ADD BURDUR ŞUBESİ BİRLİK VE DAYANIŞMA PROGRAMI DÜZENLEDİ
Atatürkçü Düşünde Derneği (ADD) Burdur Şubesi 9 Mayıs 2026 Cumartesi günü Burdur Belediyesi İstasyon Parkta saat 10.00’da kahvaltılı ‘Birlik ve Dayanışma Programı’ düzenledi. CHP Burdur Milletvekili İzzet Akbulut, Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, CHP il Başkanı Barış Ayten, Yeşilova Belediye Başkanı Okan Kurd, İl Genel Meclisi Başkanı Semih Çelikkaya ve ADD Burdur Şubesi üyelerinin katıldığı programın açılış konuşması ADD Burdur Şubesi Başkanı Ümran Minas yaptı.
Başkan Minas konuşmasında şunları kaydetti: “Konuşmama başlamadan önce, geçtiğimiz günlerde Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da yaşanan ve hepimizi derinden sarsan acı olaylara değinmek istiyorum. Okullarda gerçekleşen saldırılar sonucu hayatını kaybeden evlatlarımızın acısı hâlâ yüreğimizde tazeliğini koruyor. Bu elim olaylar nedeniyle kahvaltı programımızı ertelemiş, acıyı yüreğimizde hissederek bir süre beklemeyi uygun görmüştük.
Bugün burada yeniden bir araya gelmiş olsak da, kaybettigimiz o masum canları unutmamız mümkün değildir. Onları saygıyla anıyor, ailelerine ve tüm milletimize bir kez daha başsağlığı diliyoruz. Bu acı bize bir kez daha göstermiştir ki; çocuklarımızın güvenliği, eğitimi ve geleceği her şeyden önce gelmelidir.” dedi.
Başkan Minas açıklamasının devamında; “Derneğimizce her yıl çocuklarımızın eğitimine bir nebze de olsa katkıda bulunabilmek amacıyla düzenlediğimiz kahvaltı programımızın dördüncüsünde yine sizlerle birlikte olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Birlikte olmanın, dayanışmanın ve paylaşmanın gücüne her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bir dönemden geçiyoruz. Ne yazık ki her yıl bu kürsüye çıktığımda umut dolu cümleler kurmak isterken, ülkemizin içinde bulunduğu tablo bizleri kaygılandıran başlıkları da paylaşma sorumluluğunu beraberinde getiriyor. Dört yıldır farklı gündemlerle ama benzer duygularla buluşuyoruz. Bir yıl pandemi sonrası yaralarımızı konuşmuştuk. Bir yıl hayat pahalılığını, geçim sıkıntısını dile getirmiştik. Geçtiğimiz yıl hukukun üstünlüğü ve toplumsal sorunlara dikkat çekmiştik. Bu yıl ise maalesef hem hukuksuzlukların hem de toplumsal adaletsizliklerin derinleştiği bir tabloyla karşı karşıyayız. Bugün ülkemizde hukuk güvenliğinin zedelenmesi, adalet duygusunun yara alması hepimizi derinden endişelendirmektedir.
Yargının bağımsızlığına yönelik tartışmalar, ifade özgürlüğüne getirilen sınırlamalar, eleştirenin susturulmaya çalışıldığı bir ortam bizlere yakışmamaktadır. Cumhuriyetin temel dayanağı olan hukuk devleti ilkesinden uzaklaşılması, toplumun her kesiminde güvensizlik yaratmaktadır.
Ekonomik zorluklar artarken eğitimde fırsat eşitsizliği büyümekte, gençlerimiz gelecek kaygısıyla umutsuzluğa itilmektedir. Kadınların sosyal ve ekonomik hayattaki yerinin geriye götürülmeye çalışılması, kadın cinayetlerinin durdurulamaması hepimizin vicdanını yaralamaktadır. Çocuklarımızın güvenliğini sağlayamadığımız, onları nitelikli eğitimle buluşturamadığımız bir düzen kabul edilemez.
Tam da bu noktada, bizlere yol gösteren en güçlü ışık Mustafa Kemal Atatürk'ün ilke ve devrimleridir. Laiklik, hukukun üstünlüğü, kadın-erkek eşitliği, çağdaş eğitim, üretime dayalı kalkınma ve tam bağımsızlık; Cumhuriyetimizin temel taşlarıdır. Bu devrimler yalnızca geçmişin kazanımları değil, aynı zamanda bugünümüzü ve yarınımızı aydınlatan pusuladır.
Kadınların seçme ve seçilme hakkını kazandığı, eğitimin bilimsel temellere oturtulduğu, yurttaşlık bilincinin yükseltildiği bir Cumhuriyet; Atatürk devrimlerinin eseridir. Bugün yaşadığımız sorunların çözümü de yine bu devrimlerin ruhuna sahip çıkmaktan geçmektedir. Çünkü biliyoruz ki akıl ve bilimden uzaklaşmak, liyakati yok saymak, kurumları zayıflatmak toplumu geriye götürür.
Cumhuriyet kadını olarak; kadının yok sayılmasına, gençlerin umutsuzluğa itilmesine, hukukun üstünlüğünün zedelenmesine vicdanım el vermiyor. Her gün yeni bir adaletsizlik haberi duymaya, her gün yeni bir mağduriyetle karşılaşmaya gönlümüz razı olmuyor.
Bu nedenle bizlere düşen görev; yılmadan, yorulmadan, umudu büyütmektir. 1923 ruhunu yeniden hatırlamak, birlik olmak ve Atatürk'ün gösterdiği çağdaş uygarlık yolunda yürümeye devam etmektir.” sözlerine yer verdi.
Halil İbrahim Kara
.jpeg)








