmiş, birçok yere zafer taçları kurulmuştu. Kepez’den şehre kadar halk, yolun iki yanını doldurmuştu. Mustafa Kemal Atatürk’ü taşıyan otomobil durduğunda “Hoş geldin. Sefalar getirdin. Yaşa, var ol Gazi!” sesleri kapladı. Antalyalılar, O’nu yakından görmenin sevincini, heyecanını yaşıyordu. Yeni Kapı’da Valiliğe ait iki katlı köşk Ata’nın ikametine ayrılmış ve halk, köşkü elbirliği ile baştanbaşa sade ama temiz eşyalarla donatılmıştı.

Atatürk’ün Antalya’da Tophane Meydanı’nda Törenle Karşılanışı

Karşılama töreni bittiğinde köşke geçildi. Köşkün önünde biriken halkın bitmeyen sevgi gösterileri nedeniyle, Atatürk balkona çıkarak halkı bir kez daha selamladı. Akşam onuruna verilen akşam yemeği sırasında Türk Ocağı’nın düzenlediği gösterileri izledi. 07 Mart 1930 Cuma günü tüm ilçe ve köylerden Gazi’yi görmek, saygılarını sunmak için gelen heyetler köşkün etrafını doldurmuştu. Köşkü balkonundan Antalyalılara kısa bir konuşma yaptı. Akşamüzeri şehirde otomobil ile bir gezinti yapıldı ve Tophane yolu ile buz fabrikası ve Türk Ocağı’na gitti. Ocak kütüphanesi, sinema ve diğer salonları gezerek, ocak reisinden durumları ile ilgili bilgiler aldı.

Akşam Gazetesi, 9 Mart 1930

08 Mart Cumartesi günü Arap suyunda pirinç ziraatı yapılan Mursi çiftliğine gidildi. O tarihte henüz Konyaaltı’nda yol olmadığı için buraya Rüstemiye gemisi ile gidilmişti. Gazi’nin yanında, Dâhiliye Vekili Şükrü Kaya, Ordu Müfettişi Fahrettin Paşa, Vali Faiz Bey ve mebuslar bulunuyordu. Burada öğle yemeği yenildi. Ardından Gazi ve yanındakiler vapur ile Antalya sahillerini gezdi ve özellikle büyük şelaleyi gördüler. Daha sonra karadan bugünkü Lara yolu üzerinde Rumkuş mevkiine gidildi. Atatürk oradan denizi, karşı sahilleri, karla örtülü Beydağları’nı uzun uzun seyretti ve “Hiç şüphesiz ki Antalya dünyanın en güzel yeridir.” demekten kendini alamadı. Bulunduğu yerin adını yanındakilere sorduğunda “Rumkuş” olduğunu öğrenince Türk topraklarında Türkçe adın olması gerektiğini söyleyerek adının “Erenkuş” olarak değiştirilmesini istedi. 09 Mart Pazar günü öğleye doğru tarihe ve eski eserlere son derece önem veren Atatürk Serik, Büyükbelkıs Köyü’ndeki Aspendos Antik Tiyatrosunu görmeye gitti.

Akşam Gazetesi, 11 Mart 1930

Serik ve Belkıs’ta toplanan halkın sevgi gösterileri arasında Aspendos’a ulaşıldı. Tiyatronun önüne Yörük çadırı kurulmuş, her taraf bayraklarla donatılmıştı. Tiyatro, Antalya Müzesi Müdürü Süleyman Fikri Bey’in rehberliğinde gezildi. Atatürk tiyatronun dünyadaki benzerleriyle karşılaştırmasını yaparken Sanat Tarihi ve Arkeoloji alanında sahip olduğu engin bilgilerini ortaya koyuyordu. Aspendos Tiyatrosu’nun derhal onarılarak ziyarete açılması için direktifler verdi.

Dönüşte yol üzerinde bulunan Osman Ağa’nın narenciye bahçesini gezdi, çalışmaları yakından izledi ve bu çalışmalar Gazi tarafından takdirle karşılandı. Akşam Yeni Kapı’da halk Mustafa Kemal’in onuruna oyunlar oynadı, türküler söyledi. 10 Mart Pazartesi gününü Gazi, köşkte, Antalya Müzesi’nden getirilen birkaç el yazması tarih kitabını ve Kuran-ı Kerim’i incelemekle geçirdi. 11 Mart Salı günü ATATÜRK deniz yoluyla devam edeceği yurt gezisine, program değişikliği nedeniyle son vererek, Burdur üzerinden kara yoluyla dönüş hazırlığına başlanıldı ve 12 Mart Çarşamba günü Gazi yanındaki heyetle birlikte saat 10.15’te (6) Ankara’ya uğurlandı. Yapılan uğurlama töreninde Atatürk, Antalya’ya tekrar geleceğine söz verdi.

4. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün 12 Mart 1930 Tarihindeki Burdur

Ziyareti

12 Mart 1930 Çarşamba günü Antalya dönüşünde saat 12.15 de Burdur’a gelmiş, halkın coşku ve sevgi dolu gösterileri ile karşılanmıştır. Öğle yemeğinden sonra Valilik ve Belediye’yi ziyaret etmiştir. Burdurluların dileklerinin başında demiryolu şebekesine bağlanma geliyordu. Burdur’da Gazi Mustafa Kemal’e Burdur’un tanınmış ailelerinin hazırlamış oldukları

yemekler ikram edilmiştir. Yemek esnasında kendilerine Fahri (Kayaalp) Bey, Haydar (Kuzucu) Bey ve Emin (Kutsal) Bey hizmet etmişlerdir. Zamanın Özel İdare Binasında ağırlanan Mustafa Kemal, yemeğin sonunda ikram edilen muhallebiyi çok beğenmiş ve takdirlerini belirttikten sonra, Fahri Bey’e: -“Bu nedir?” diye sormuşlardır. Fahri Bey: -“Bağdat muhallebisi Paşam” diye cevap verince Atatürk sinirlenmiş ve yüksek sesle; -“Hayır. Ben Bağdat’ta üç yıl kaldım, böyle bir muhallebi yemedim. Burdur muhallebisine nasıl Bağdat muhallebisi dersiniz?” demiştir.

Mustafa Kemal Atatürk, kendisinin kalması için Burdurlular tarafından yaptırılan köşkün okula çevrilmesini istemiştir. Bunun üzerine köşk, okula dönüştürülmüş ve okula “Gazi Okulu” ismi verilmiştir. Gazi, aynı gün Ankara’ya gitmek üzere Burdur’dan ayrılmıştır.

Burdur Belediye Meclisi’nin 6 Ekim 1972 Cuma günü saat 14.00’de Belediye Başkanı Dr. Zeynel Abidin Tonguç’un başkanlığında azadan Kamil Suna, Osman Çelik, Osman Demir, Şükrü Kayış, Hüseyin Ekici, Kemal Taraşlı, Necip Kaya, Sabri Civelek, Ali Arslan, A. Rıza Uçar, Ali Kartal, Rıza Nalbant, Metin Çoksez, Lütfü Karagöz, Hüsnü Düdük, Fethi Gülcü, Alaaddin Özaltın ve Metin Çöllü’nün çokluğu ile toplanmıştır. Belediye Meclisince alınan 67 no.lu kararda Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Burdur’a geldiği ilk günün “Şeref Günü” olarak kutlanması kabul edilmiştir. 67 No.lu Karar: “Gündemin 3’ncü maddesine geçildi. Bu madde Ulu Önder Atatürk’ün Burdur’a ilk geldiği günün şeref günü olarak kutlanmasının müzakeresi olup bu hususta Başkanlığın 21/9/1972 tarih ve 667 sayılı yazıları ve ekleri okundu. Bu yazıda Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Atatürk’ün Burdura ilk şeref verdikleri gün 6/3/1930 tarihi olduğu Cumhurbaşkanlığı arşivinden alınan yazıdan anlaşılmakla, yapılan

müzakeresinde bu sebeple her yıl Altı Martın Burdur’un mesut günlerinden biri olarak

kutlanması ittifakla kabul ve karar altına alınmıştır.”

SONNOTLAR

(1) Mehmet ÖNDER, Atatürk’ün Yurt Gezileri, İş Bankası yayını, Ankara 1998, s XI

(2) Bu bölümdeki bilgi ve fotoğraflar http://www.isparta.gov.tr/ataturk-ve-isparta

internet adresinden alınmıştır.

(3) Mehmet Önder, a.g.e, s.90

(4) Star Gazetesi, 7 Mart 2010

(5) Cumhuriyet Gazetesi, 11 Mart 1930

(6) Vakit Gazetesi, 13 Mart 1930; Akşam Gazetesi, 11 Mart 1930

Haber Merkezi