CHP Burdur Milletvekili Dr. Mehmet Göker, “Çiftçinin üstündeki ağır yükün kalkabilmesi için faizin silinmesi, anaparanın 5 taksite bölünerek tahsili yoluna gidilmesidir. Unutmayalım ki çiftçi biterse Türkiye biter” dedi

TBMM İdare Amiri, Cumhuriyet Halk Partisi Dr. Mehmet Göker,  TBMM Genel Kurulunda söz alarak, tarım ve hayvancılık sektöründe çiğ süt başta olmak üzere yem-süt dayatması ve çiftçi borçları ile ilgili yaşanan ekonomik sıkıntıları dile getirdi.

“BUNU ÖĞRENMEK, BİZİM VE TÜRK MİLLETİNİN EN BÜYÜK HAKKIDIR”

“128 milyar dolar nerede?” sorusuyla konuşmasına başlayan Milletvekili Göker, “Evet, günlerdir soruyoruz “128 milyar dolar nerede?” diye, açıklama geliyor 20 maddelik ama bunun içerisinde yol yöntem olarak “Şurada.” denecek herhangi bir beyan yok.  Oysaki paranın büyüklüğünü açıklamak açısından şöyle bir geriye gidecek olursak: Devlet olarak günde 1 milyon dolar biriktirsek 128 milyar doları biriktirebilmemiz için yaklaşık üç yüz elli yıldır yani 1670 yılından bu yana bu parayı biriktiriyor olmamız lazım. Geleceği hesaplayacak olur isek: 2371 yılında ancak 128 milyar dolarımız olacak. Bu denli büyük bir paranın peşine düşmek, akıbetini sorgulamak elbette bizim görevimiz. Sorduğumuz sorular aslında basit: Hangi yöntemle satıldı, hangi tarihte satıldı, hangi kurdan satıldı, kimlere satıldı ve bu satışın altında kimlerin imzası var? Bunu öğrenmek, bizim ve Türk milletinin en büyük hakkıdır diye düşünüyoruz” dedi.

KANUN TEKLİFİNİ YORUMLADI

Tarımsal kredi borçlarının yapılandırılması, ücretsiz izin ve sigorta prim desteği düzenlemelerini de içeren kanun teklifi hakkında görüşlerini bildiren Milletvekili Göker, “Görüştüğümüz yasa teklifi günümüzde tarım ve hayvancılık sektörünün ne denli önemli olduğunu, yaşadığımız pandemi sürecinde öne çıkarması açısından önemli. Nasıl ki daha öncesinde özelleştirmiş olduğumuz Refik Saydam Hıfzıssıhha kurumunun şu anda aşıyı üretmekte, temin etmekte çektiğimiz sıkıntıyla öneminin ortaya çıkması gibi. Peki, çiftçimiz zorda da çiftçimiz bu zor duruma yeni mi geldi? Hayır; iktidarlarınız döneminde 7,2 milyar dolarlık büyükbaş ithal ettiniz, 1,5 milyar dolarlık et ithal ettiniz ve yeni çıkardığınız izin ile yaklaşık 55 bin besilik hayvan ithalatına izin veriyorsunuz. Hafta sonu hayvan pazarındaydım, hayvan pazarından çiftçimiz -üreticimiz- diyor ki: “Vekilim, bu malın bana maliyeti 12 bin lira ama ben 10 bin lira fiyat istiyorum, alan yok, satan yok” diye konuştu.

ÇİĞ SÜT PARİTESİ VE YEM-SÜT DAYATMASINI KÜRSÜDEN BİR KEZ DAHA DİLE GETİRDİ

Milletvekili Göker, TBMM Kürsüsünden bir kez daha çiğ süt paritesi ve yem-süt dayatmasını işaret etti. Göker, “Evet, buradan bir diğer üretici sorunumuz ise girdilerdeki maliyetler. Peki, sütte durum farklı mı? Elbette farksız. Önümüzdeki günlerde yani bu ay içerisinde sütün fiyatının tekrar belirlenmesi gerekiyor ama bölgemde ve birçok çiftçinin bana ulaştırdığı bilgide bir dayatma uygulanıyor; “Yemimi almazsan sütünü almam.” dayatması üreticinin en büyük sıkıntısı. Ve sütte uygulanacak fiyatın da tüm dünyada olduğu gibi yem/süt paritesine bağlanmış olarak belirlenmesi ve bu doğrultuda da 3,80’e çıkarılması şarttır, elzemdir; bunun altındaki fiyatlar tarımı ve çiftçiyi zora düşürecektir.  Bir diğer konumuz ise, 653 bin çiftçinin üretimden çekilmiş olması, 3 Trakya büyüklüğündeki alanın ekilmiyor olması. Çiftçimizin takipteki borçları 5 milyar lira olmuş. Yine, Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçları ise 1 milyar liraya dayanmış vaziyettedir. Bugün, çiftçimizin borçlarının yapılandırılmasını görüşüyoruz, bu aslında ardından baktığınız zaman şöyle bir görüntüyü ortaya koyuyor: Evet, çiftçimiz battı, çiftçimiz ödeme güçlüğü içerisinde, yapılandırmayla biz buna bir çözüm getirmeye çalışıyoruz.  Bu sene itibarıyla gezdiğim bölgelerde 1.650 liraya buğdayını satan çiftçi bir miktar şükür, dedi ama aynı tarihlerde biz, 2.350 liraya yurt dışından ithal ettik. Evet, neden kendi çiftçimize bunu vermek varken yurt dışındaki çiftçinin cebine bu parayı koyduk? Şimdi, geldiğimiz noktada yapılandırma itibarıyla bu paketin çözüm oluşturmadığını rakamlarla ortaya koymamız lazım. Bu pakette kredi borcunun faizi yüzde 11’den yüzde 18’e, yapılandırmaya kadar olan faiz yüzde 5’ten yüzde 12’ye, yapılandırma faizi ise yüzde 12 olarak uygulanacak, yapılandırmadan faydalanabilmek için yüzde 30 peşinat ödemesi de şarta bağlanıyor. Arkadaşlar, bu çözüm değildir. Çiftçinin üstündeki ağır yükün kalkabilmesi için faizin silinmesi, anaparanın 5 taksite bölünerek tahsili yoluna gidilmesidir. Unutmayalım ki çiftçi biterse Türkiye biter” açıklamalarında bulundu.

Hayal GİRİŞİM