Flaş Haber Yeni

BURDUR DEVLET HASTANESİ’NDE HEMŞİRE OLMAK…

BURDUR DEVLET HASTANESİ’NDE HEMŞİRE OLMAK…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sağlığın görünmeyen kahramanları hemşireler, 12 Mayıs Dünya Hemşireler Günü’nde Çağdaş Burdur’a konuştu

12 Mayıs Dünya Hemşireler Günü’nde, mesleğine bir ömür harcamış hemşireler Çağdaş Burdur’a konuştu. Sağlık hizmetlerine uzun yıllardır emek veren en kıdemli hemşire ile hastanenin en kritik noktalarından biri olan acil servisin sorumlu hemşiresi, meslek hayatlarında yaşadıkları unutulmaz anları, sağlık çalışanlarının görünmeyen yükünü ve hemşireliğin hem zor hem de güzel yanlarını muhabirimizle paylaştı.

Fedakârlığın, sabrın ve insan hayatına adanmışlığın ön plana çıktığı röportajlarda; geçmişten günümüze sağlık hizmetlerindeki dönüşüm, hasta ve hasta yakınlarıyla yaşanan duygusal anlar gözler önüne serildi.

33 yıllık tecrübesiyle sağlık sistemindeki değişimi değerlendiren Burdur’un en kıdemli hemşiresi Fatma Koca; mesleklerinin yalnızca bir iş değil, aynı zamanda vicdan ve merhamet mesleği olduğunu vurgularken; acil servisin sorumlu hemşiresi Gamze Öztürk ise saniyeler içinde alınan kararların hayati önem taşıdığına dikkat çekti.

BURDUR’DA HEMŞİRE OLMAK

Burdur Devlet Hastanesi Riskli Birim Koordinatörü Fatma Koca 33 yıllık meslek hayatındaki tecrübelerini Çağdaş Burdur’a anlattı. Türkiye’nin birçok bölgesinde hizmet verdiğini söyleyen Koca, “Mesleğimi çok severek yapıyorum ve mesleğimden hiçbir zaman pişmanlık duymadım. Yine olsa yine hemşire olmak isterdim.” dedi. Burdurlu olmadığını ancak kenti çok sevdiği için burada görev yapmakta olduğunu söyleyen Koca, 13 yıldır Burdur Devlet Hastanesi’nde görev yaptığını ve buradan emekli olmayı planladığını belirtti.

Burdur’un en kıdemli hemşiresi Koca, muhabirimize verdiği röportajda şu ifadeleri kullandı;

•Bir hastanın size söylediği ve yıllardır unutamadığınız cümle var mı?

Kalp krizi geçiren bir hastamıza o an doktorlarımız yanımızda olmadığı için biz acil müdahale etmiştik ve hastanın kalbi durdu ancak geri döndü. O hastamız gözünü açtığında, “Gittiğimde de yanımda sen vardın, döndüğümde de yanımda sen vardın hemşire hanım. Ben bu yüzü hiçbir zaman unutmayacağım.” demişti.

•Bir nöbet çıkışında eve gidip uzun süre etkisinden çıkamadığınız bir olay yaşadınız mı?

Van Çaldıran’da görev yaparken 3 erkek kardeşin donarak öldüğünü görmüştüm ve aylarca bu nöbetimi de unutamadım.

•“Bu meslek sadece iğne yapmak değil” dediğiniz anlar neler oluyor?

Hemşirelik gönülden herkese dokunmaktır. Herkesin acısını yüreğinde hissetmektir. Bir çocuğa iğne yaptığımızda çocuğun annesi yerine kendini koymaktır. Bir hastayı kaybettiğimizde onun yakını olarak kendini hissetmektir.

•Bir çocuğun, yaşlının ya da yalnız bir hastanın size bıraktığı unutulmaz bir anı var mı?

İstanbul’da bir hastane acilinde görev yaparken bir yanık vakası gelmişti. Çocuğun odasındaki prizden yangın çıkıyor ve baba çocuğu kurtarmaya çalışırken kendisi de yanıyor. Bu vakada acil gerçekten çok fazla yanık kokuyordu. Deri kokusu, saç kokusu net hissediliyordu. 3, 4 yaşlarında sarışın ve çok şirin bir kız çocuğuydu yanan çocuk. Biz onun küpelerini çıkarırken, “Lütfen küpelerimi çıkarmayın” demişti.

•“Bugün iyi ki bu mesleği seçmişim” dediğiniz bir olay anlatır mısınız?

Ben yeniden dünyaya gelsem ve bir meslek seçmek zorunda kalsam kesinlikle yine hemşireliği seçerdim. Gerçekten herkese dokunabiliyorsun. İnsanların en ihtiyaç duydukları, en mağdur oldukları anda onlara yardım edebiliyoruz. Bence bu ne maddiyatla ne de başka bir şeyle ölçülebilecek bir şey değil. 

•Hastane ortamında sizi en çok şaşırtan insan davranışları neler oluyor?

Alkollü insanların gelip garip davranışlar sergilemesi ya da garip şeyler söylemesi biraz komik geliyor onun dışında bir şey yok.

•En yoğun geçen günler hangileri oluyor? Bayramlar mı, kış ayları mı, yaz dönemi mi?

Kış aylarında özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik rahatsızlığı olanlar daha sık hastalanıyorlar. Onun dışında bayramlarda, uzaktan gelen vatandaşlar yaşlılarını çok getiriyorlar hastaneye. Biz onlara “hayırlı evlatlar geldi” diyoruz kendi aramızda. Bayramlarımız da tabi çok yoğun geçiyor.

•Nöbet tutmanın çok kolay olduğu günler var mı?

Bir de şunu söylemek istiyorum; yıllar önce yayınlanan bir dizinin yeni bölümü olduğu gün acile kimse gelmezdi. O yıllarda herkes Perşembe akşamı nöbet tutmak isterdi. Biz o buna da “kutsal Perşembe” derdik kendi aramızda. Ayrıca şunu da eklemek istiyorum, milli maçların olduğu günler ve güzel dizilerin olduğu günler hiç kimse hastalanmıyor. O günlerde nöbet tutmak çok keyifli oluyor.

•Burdur’daki hasta profilini nasıl gözlemliyorsunuz?

Burdurlular sürekli doktora geliyorlar. Hiç hasta olmasalar da bir şekilde hasta hissederek bize başvuruyorlar. Birde bu şehirde çok fazla Alzheimer ve nöroloji hastası yok. Neye bağlı bilmiyorum ama yok. 

•Burdur halkının sağlık konusunda en bilinçli olduğu konu ne, en eksik kaldığı konu ne?

Burdur halkının çok bilinçli olduğunu düşünüyorum. Sağlıklarını ihmal etmiyorlar, başları ağrısa doktora gelip takiplerini yaptırıyorlar.

•Burdur’da sağlık çalışanı olmak size ne hissettiriyor?

Bence küçük bir şehir olmasına rağmen hastanemizde bir çok branşın bir arada olması vatandaşlar için büyük bir şans. Uç dallar bile bizim hastanemizde bulunuyor ve bu çok büyük bir avantaj.

•Küçük şehirde görev yapmanın avantajı var mı?

Tabi ki var. Genel olarak hastanemiz sakin, branşlarımız çok, yoğunluğumuz görece az. Evden hastaneye ulaşım kolay.

•Burdur’da mevsimsel hastalık değişimleri oluyor mu?

Özellikle bahar aylarında astım hastalarının atakları artıyor. Kışın gribal enfeksiyonlar artıyor.

•Burdur’da sağlık sisteminin en güçlü yönü sizce ne?

Devlet hastanesinde olması gereken branşların hepsi Burdur’da tam. Sayı olarak da çok hekimimiz var. Bence bu nüfus için gayet yeterli.

•Siz Burdur’u neden tercih ettiniz?

Çocuklarım küçük olduğu için bir araştırma yaptık. Eğitim sistemi, güvenlik, yaşam koşulları vs. konular nedeniyle Burdur’u tercih ettik. 13 yıldır da burada yaşıyorum.

•Teknoloji hemşireliği kolaylaştırdı mı yoksa işleri daha karmaşık hale mi getirdi?

Teknolojik alt yapımız olmadığı yeni gelen cihazlar bence işlerimizi daha karmaşık hale getirdi.

•“Bizi en çok yoran şey…” diye başlayan cümlenizi nasıl tamamlarsınız?

Eleman eksikliğimizden dolayı 3, 4 kişilik çalışıyoruz ve çok sık nöbete gidiyoruz. Aldığımız ücretlerin de az olduğunu düşünüyorum.

•Bir hemşireyi en çok kıran davranış nedir?

Hastanın tüm bakımını yapıp memnun edememek bizi çok kırıyor.

•Eğer bir günlüğüne sağlık sisteminde tek bir şeyi değiştirme şansınız olsa neyi değiştirirdiniz?

Acilde çekilen ekg cihazını uzaktan okur bir cihaz haline getirmek isterdim. Bizi en çok yoran cihaz o çünkü.

•Hemşire olmaya nasıl karar verdiniz?

Benim ablam da hemşireydi ve onun hemşire kıyafetine çok imreniyordum. Ablam yokken onları giyip kendime bakıyordum. O dönemlerde seçtim.

•İlk hastanızı hatırlıyor musunuz?

Muş Devlet Hastanesi acil servisinde enjeksiyon yaptığım hastam ilk hastamdı.

•Mesleğe başlarken düşündüğünüz hemşirelik ile bugün yaşadığınız hemşirelik arasında fark var mı?

Daha çok seviyordum o dönemler, daha hevesliydim. O zaman hasta profili de daha iyiydi, hemşirelik de daha iyiydi. Eski dönemler daha güzeldi.

•Bir hemşire aynı anda kaç işi yönetmek zorunda kalıyor?

Eğer sağlık evinde çalışıyorsa; yerleri de siler, sobayı da yakar, sekreter de olur, hemşire de olur, doktor gibi hastayı da yönlendirir. Her işi yapar yani.

•Bir hemşireyi en çok ne yorar?

Kesinlikle hasta yakını. Hasta değil, yakını yorar çünkü; sürekli bir şey söyler, hasta yakının da orası burası ağrır. Hastadan çok yakını ilgi ister. Bizi en çok hasta yakını yoruyor.

•İnsanlar hemşireliği en çok hangi konuda yanlış biliyor?

Mesleğimizi çok kolay sanıyorlar. Ama bir nöbetimizi gördüklerinde gerçeği görüp, işiniz çok zormuş diyorlar.

“BU MESLEKTE ÇARESİZLİK HİSSİ İNSANIN İÇİNDE KALIYOR”

Burdur Devlet Hastanesi Acil Servis Sorumlusu Gamze Öztürk 15 yıllık hemşirelik tecrübelerini Çağdaş Burdur ile paylaştı. Mesleği isteyerek seçmediğini ancak mesleğe başladıktan sonra çok kez iyi ki dediğini söyleyen Öztürk, “Bir insanın hayatına dokunuyor olmak bana büyük bir zevk verdi. Şevkle çalışıyoruz.” dedi.

Burdur Devlet Hastanesi Acil Servis Sorumlusu Gamze Öztürk, muhabirimize verdiği röportajda şu ifadeleri kullandı;

•Bir nöbet çıkışında eve gidip uzun süre etkisinden çıkamadığınız bir olay yaşadınız mı?

Bisikletle gezerken kayaya çarpıp okulun istimlak duvarından 4 metre gibi bir yükseklikten düşen kafa travması olan çocuğa saatlerce müdahale edişimiz hiç aklımdan çıkmıyor ve beni çok derinden etkileyen olaylardan biridir. Müdahale ettiğimiz ve maalesef kurtaramadığımız genç ve çocuklar bizi derinden etkiliyor. Bu meslekte bazı görüntüler değil, bazı çaresizlik hissi insanın içinde kalıyor

•“Bu meslek sadece iğne yapmak değil” dediğiniz anlar neler oluyor?

Hemşirelik kelime anlamıyla birey, aile ve toplumun sağlığını koruma ve geliştirmeye odaklanan, ideal sağlık düzeyine ve yaşam kalitesine ulaştırmayı hedefleyen bir sağlık profesyonelidir. Bizler iğne yapmak dışında yeri geliyor bir anne şefkatiyle bebeklere bakıyoruz yeri geliyor bir evladın annesine-babasına baktığı gibi özenle yaşlılara bakım veriyoruz. Hemşirelik sadece teknik bir işlemin ötesinde; kriz yönetimi, psikolojik destek, iletişim ve insanı ayakta tutma becerisi ve Bazen bir insanın size “iyi ki vardınız” demesi yaptığınız serumdan daha büyük oluyor.

•Bir çocuğun, yaşlının ya da yalnız bir hastanın size bıraktığı unutulmaz bir anı var mı?

Nöbetçi olduğum bir gün kardeşimin okulunun önünde bir trafik kazası olduğu ve kazazede çocuğun acile getirileceği bilgisi geldi.  112 sedyesi üzerinde alana üniformalı olarak sedye üzerinde gördüğüm çocuğu ilk an kardeşim sandım ve ne yapacağımı bilemedim elim ayağım titredi ne zaman bu olay aklıma gelse hala kalp atışlarım hızlanır ve nefes alışverişim değişir

•“Bugün iyi ki bu mesleği seçmişim” dediğiniz bir olay anlatır mısınız?

İlk başlarda mesleği isteyerek seçmesem de zamanla birilerine yardım edebilmek, yaralarını sarabilmek benim motivasyonum oldu ve bunu yapmak birilerinin hayatlarına dokunmak bana kendimi iyi hissettirdi. Müdahale ve tedavi sonrası iyileşip ayaklandıklarını görmek ve bunun bir parçası olduğumu bilmek bana bu mesleği iyi ki seçmişim deme sebebim

•Hastanede vatandaşların hiç bilmediği ama hemşirelerin çok iyi bildiği görünmeyen zorluklar neler?

Bir hemşire aynı anda birçok hastayı takip eder. İlaç saatleri, kritik değerler, acil müdahaleler, hasta yakınları, doktor iletişimi… Dışarıdan sadece birkaç işlem gibi görünür ama arkada çok ciddi bir dikkat ve sorumluluk yükü vardır.

•Hastane ortamında sizi en çok şaşırtan insan davranışları neler oluyor?

İki davranış beni çok şaşırtıyor. Birincisi ciddi ağrısı olup çok uzun saatler ağrı çekip gece bizi rahatsız etmemek adına sabahı beklemeye çalışan nezaketli hastaları görmek beni çok şaşırtıyor.  Şaşırdığım bir diğer insan davranışı ise sağlık çalışanlarına karşı kırıcı davranabilen; sağlık hakkını yersiz ve kötüye kullanarak ihtiyacı olan insanların hakkını gasp eden bencil insanlar beni çok şaşırtıyor

•En yoğun geçen günler hangileri oluyor? Bayramlar mı, kış ayları mı, yaz dönemi mi?

Bir acil servis hemşiresi olarak soruya cevap verecek olursam 7/24 kesintisiz hizmet veren bir birimiz ve resmi, uzun soluklu tatiller aciller için ekstra yoğunluk demek. Kışın üst solunum yolu vb. hastalıklar yoğunluk sebebiyken yazın düşmeler, trafik kazaları ve travmalar ön planda oluyor.

 •Burdur’da son yıllarda hasta profilinde değişim gözlemliyor musunuz?

Nüfus yaş ortalamasının artması ile birlikte kronik hastalıklarda artış görülmekte. Günümüz yaşam standartları göz önünde bulundurulursa da stres kaynaklı şikayetlerin arttığını gözlemleyebiliriz. Yaygınlaşan internet kullanımıyla bazen bilinç oluşturulabilirken bazen yanlış anlaşılmalara bilgi kirliliğine neden olabiliyor. Burdur küçük ve suç oranı düşük bir şehir iken son zamanlarda adli vakalarda artış oldu.

•Burdur halkının sağlık konusunda en bilinçli olduğu konu ne, en eksik kaldığı konu ne?

Acil servise başvurup hayati sorun çıkmayan taburcu edilip polikliniğe yönlendirilen hastalar polikliniğe gitmiyorlar ve şikâyet olunca tekrar acile geliyorlar. Gerçek acil olan hastaların daha geç bakılabilmesine neden olmakta. Yazılan ilaçları almayıp serumla hastalığın geçmesini bekliyorlar. Serum anlık rahatlama sağlayan geçici bir çözümdür tedavi edici değildir.

•Burdur’da en sık karşılaştığınız sağlık sorunları neler?

Trafik kazaları, iş kazaları, kalp krizleri, eklem ağrıları, mevsimsel enfeksiyonlar, hipertansiyon, diyabet,

•Vatandaşların en çok ihmal ettiği sağlık konusu nedir?

 Erken kontrol. “Bir şey olmaz” düşüncesi çok yaygın. Halbuki birçok hastalık erken fark edilirse çok daha kolay yönetiliyor.

•Burdur’da sağlık çalışanı olmak size ne hissettiriyor?

İnsanların sizi sokakta tanıması bazen çok duygusal oluyor. Küçük şehirde bağ kuruyorsunuz. Hastalar size sadece çalışan gibi değil, tanıdığı biri gibi bakıyor.

•Küçük şehirde görev yapmanın avantajı var mı?

Küçük şehirde yaşam çok daha kolay. İnsan ilişkileri daha sıcak

•Burdur’da mevsimsel hastalık değişimleri oluyor mu?

Kesinlikle. Kışın enfeksiyonlar, yazın mide-bağırsak ve sıcak kaynaklı rahatsızlıklar artıyor. Bahar dönemlerinde de alerjik şikâyetler yoğunlaşıyor.

•Burdur’da sağlık sisteminin en güçlü yönü sizce ne?

Sağlığa çok kolay ulaşılabilmesi en güçlü yönü

Uzman kadro ve fedakâr ekip ruhuyla çalışan sağlık çalışanları en güçlü bir diğer yönü

•Geliştirilmesi gereken en önemli alan hangisi?

Yoğunluk yönetimi ve personel desteği. Sağlık çalışanının dinlenmiş olması hasta güvenliği açısından da çok önemli. Artan hasta potansiyeli ve değişen hastane sisteminde en önemli alan eksik personelin tamamlanması durumu.

•Küçük şehirlerde sağlık çalışanı olmak daha mı zor? Siz Burdur’u neden tercih ettiniz?

Burdur benim doğup büyüdüğüm şehir. Memleketimde olmaktan ve hemşerilerime hizmet vermekten onur duyuyorum. Bazen zorlanıyorum çünkü insan ilişkileri daha yakın ve beklenti haliyle yüksek oluyor.

•Burdur halkına özel bir sağlık uyarınız olur mu?

Düzenli kontrollerini ihmal etmemeleri ve acil kavramının net ayrımına varmaları

•Teknoloji hemşireliği kolaylaştırdı mı yoksa işleri daha karmaşık hale mi getirdi?

Evet dijital ortam bizim işlenirimizi kolaylaştırdı. Önceden tansiyon takibini tansiyon aletini alıp her sefer hasta başına gitmek zorunda kalırken günümüzde hastaları monitörize edip tek tuşla belirli aralıklarla ölçüm yaptırıp daha kolay takip yapabiliyoruz. Son dönemde otomatik kalp masajı cihazları çıktı ve 2-3 kişinin yaptığı işi yapabilmekte.

•Yapay zekâ ve dijital sağlık sistemlerinin hemşireliği gelecekte nasıl değiştireceğini düşünüyorsunuz?

Yapay zeka göz önünde bulundurulursa triaj konusuyla ilgili çok fazla çalışma var günümüzde. Bir sağlık profesyonelinin yerini tutmasa da yapay zeka ve dijital sağlık sistemleri bize destek sağlayabilir.

•“Bizi en çok yoran şey…” diye başlayan cümlenizi nasıl tamamlarsınız?

Bizi en çok yoran şey fiziksel yorgunluktan çok duygusal yükümüzün fazla olması

•Bir hemşireyi en çok kıran davranış nedir?

Elinden gelenin fazlasını yaptığı, sağlık dağıtmaya çalışırken kendi sağlığından olduğu halde değersiz hissettirilmesi

•Hemşire olmaya nasıl karar verdiniz?

Hemşirelik isteyerek yaptığım bir seçim olmasa da şu an bu mesleği icra ediyor olmaktan onur duyuyorum. Kendi sürecimden bahsedecek olursam;  16 yaşındasın, üzerinde üniforman var.. 16 yaşındasın dedenle nenenle yaşıt hastaların  var… 17 yaşındasın elinde enjektör var… 17 yaşındasın hemşire kızım hemşire oğlum… 17 yaşındasın karşında senle yaşıt geben var… 18 yaşındasın ölümün soğuk nefesiyle karşı karşıyasın… Sadece 18 yaşındasın ambulansın içinde olup biteni anlıyorsun, 18 yaşındasın yaşamla ölüm arasındaki sessizliğe tanıksın… Bir çok insanın yaşam mücadelesine tanıksın… 19 yaşındasın elinde kutsal bir mesleğin, senden medet uman hastaların var… Çünkü bu hayatta sahip olunabilecek en güzel mesleklerden birine sahipsin.

•Mesleğe başlarken düşündüğünüz hemşirelik ile bugün yaşadığınız hemşirelik arasında fark var mı?

Mesleğe başlarken bir başkasına iğne yapmayı bırak kendine iğne yaptıramayan kan görmeye dayanamayan bir kız çocuğu iken şuan sevdiğim birine bir şey yapılacaksa en iyi ben yaparım özgüvenine ulaşmış bir hemşire var.

•Bir hemşire aynı anda kaç işi yönetmek zorunda kalıyor?

Bazen aynı anda 10 farklı şeyi düşünmek zorunda kalıyoruz. Bir hastanın ilacı, diğerinin tahlili, acil giriş, doktor iletişimi, yakın bilgilendirmesi…

•İnsanlar sağlık çalışanlarının emeğini yeterince görüyor mu?

Son yıllarda farkındalık gelişmiş olsa da görünmeyen bir emek var

•Sistemsel olarak en çok ne değişmeli?

Personel planlaması ve çalışma şartları değiştirilmeli. Dinlenebilen ve mutlu sağlık çalışanı daha güvenli hizmet verir.

•İnsanlar hemşireliği en çok hangi konuda yanlış biliyor?

Sadece doktorun söylediklerini yapan; enjeksiyon ve tansiyon ölçmek dışında bir vasfımızın olmadığını düşünüyorlar. Oysa hemşirelik; gözlem, karar verme, kriz yönetimi ve ciddi klinik sorumluluk gerektiren bağımsız bir meslek alanı.

“Her sardığım ve iyileştirdiğim yara benim için küçük bir madalya olacaktır”

                                               İlk Türk hemşire / Safiye Hüseyin Elbi

“Tanrının en değerli armağanı olan hayat çok defa hemşirenin ellerine terk edilmiştir”

                                               Florence Nightingale

 

MİNE KAYA