Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Burdur Radyosunun konuğu oldu. Burdur Radyo–TV A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Radyocu-Gazeteci Serkan Şimşek’in hazırlayıp sunduğu ‘Burdur’da Gündem’ programının konuğu olan Başkan Ercengiz; ilimiz gündemindeki içme suyu, Cumhuriyet Meydanı projesi ile ‘Ata Tohumu Ata Toprağı ile Buluşuyor’ projelerini değerlendirdi. Önceki gün öğle saatlerinde canlı olarak yayınlanan programda ilk olarak Şimşek’in suyla ilgili sorusunu yanıtlayan Başkan Ercengiz; şu iddialarda bulundu; “Maalesef küresel iklim krizinin en çok etkileneceği bölgelerden birisinin bilim adamlarının bize 10 yıl önce işaret ettiği bölgelerden birinde yaşıyoruz. Biz Devlet Su işleri ile 2016 yılında projelendirmeye başladığımız içme suyu isale yenilemesi, yeni yapılacak depolar ve sondaj yenileme çalışmalarında Burdur’un belki de içme suyu havzasında bu kadar çabuk suyunu kaybedeceğini, içme suyunun bu kadar büyük oranda ihtiyaç olacağını Devlet Su İşleri tarafından da öngörülemediğini bugün görüyoruz. Çünkü kimse öngöremedi. Zira Devlet Su İşleri bölgede çalışmalarını bitirdikten sonra saniyede 350 litre içme suyumuzun Gökpınar’dan, İnsuyu’ndan bizlere kavuşturulacağını ve bu suyunda sadece niteliğinin sertlik açısından uygun olmadığını, bunu da arıtma yumuşatma tesisiyle örtülü altındaki bölgede yumuşatılarak Burdur halkına verileceğini bizlere söylemiş ve projelendirmesine de bunun üzerine yapmıştı. Bizde halkımıza bu anlamda müjdesini verdik. Tabii burada tırnak içerisinde bir şeyi vermek istiyorum. Siyasiler bu işi sahiplenirken, bedelinin de bir şekilde Burdur halkı tarafından ödenmediğini ya da ödenmeyeceğini, Burdur’a sanki bir hibe projeymiş gibi aktarımın yapıldığını ve bunun da doğru olmadığını ben bir kere daha ifade etmek isterim. DSİ tarafından projenin 2021 yılı ilk taksitini ödedik”

“İL ÖZEL İDARE BİNASININ DA YIKILARAK BİN 850 METREKARELİK ALANIN DAHA BURDUR MEYDANINA DAHİL EDİLMESİNİ İSTERDİK”

Serkan Şimşek’in ‘Cumhuriyet Meydanı Projesi’ üzerine sorusunu da yanıtlayan Başkan Ercengiz; “Bizden önceki başkanlarımızın da hayali olan Burdur’a yakışan Kent Meydanı projesiydi. Tamamen iyi niyetle, halkımıza sorarak yani nasıl yapılır? Nasıl edilir? Tabi Burdur’da siyaset kurumu aslında bende dahil birleri kalkıp savunmaya geçip bir sataşma ortamına sokmaması için yani siyaset kurumları üzerlerine düşen görevleri yapmalı. Üzerine düşen görevler bittikten sonra kenara çekilip katkı vermeli. Yani her şeyi yönetmeye çalışmamalı. Bu anlamla biz halkın hakemliğine halkın referandumuna başvurarak bir meydan projesini sorduk. İl Özel İdaresi’nin dahil olup olmaması konusu ayrı bir polemik konusu yapıldı. Ancak Mülkiyetinin bizde olmadığı bir bina ya da arazi için tasarruf kullanma hakkımız yok. Biz, gönlümüzden geçen, İl Özel İdare binasının da yıkılarak bin 850 metrekarelik alanın daha Burdur meydanına dahil edilmesini isterdik.  Hala da isteriz” açıklamasında bulundu.

“…..13 MİLYON PARA HARCANILDI”

Başkan Ercengiz; “Yeni Otogar ve Bedesten Çarşısı tamir ve tadilatlara ne kadar para harcandı?” Sorusuna; “O günün bedelleri ile yaklaşık 13 milyon para harcanıldı. Biz o tadilat kadar parayla Kültür Merkezini yapabilirdik” yanıtını verdi.

“ATA TOHUMU, ATA TOPRAĞI İLE BULUŞUYOR PROJESİ”Nİ ANLATTI

Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz,  bir süre önce Burdur kamuoyuna tanıtımı yapılan ‘Ata tohumu, ata toprağı ile buluşuyor’ projesini anlattı. Başkan Ercengiz; “Şimdi Söyle Tunç Başkanımızı (İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer) Burdur’a davet ettim. 2014 yılında başlayan bir dostluğumuz var. Hakikaten vatanperver. Milliyetçi, Türk insanını ve Türk toprağını, Türk Cumhuriyetini seven, düşünen, bunun için çaba sarf eden önemli bir belediye başkanımız.  Burdur ziyaretinde de tabii her şeyi konuşurken,  Burdur’un genel geçim kaynağını, Burdur’un genel durumunu, bunları da oturduk konuştuk.   Tarım ve hayvancılığın önemli geçim kaynağı olduğunu ancak,  sadece Burdur’da değil tüm Türkiye’de her geçen gün sürdürülemez bir noktaya doğru gittiğini gözlemleyen birileri olarak bizler acaba Türk toprağı ve Türk tarımı için, Türk çiftçisi hayvan yetiştiricisi için, hayvancılıkla uğraşan yurttaşımız için ne yapılabilir? Diye aslında bizler zaman zaman masaya yatırırken bunu sadece bir düşünce değil, eyleme dönüştürmek, toprağa ve tohuma dönüştürmek gibi bir fikrimiz oluştu zaten bunun kısmen belli başlıklar altında İzmir Büyükşehir Belediyesi yapıyordu ama bu tamamen farklı bir projeydi. Kendi alanı dışında çünkü içme suyu havzamızda sulu tarımın çok can yakıcı olduğunu, önümüzdeki süreçte suyla ilgili sıkıntıların sadece içme suyuna olan ulaşım zorluğu değil, bir anda bölgede tarım ve hayvancılığı bitirebileceğini konuma geleceğinin kaygısını taşıyarak biz vatandaşımızı sulu tarımdan kendi gönlü ile -Bunun altını çiziyorum- Buradan da bir takım spekülasyonlar yapılmaya çalışılıyor. Başkan Mısır ekimini yasaklatacakmış, şu… bu.. değil. Biz alternatif oluşturarak vatandaşın mısırdan daha rantabl, daha verimli az masrafla daha çok kazanç elde edebildiği ürün desenini oluşturabilmek üzere çalışmalarımızı yaptık. Bir taraftan da dışa bağımlılığımızı azaltmak, dışa bağımlılıktaki kaynak aktarımlarını yani ithalata ödediğimiz parayı Türk Çiftçisine Türk tarımı ile uğraşan vatandaşımıza ödeyerek kaynakların içeride kalmasını, döviz arz talep dengesindeki bozukluğa bağlı olarak TL’nin her gün değer kaybetmesinin bir nebze önüne geçilebilmesi için çiftçimizim üretimde kalmasını planlayan bir projeydi. Ata tohumu dedik” dedi. Bölgemizde uygun olduğu için de Karakılçık buğdayının tercih edildiğini anlattı. 

Haber Merkezi