Dünya Sağlık Örgütü’ne göre dünya üzerinde tahminen 350 milyon, her yaştan insan depresyon yaşamaktadır. Majör depresif bozukluk ya da depresyon psikopatolojinin nezlesi olarak geçmektedir. Peki, neden nezleye benzetilmiştir? Çünkü nezlede olduğu gibi çoğu birey bu bozukluğu deneyimleyebilir. Majör depresif bozukluk erkeklere göre kadınlarda iki kat daha yaygın olarak görülmektedir.

Majör depresif bozuklukta en az iki hafta boyunca günün büyük bölümünde çökkün duygudurumla birlikte herzamanki etkinliklere karşı ilgi ve zevk kaybı görülmektedir. Aşağıda yer alan belirtilerden en az üç tanesi bulunmaktadır:

  • Çok ya da az uyuma
  • Psikodevinsel yavaşlama ya da psikodevinsel ajitasyon ( hareketlerin yavaşlaması ya da yerinde duramama)
  • İştah düzeyinde değişme, kilo kaybı
  • Cinsel istekte azalma
  • Enerjinin kaybedilmesi
  • Değersiz ya da aşırı suçlu hissetme
  • Odaklanma, düşünme ya da karar alma güçlüğü
  • Yineleyen ölüm ya da intihar düşüncesi.

Bu belirtiler önemli bir kayıp sonucu oluşmamaktadır.

Peki, süreğen ( uzun süreli) depresif bozukluk nedir ?

Bireyler kronik olarak depresiftir. Bireyler en az iki yıllık süre içinde zamanın yarısından fazlasında depresif hissederler ya da herzamanki etkinliklerden ya da eğlencelerden çok az zevk alırlar ya da hiç almazlar.  İki yıllık süre esnasında aşağıdaki belirtilerden en az ikisinin varlığı görülmektedir :

  • İştahta azalma ya da aşırı yeme
  • Çok fazla ya da az uyuma
  • Kendine güvenin zayıflaması
  • Düşük enerji
  • Odaklanmada ya da karar almada güçlükler
  • Umutsuzluk duyguları

Bu belirtilerin görülmediği iki aydan daha uzun süre olmamıştır.

Peki, depresyon nasıl tedavi edilir?

Depresyon tedavisinde psikofarmakolojik tedavi yani ilaçla tedavi yapılır. Ayrıca depresyon tedavisi için psikoterapi yapılır. Psikoterapi yöntemlerinden biri olan, bilişsel davranışçı terapi, bireyi depresyona sürükleyen işlevsiz inançları ve düşünceleri ortadan kaldırmayı ya da azaltmayı hedefler. Mindfulness (farkındalık) temelli terapi, depresyona yol açan duygu, düşünce ve davranışları değiştirmek yerine farkındalık meditasyonları ile kabullenme üzerine çalışır. Aile terapisinde ise, depresyon yaşayan bireyin ailesi terapi sürecine dahil edilir. Ailenin desteğinin bireye olumlu yönde katkı sağlayacağı olgusu üzerinde durulur. Kişiler arası terapi de, bireyin çevresindeki kişiler ile ilişkilere odaklanır.