Flaş Haber Yeni

BTB BAŞKANI GÜNDÜZALP: MERALAR AZALDIKÇA MALİYETLER ARTIYOR

BTB BAŞKANI GÜNDÜZALP: MERALAR AZALDIKÇA MALİYETLER ARTIYOR

FAO’nun 2026’yı “Mera ve Çobanlar Yılı” ilan etmesini değerlendiren Gündüzalp, "Burdur’da son 50 yılda mera ve çayır alanı ortalama %90 oranında geriledi. Meralara önem verilmedikçe yemde dışa bağımlılık sürer ve bunun gıda fiyatlarına yansıması devam eder.” dedi.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO), meraların ve çobanların sürdürülebilir gıda üretimi, ekosistemlerin korunması ile iklim değişikliğinin azaltımı ve uyumundaki hayati rolüne dikkat çekmek amacıyla 2026 yılını “Mera ve Çobanlar Yılı” ilan etmesini değerlendiren Burdur Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Veteriner Hekim Ömer Faruk Gündüzalp, Türkiye’de son 50 yılda mera ve çayır alanlarının 22 milyon hektardan 13 milyon hektara, Burdur’da ise 99 bin hektardan %90 kayıpla 9 bin 430 hektara gerilediğini paylaştı. Çobanlığın ise büyük ölçüde göçmen işçilere kaldığını hatırlatan Gündüzalp, “Hayvancılığın iki temel ihtiyacı vardır: yem ve çoban. Meralarımız hızla yok oluyor, yemimiz ithal ediliyor, hayvanlarımız ise göçmenlere teslim ediliyor. Bu tablo uzun vadede milli bir kriz yaratacaktır..” dedi.

Mera ıslahı ulusal güvenliğinin bir parçasıdır

Hayvancılığın yoğun olduğu ve yem bitkisi ihtiyacının yüksek olduğu Burdur gibi illerde meraların üretimin sürdürülebilirliği açısından hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Gündüzalp, “Meralar, hayvancılığın en doğal ve en düşük maliyetli yem kaynağıdır. Bu nedenle mera varlığının korunması ve ıslah edilmesi sadece hayvancılık açısından değil, aynı zamanda ulusal gıda güvenliği açısından da stratejik bir konudur. Mera ıslahı ulusal gıda güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirilmediği sürece yemde dışa bağımlılığımız devam edecektir. Ülke olarak her yıl sadece hayvan yemi için ortalama 5 milyar dolarlık ithalat yapıyoruz; 2025 yılında ise bu rakam 5,7 milyar dolara yükselmiştir.” dedi.

Meraların ıslah edilerek verimli otlak alanlarına dönüştürülmesinin hayvancılık maliyetleri üzerinde doğrudan etkili olduğuna dikkat çeken Gündüzalp, “Mera ıslahı yapılmadıkça ve verimli otlak alanları oluşturulmadıkça hayvancılıkta girdi maliyetleri artmaya devam edecektir. Artan yem maliyetleri ise zincirleme şekilde üretim maliyetlerine, oradan da gıda fiyatlarına yansımakta ve tüketiciyi doğrudan etkilemektedir.” ifadelerini kullandı.

Meraların sadece hayvanların beslenme alanı olmadığını, aynı zamanda biyolojik çeşitliliğin korunması, toprak sağlığının sürdürülmesi ve kırsal ekonominin devamlılığı açısından hayati öneme sahip ekosistemler olduğunu vurgulayan Başkan Gündüzalp, “Resmi verilere göre Türkiye’de son 50 yılda mera ve çayır alanları 22 milyon hektardan 13 milyon hektara, Burdur’da ise 99 bin hektar olan mera alanı 9 bin 430 hektara geriledi. Ayrıca hem ülkemizde hem de ilimizde meraların ortalama yüzde 12’si yeterli ve kaliteli yem üretebilecek durumda. Kalan yüzde 88’lik alanda otlayan hayvanlar ise ihtiyaç duydukları verimi alamıyor. Ayrıca moloz atıkları başta olmak üzere çöplük gibi kullanılan meraların ne yazık ki ilimizde de olduğunu duyuyoruz. Son yıllarda Tarım ve Orman Bakanlığımız ile il müdürlüklerimiz tarafından mera ve çayır alanlarında ıslah çalışmaları yürütülüyor olsa da mevcut çalışmalar ne yazık ki henüz yeterli seviyeye ulaşmış değil.” dedi.

Küçükbaş hayvancılığa destek sürmeli

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kırsalda üretimi güçlendirmek, aile işletmelerini büyütmek ve meraya dayalı üretimi daha kârlı hale getirmek amacıyla geçtiğimiz ay açıklanan “Kırsalda Bereket Küçükbaş Hayvancılığa Destek Projesi”nin önemine dikkat çeken Burdur Ticaret Borsası Başkanı Ömer Faruk Gündüzalp, “Sürdürülebilir hayvancılık uygulamalarının geliştirilmesi açısından Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ın açıkladığı projeyi önemsiyoruz. Teke Yöresinin kültür başkenti Burdur’un bu projeden en çok faydalanan şehirlerden biri olmasını temenni ediyoruz. Meraların korunması, kırsal yaşamın güçlendirilmesi ve hayvancılık sektörünün sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması için bütüncül politikaların hayata geçirilmesini bekliyor, meraların kırsal ekonominin ve doğal ekosistemlerin temel dayanaklarından biri olarak geleceğin tarım politikalarında önemli bir yer tutacağına inanıyoruz.” dedi.

Çobanlığın, insanlık tarihinin en köklü mesleklerinden birisi olmasına rağmen kırsalda azalan ve yaşlanan nüfus, çobanlık mesleğinin toplumda küçümsenmesi gibi sebeplerle göçmenlerin kontrolüne geçtiğini belirten Gündüzalp, küçükbaş hayvancılıkta en temel ihtiyaçlarının çoban ve mera alanları olduğunu vurgulayarak, “Bu iki ihtiyacın karşılanamadığı sürece çobanlık mesleği göçmenlerin kontrolünde devam etmek zorunda kalacak ve bu durum uzun vadede kaçınılmaz sorunlar doğuracaktır.” diyerek, uyarılarını paylaştı.

BTB BÜLTEN