Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İş yeri kira olan esnafımıza üç ay süreyle büyükşehirlerde aylık 750 lira, diğer illerde ise 500 lira kira desteği yapacağız” dedi

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı’nın ardından millete seslendi.

Yurt dışından temin edilen aşının, belirlenen takvimde ve uygulama kapsamında, en kısa zamanda milletin hizmetine sunulacağını belirten Erdoğan, yerli aşı üretimiyle ilgili çalışmaların yakından takip edildiğini söyledi. “İnşallah bahar aylarında kendi aşımıza kavuşarak çok daha yaygın bir aşılama sürecine geçeceğiz.” diyen Erdoğan, bu süreçte tedbirlerin sıkı şekilde devam ettirileceğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Elde edilen kazanımları güçlendirmek için sokağa çıkma sınırlaması 31 Aralık Perşembe saat 21.00’den 4 Ocak saat 05.00’e kadar kesintisiz uygulanacaktır. Sağlıkçılarımıza ve diğer çalışanlarımıza destek olmak amacıyla kamuya ait okul öncesi kurumları, ana sınıfları hariç faaliyetlerini sürdürebilecektir. Salgın döneminde hayatını kaybeden sağlık çalışanlarımızın kadrolarına göre vazife malullüğü veya meslek hastalığı statülerinin hızla sonuçlandırılması sağlanacaktır. Vazife malulü sağlık çalışanlarımızın aileleri, maaştan ek ödemeye, faizsiz konut kredisinden çocuklarına eğitim öğretim yardımına, istihdam hakkından fatura indirimlerine kadar pek çok imkana kavuşacaklardır. Sağlık Bakanımız ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanımızı bu hususun süratle neticelendirilmesi hususunda görevlendirdim.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son zamanlarda Türk lirası cinsi varlıklara olan güveni artırmak için piyasa dostu adımlar atıldığını anımsatarak, şöyle konuştu: “Bu sayede kasım ayından itibaren sermaye girişlerinde artış, risk priminde düşüş ve Türk lirasında değerlenme yaşandı. Vatandaşlarımızın döviz talebi de azalma eğilimine girdi. Ülkemizin içinden geçtiği bu kritik dönemde tüm vatandaşlarımızdan birikimlerini dövizden Türk lirasına çevirerek üretim ve istihdama katkı sağlayacak yatırımlara yönelerek mücadelemize destek vermelerini bekliyorum. Son dönemde uluslararası yatırımcıların yaklaşık 11 milyar dolar civarında sermaye girişi gerçekleştirmiş olmasını da önemli görüyorum. Sadece hazine tahvil ve hisse senedinde uluslararası yatırımcı girişleri 2 milyar dolara ulaşmış durumdadır. Önümüzdeki dönemde de uluslararası yatırımcıların Türk lirası cinsi varlıklara yönelik ilgisinin devam etmesini bekliyoruz. Ayrıca portföy akımlarının yanında uluslararası doğrudan yatırımları da ülkemize çekmenin peşindeyiz. Bunun için gereken her türlü şartı sağlamaya çalışıyoruz.”

İktidarda bulundukları 18 yıl boyunca mali disiplinin korunması hususunda çok büyük hassasiyet ve özen gösterdiklerine işaret eden Erdoğan, “Salgın nedeniyle zor durumda olan vatandaşlarımızın yanında olmaya devam ederken, kamu harcamalarındaki disiplini de göz ardı etmiyoruz. Merkezi yönetim bütçe açığının milli gelire oranını 2020 sonu için yüzde 4,9 olarak hedeflemiştik. Gerçekleşmeler 2020 yılını yüzde 4 buçuğun altında bir bütçe açığı ile kapatacağımızı gösteriyor.” dedi.

“TÜRKİYE’DE TOPLAM BORÇLARIN MİLLİ GELİRE ORANI YÖNETİLEBİLİR SEVİYEDEDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bir diğer önemli avantajının düşük borçluluk oranları olduğuna işaret ederek, “Bu yılın ilk 9 ayında küresel borçluluk oranları daha önce eşi görülmemiş seviyelere ulaştı. Toplam küresel borç 272 trilyon dolarla küresel hasılanın 3,5 katına erişti. Ülkelerin toplam borçları milli gelirlerine oranla oldukça arttı. Japonya’da toplam borcun milli gelire oranı yüzde 632, İngiltere’de yüzde 500, Çin’de yüzde 337 ve Almanya’da yüzde 268’e yükseldi. Türkiye’de ise toplam borçların milli gelire oranı yüzde 167 ile yönetilebilir bir seviyededir.” değerlendirmesinde bulundu.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde bankacılık sektörünün sağlıklı yapısını koruyarak çalışmalarına devam ettiğine dikkati çeken Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu: “Sektörün sermaye yeterliliği oranı ekim itibarıyla yüzde 19,9 ile yasal sınırların oldukça üzerinde gerçekleşti. Diğer göstergelerde de bankalarımız uluslararası standartların öngördüğü asgari düzeyin oldukça üzerinde seviyelerde bulunuyor. Bankalarımız zaten yüzde 4 düzeyinde olan tahsili geciken alacaklarının yüzde 75’i kadar karşılık ayırmış durumdadır. Geçtiğimiz hafta itibarıyla bankalarımızın döviz açık pozisyonu bulunmadığı gibi sektörde 3,2 milyar dolarlık döviz pozisyonu fazlası vardır. Yurt dışından kaynak temini hususunda da hiçbir sıkıntı yaşamayan bankalarımız yıl içinde vadesi dolan sendikasyon kredilerini yüzde 90’ın üzerinde bir oranla ve ilave bir maliyet baskısı olmaksızın yeniledi. Netice itibarıyla ülkemiz güçlü bankacılık sistemi sayesinde yerli ve uluslararası tüm yatırımcılara ihtiyaçları olan desteği sağlayabilecek potansiyele, imkana ve mekanizmalara sahiptir.”

“YOĞUN BİR MÜCADELE İÇİNDEYİZ”

Erdoğan, ekonominin güçlü yönlerinin farkında olduklarını, sıkıntıları ve çözüm yollarını da gayet iyi bildiklerini dile getirerek, “Türk ekonomisine faiz, enflasyon ve kur sacayakları üzerinden kurulan baskıların ve bunların yol açtığı maliyetlerin üstesinden gelmek için yoğun bir mücadele içindeyiz. Faizlerin piyasa şartlarında makul seviyelere inmesi için çalışıyoruz. Enflasyon kasım ayında tüketici fiyatlarında yüzde 14 ve üretici fiyatlarında yüzde 23 düzeyinde gerçekleşti. Rakamların bu seviyelere çıkmasında döviz kuru, petrol ve gıda fiyatlarındaki artış etkili oldu.” şeklinde konuştu.

Enflasyonla mücadelede oldukça önemli bir yer tutan kur riskini azaltacak politikaları özenle hayata geçireceklerini anlatan Erdoğan, “Geçmişte enflasyonla nasıl baş ettik ve tek hanelere düşürdüysek şimdi bunu tekrar sağlayacağız.” dedi.

“İDARİ VE HUKUKİ REFORMLARI TEREDDÜTSÜZ HAYATA GEÇİRECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kritik öncelikleri olan cari açıkla mücadelede de yapısal önlemlere hız verdiklerini vurgulayarak, şunları kaydetti: “İmalat sanayimiz her türlü ürünü üretebilecek kapasiteye sahiptir. Ana maldaki ithalata bağımlılığı azaltma yönünde de mesafe kaydediyoruz. Bu noktada savunma sanayimize özel bir parantez açmak istiyorum. Savunma sanayimizde iktidara geldiğimizde yüzde 20 düzeyinde olan yerlilik oranı bugün yüzde 70’lere ulaşmış durumdadır. Bu alanda başarıyı getiren yönetişim modelini, imalat sanayinin diğer alt sektörlerinde de uygulayacağız. Üretimde ara malı ithalatına olan bağımlılığı asgari seviyelere indirerek yapısal cari açık problemi ile mücadelede önemli kazanımlar elde edeceğiz. Teknoloji odaklı sanayi hamlesi programımız kapsamında, önümüzdeki aylarda kimya, eczacılık, ilaç, tıbbi cihaz, ulaşım ve elektronik gibi yüksek teknolojiye dayalı sektörlerde yeni çağrılara çıkıyoruz. Bu ürünlerde yurt içi üretim kabiliyetlerinin geliştirilmesini temin için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz. Türkiye’nin tüm politikalarını salgın sonrası dönemin kazananı olma hedefine göre şekillendiriyoruz. Üretim çeşitliliğimiz, lojistik imkanlarımız, güçlü tedarik zincirimiz, sunduğumuz teşvikler ve dinamik iş gücümüzle Türkiye’ye yatırım yapan herkesi memnun edecek seviyedeyiz. Rekabete dayalı piyasa ekonomisi gelenekleri çerçevesinde her türlü yenilikçi teklife açığız. Yatırım ortamını iyileştirecek, öngörülebilirliği artıracak, yatırımcıların tereddütlerini giderecek iklimi güçlendirmek için gereken idari ve hukuki reformları tereddütsüz hayata geçireceğiz.”

Erdoğan, bir süredir hazırlıklarını yaptıkları reform paketlerini iş dünyası başta olmak üzere her kesimle görüşerek, konuşarak ve tartışarak olgunlaştırdıklarını söyledi. Bütçe görüşmelerinden hemen sonra ekonomi, hukuk ve idari alanlardaki reform paketlerini Meclis gündemine taşımaya başlayacaklarını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu: “Yatırım, üretim, ihracat, istihdam, hukuk, adalet, güvenlik odaklı politikalarla ülkemizi salgın sonrası döneme hazırlıyoruz. Sadece bunlarla kalmıyor, her alanda Türkiye’yi muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkartacak adımlar atıyoruz. Mesela bugünkü kabinemizde Milli Uzay Programı’mızın sunumunu dinledik. İnşallah ülkemizin bayrağını uzayda çok daha güçlü şekilde dalgalandıracağımız günler çok yakındır. Bu programı önümüzdeki haftalarda ayrıntılı bir şekilde kamuoyuyla paylaşacağız.”

“BU NASIL MUHALEFETİN BAŞI OLMAKTIR?”

Erdoğan, Türkiye’de kimi siyasi partilerin temsilcilerinin ve onlarla aynı amacı paylaşan kesimlerin yalanı silah olarak pervasızca kullandığını ifade ederek, şunları söyledi: “Terörle mücadele eden sınır ötesi harekatlarımıza, yatırımlardan koronavirüs salgınıyla mücadeleye kadar tüm hususlarda attığımız her adımda bu alçakça yöntemle karşılaşıyoruz. Kendi içlerinde yaşanan taciz, tecavüz ve hırsızlık gibi ahlaki çöküntüye işaret eden hadiseleri bile yalanla tersine çevirmeye kalkacak kadar tefessüh eden bu kokuşmuş zihniyetin takdirini milletimize bırakıyoruz. Ana muhalefetin başındaki zattan bu tacizcilerden, bu cinsel ilişkilerle alakalı, hırsızlıklarla alakalı, yapılan soygunlarla alakalı şu ana kadar en ufak bir açıklama duyduğunuz mu? Duymadık. Bu nasıl bir muhalefetin başı olmaktır?”

Bu kirli zihniyetin koronavirüs salgını gibi 83 milyonun tamamını ilgilendiren hayati meseleyi de yalanlarına alet etmesini kabullenmelerinin mümkün olmadığını ifade eden Erdoğan, “Salgınla mücadelede bütün varlığımızı ortaya koyarak, pek çok yalanı ardı ardına sıralayıp önlerine konan hakikatlere asla kulak vermeden bir sonraki yalana geçenlere, müsamaha göstermeyeceğiz.” dedi.

“TEDBİRLERİN OLUMLU ETKİLERİNİ GÖRMEYE BAŞLADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin uluslararası kurumlarla iş birliği halinde ve onların belirlediği standartlar çerçevesinde salgınla mücadelesini şeffaf şekilde yürüten bir ülke olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: “İstatistiklerle ilgili yöntem değişiklikleri de hep bu uluslararası uygulamalar çerçevesinde yapılmıştır. Her fırsatta ‘TAMAM’ diye ifade ettiğimiz temizlik, maske ve mesafe kurallarına riayeti telkin ederek, aşı geliştirme çalışmaları başta olmak üzere konuyla ilgili tüm gelişmeleri yakından izleyerek süreci yönetiyoruz. Aldığımız tedbirleri sadece ve sadece milletimizin hayatını, sağlığını, geleceğini düşünerek belirliyoruz. Son kabine toplantımızın ardından vaka sayılarındaki artışa ve hastanelerimizdeki doluluk oranlarına bakarak kararlaştırdığımız sokağa çıkma kısıtlamalarının da bulunduğu ilave tedbirleri milletimizle paylaştık. Bugünkü kabine toplantımızda, alınan tedbirlerin sonuçlarını kapsamlı olarak değerlendirdik. Milletimizin tüm fertlerinin büyük fedakarlığı ile uyguladığımız kısıtlamaların ve diğer tedbirlerin olumlu etkilerini görmeye başladık. Kurallara daha sıkı riayet etmek suretiyle bu mücadeleyi başarıya ulaştırmak hepimiz için milli bir görevdir.”

“KDV İNDİRİMLERİ 1 HAZİRAN’A KADAR UZATILDI”

Milletin fedakarlıklarına karşı şükranlarını, hayata geçirdikleri ve geçirecekleri desteklerle ifade etmeye çalıştıklarını aktaran Erdoğan, bu çerçevede şu kararları paylaştı: “Yıl sonuna kadar yüzde 20’den yüzde 10’a indirdiğimiz gayrimenkul kiralarındaki stopaj oranının uygulanması süresini 1 Haziran’a kadar uzatıyoruz. Benzer şekilde, yüzde 18’den yüzde 8’e indirdiğimiz iş yeri kiralama hizmetlerindeki KDV oranını da 1 Haziran’a kadar yüzde 8 olarak uygulamaya devam edeceğiz. Salgının etkisinin en aza indirilmesi için yıl ortasında başlattığımız konaklamadan yeme içmeye, yolcu taşımacılığından bakım onarıma kadar birçok sektörü kapsayan KDV indirimlerinin sürelerinde de yine 1 Haziran’a kadar uzatıma gittik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, esnafa kira desteği ile gelir kaybı desteği için hazırlıklara başladıklarını bildirerek, “Ülkemizde basit usule tabi 806 bin 871 vatandaşımız ile kısıtlamalar sebebiyle salgından doğrudan etkilenen 432 bin 567 esnafımız bulunuyor. Toplam sayısı 1 milyon 239 bin 438 kişiyi bulan bu kesime 3 ay süreyle ayda 1000 lira destek ödemesi yapacağız. Hibe şeklinde vereceğimiz doğrudan esnaf destek ödemesinden taksi, dolmuş ve servis işletmecisi, pazarcı, terzi, oto tamircisi, lokantacı, pastaneci, kadın ve erkek kuaförü, pansiyon, yurt, kreş, düğün salonu işletmecisi gibi kesimler faydalanacaktır. Böylece ayda yaklaşık 1 milyar 240 milyon liradan toplam 3 milyar 718 milyon liralık desteği esnafımızın hizmetine sunmuş oluyoruz.” diye konuştu.

“ESNAFA 1 MİLYAR 300 MİLYON LİRA KİRA DESTEĞİ”

Esnafa kira desteğini basit usule tabi olmanın şartlarına göre belirlediklerini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu şartları taşıyan ve iş yeri kira olan esnafımıza yine 3 ay süreyle büyükşehirlerde aylık 750 lira, diğer illerde ise 500 lira kira desteği yapacağız. Buna göre ayda 432 milyon liradan toplamda 1 milyar 300 milyon liralık bir kira desteğini esnafımıza hibe olarak vereceğiz. Bu iki destek kalemi çerçevesinde önümüzdeki 3 ay boyunca esnafımıza toplamda 5 milyar lira civarında bir hibe desteği sağlamayı planlıyoruz. Hazine taşınmazları üzerindeki turizm tesisleri ile deniz turizmi tesislerinin kira, kesin izin, kesin tahsis, irtifak hakkı, kullanma izni, yararlanma ve hasılat payları ile ecrimisillerin ödeme sürelerini başvuru şartı aranmaksızın 1 yıl süreyle erteliyoruz. Bu ertelemenin turizm sektörüne katkısı 925 milyon liradır. Belediyelere de mülkiyet veya tasarruflarında bulunan taşınmazların irtifak hakkı, kiralama ve benzeri kullanımından kaynaklanan bedellere indirim veya erteleme kararı alabilme imkanı sağladık.”

AA