banner73

01 Ekim 2020 Perşembe

TL MEVDUATTA VE DÖVİZ ALIMINDA VERGİLER İNDİRİLDİ

İNANDI VE BAŞARDILAR!

Burdur Ercan Akın Fen Lisesi öğrencileri Mihriban Şahin ve Ece Hız, hayallerine ulaşmanın sevincini yaşıyor.

04 Ağustos 2020 Salı 12:05
İNANDI VE BAŞARDILAR!

Geçtiğimiz hafta açıklanan AYT sonuçlarına göre; Ercan Akın Fen Lisesi öğrencilerinden Ece Hız, eşit ağırlık alanında AYT Türkiye 346.sı, Mihriban Şahin ise, sayısal alanda TYT Türkiye 45.si ve AYT Türkiye 788.si oldu. Başarılarıyla Burdur’un gururu olan öğrenciler, hedeflerini henüz liseye başlamadan belirlediklerini ve buna yönelik çalıştıklarını belirttiler. Çağdaş Burdur Gazetesi’ne konuşan Mihriban Şahin ve Ece Hız, sınava hazırlanırken düzenli çalışmanın ve son yıla ders yükü bırakmamanın önemli olduğuna değinerek eksik kalan konular konusunda ise endişe etmemek gerektiğini, programlı çalışma ile başarının elde edilebildiğini vurguladılar.

“İLK BİN’DE İKİ ÖĞRENCİMİZ VAR”

Okul olarak büyük bir sevinç yaşadıklarını belirten Burdur Ercan Akın Fen Lisesi Müdürü Ahmet Akıncı, gazetemiz muhabirine yaptığı açıklamada; “İlk binin içerisinde iki öğrencimiz var. Mihriban Şahin sayısal alanda,  AYT 788.si ve aynı zamanda da Burdur birincisi. Tyt ise 45. oldu. Diğer öğrencimiz Ece Hız ise eşit ağırlık alanında AYT 346.sı. Mihriban Şahinin tıp, Ece Hız’ın ise Boğaziçi işletme tercih edeceğini biliyorum” dedi. ÖSYM tarafından resmi verilerin henüz paylaşılmadığını belirten Akıncı, “Bizim elimizde henüz resmi veriler yok. Tamamen öğrencilerden aldığımız dönütler var. Önümüzdeki hafta ÖSYM tarafından başarı sıraları verilecek. İlk 10 binde, 20 binde öğrencilerimiz var. İlk 20 bindekiler tıp fakültelerine ve iyi mühendisliklere yerleşebilirler. 30 bine kadar olanlar da diş hekimliği ve eczacılık fakültelerine gidebilirler” dedi.

RUTİNİN DIŞINDA YAPILAN ÇALIŞMALAR VAR

Sınavda elde edilen başarıda okul olarak gösterilen çabaların ve gerçekleştirilen projelerin etkili olduğuna değinen Akıncı, “Biz her yıl Temmuz ayının en geç 2. Haftasında yaz destekleme kurslarına başlıyoruz. En az 6 hafta süren destekleme kurslarımız olur. Bu arada pansiyonlu bir okuluz öğrencilerimizin bir kısmı da pansiyonda kalıyorlar. Yaz döneminde pansiyonu da açıyoruz biz. Hiçbir ücret talep etmeden öğrencilerimiz pansiyonda barınıyorlar ve yaz kurslarına katılıyorlar. Devamında okullar açıldıktan sonra, yine destekleme kurslarımız başlıyor. Güzel yaptığımız şeylerden bir tanesi olarak şunu belirtelim ki, bu okulda her hafta Cuma günleri rutin deneme sınavı olur. Onları hazırlıyoruz. Birçok okulda olmayan, çok ender okullarda olan zümre odalarımız var. Yani her branşın bir odası oluyor. Öğrencilerimiz birden fazla sorularını zümre odalarında öğretmenleriyle birebir görüşerek sorarlar. Gene teneffüslerde öğlen aralarında bir tane sorusu varsa öğrencimizin, koridorlardaki kokteyl masalarında öğretmenleri bir taraftan çayını yudumlarken bir taraftan öğrencilerin sorularını çözerler. Bunlar diğer okullardan farklı olarak rutinin dışında yapılan, bakanlığın da iyi örneklerinden olan çalışmalarımızdır. Sınavlara bunlarla hazırlanıyoruz. Bir de çevremizdeki illerdeki iyi okulların okul müdürleriyle sürekli iletişim halindeyim. Onlarla beraber ortak denemelerimiz olur. Evet, biz Burdur içinde iyiyiz ama çevre illerdeki fen lisesi öğrencileriyle nasılız? Bunu da kıyaslamak adına beraber ortak girdiğimiz denemelerimiz olur. Akademik başarıyı artırmak adına yaptığımız şeyler için bunlar sayılabilir.

“RAKİP DEĞİL REFİĞİZ”

BİGEP kapsamında İlk defa bu yıl eğitim koçluğu sistemini uyguladık. Yani her bir öğretmenimizle 5’er öğrenci eşleştirildi. 1 öğretmenimiz bu 5 öğrencinin sınav sonuçlarıyla ilgileniyor, onların moral motivasyonuyla ilgileniyor. Ama bütün bunların dışında benim bakanlığın çalıştayında sunumunu yaptığım bir projemiz var okulumuzda; “rakip değil refiğiz”. Projenin içeriği şu, bizler 9. Sınıf öğrencilerini 11. Sınıf öğrencileriyle eşleştirdik. Biz, 9. sınıf öğrencisini 11. sınıf öğrencisiyle abi kardeş, abla kardeş yaptık. 10. sınıf öğrencisini de 12. sınıf öğrencisiyle eşleştirdik. Dedik ki, bu gönüllülük esasına bağlı olan projede, alt sınıfındaki bir öğrencinin hem derslerle ve okulla ilgili soruları varsa ona yardımcı olunsun hem de başka sosyal anlamda sorunları varsa ona yardımcı olunsun. Projemize öğrencilerimizin neredeyse tamamı istekli oldular. Bunun şöyle bir yararı oldu; 9. sınıf öğrencisi ile eşleştirilen, bir sonraki yıl sınava girecek olan 11. sınıf öğrencisi, 9. Ve 10. sınıf konularını kapsayan TYT’nin konularını hem yeniden pekiştirmiş oluyor hem de varsa eksiklerini tamamlıyor. Biz, o eğitim koçu öğrencilerimize dedik ki; ‘arkadaşının sorusunu çözeceksin, çözemiyorsan sen de bilmiyorsun onu, hemen bir başka arkadaşını bulacaksın ve hem kendin öğreneceksin hem ona öğreteceksin.’ İnşallah önümüzdeki yıl bunu daha da güçlendirerek devam edeceğiz. Akademik başarı anlamında böyle bir katkısı vardı bu projenin. Bin güzel tarafı da bu projenin, köklü okullarda olan, okul kültürünü gerçekleştirme amacını taşımasıdır. Öğrenciler, abi kardeş abla kardeş gibi olarak bir okul kültürü oluşturuyor. Biz bunu da gerçekleştirmek istedik aslında. Yani, çocuklarımızın birbirine olan bağlılıkları, okula olan aidiyetleri artsın diye o anlamda bu da güzel oldu.” Açıklaması yaptı.

 “FEN LİSESİ ÖĞRENCİSİ, TERCİH KONUSUNDA MÜTEVAZİ DEĞİLDİR”

Okul olarak temeldeki hedeflerinin, yerleştirme oranlarını artırmak olduğunu vurgulayan Akıncı, “Türkiye genelindeki fen liselerinde yerleştirme oranları %50dir. Çünkü, fen lisesi öğrencisi tercih konusunda mütevazi değildir. Yani, ‘başarı sıram nereye yetiyorsa oraya gideyim’ demez, nokta tercih yapar. Dolayısıyla hedeflediği üniversite ya da bölüm olmadıysa tercih yapmaz ve bir sonraki yıla kalır. Yerleştirme anlamında biz Türkiye ortalamasının çok üzerindeyiz. Tabiî ki her yıl yerleştirme oranımızı artırmak gibi bir hedefimiz var.” Dedi.

“ÖNCELİK PUAN”

Öncelik puan. Puan elimizde olsun ondan sonra mesleği seçmek kolaylaşıyor. Fen Lisesi olarak biz, sayısal ağırlıklı olan bir okuluz. Ama bunun yanında bu okulun öğrencileri isterlerse TM’den de sınava girdiklerinde başarılı olurlar. Yani Hukuk, İşletme, Kamu Yönetimi ya da Uluslararası İlişkilere de girebilirler. Ama daha çok bizim öğrencilerimizin yöneldikleri alanlar, sağlık bilimleri dediğimiz Tıp, Diş Hekimliği, Eczacılık veya Mühendislik alanları gibi bölümler oluyor. Sadece mesleklerini, gidecekleri bölümleri önceden hedefleme konusunda yüzde yüz bunu yakalıyoruz diyemeyiz. Yani bu oran %40’lardadır en fazla. Daha çok 12. sınıfa geldiklerinde meslek seçimleri başlıyor artık. Yani 9. sınıftaki bir öğrenci, ‘evet ben tıp okuyacağım’ derken 12. sınıfa geldiğinde mühendislik alanını tercih edebiliyor. Burdur’da AYT derecelerini alan bu iki öğrencimiz, Mihriban ve Ece de bu %40’ın içindeler.

“BURADA OKUL İKLİMİNİN OLDUĞUNU GÖRÜRSÜNÜZ”

13 mart’tan sonraki pandemi süreciyle birlikte öğrencileriyle iletişimi kesmemek adına Zoom programı üzerinden ve diğer uzaktan eğitim sistemleri üzerinden öğrencilerle tekrar iletişime geçtiklerini belirten Akıncı, öğrencilerin sorularının çözümünün öğretmenler tarafından gerçekleştirildiğini, derslerin tamamlandığını ve öğrencilerin evlerinde deneme sınavlarını çözmeleri adına deneme sınav kitapçıklarının öğrencilerin evlerine ellerine teslim edildiğini vurguladı. Akıncı ayrıca; “Bu bölgede bakanlığımızın da en son güzel bir çalışmasıyla proje okulları olduk. Proje okulları olmanın şöyle güzel bir tarafı var. Öğretmen seçimi konusunda bir anlamda seçenek sundu bakanlık bizlere. Yani öğretmenler başvuru yaparlar, başvuru yapan öğretmenlerin içerisinde eğitimi ve performansıyla genel kabul görmüş olan öğretmenimizi seçme şansımız var. Böyle güzel bir tarafı var. Peyder pey ihtiyaç oldukça alıyoruz öğretmenlerimizi. Gene öğretmenlerimiz gerçekten alanlarında yeterliliği yüksek olan arkadaşlarımız. Ki birçoğunun yayınevlerinde kitapları var. Şu dönemde yeni nesil soru dediğimiz soruları yazmak öyle kolay şey değil. Nitelikli bir öğretmen kadromuz olduğunu söyleyebilirim. Her şey den önce eğitim kenti Burdur. Yani bizi öne çıkaran şey eğitime duyarlı bir veli topluluğumuz var. Bunun başarıda mutlak bir etkisi katkısı var. Yine öğrencilerimiz seçilerek gelmiş öğrenciler, bu okula girdiğinizde okul ikliminin olduğunu görürsünüz.  Koşuşturan, birbiriyle yüksek sesle konuşan, kavga eden, kapıları çarpan öğrenciler göremezsiniz. Çocukların ağırlığını hissedersiniz burada. Yaşlarının üzerinde bir olgunluğa sahiptir bizim öğrencilerimiz. Yani şanslıyız biz bu konuda.” Dedi.

“KONULARI KENDİ SENELERİNDE ÇALIŞTIM”

Hedefini henüz ilkokuldayken belilediğini vurgulayan, AYT Burdur 1.si Mihriban Şahin, yaşadığı mutluluğu gazetemiz muhabiri ile paylaştı. Şahin; “Hedefimiz ilkokulda belirlemiştim. Küçüklüğümden beri isteğim doktor olmaktı. Tabi Fen Lisesine geldikten sonra, daha iyi oturdu bu hedef. Tıp kazanmayı 9. Sınıftan beri istiyordum. Sınav soruları 9. sınıftan itibaren tüm konulardan çıktığı için. 9. sınıftan itibaren çalışmaya başladım. Hani biraz da onun etkisi oluyor şuan ki başarımda. 9’un konularını 9’da, diğer sınıfların konularını da kendi senelerinde hallettim. Okul günlerinde, teneffüslerde arkadaşlarımızla soru çözüyor tartışıyorduk. Daha sonra öğle aralarında da bazen yemeğimi yedikten sonra kütüphaneye gittiğim oluyordu. Okul kütüphanemiz de buna çok uygun. Eve gittikten sonra da bir iki saat dinlenmenin ardından 12.00’ye kadar bir çalışma sürecim oluyordu. Uyku saatlerimi ama aksatmıyordum 12.00 ile 07.00 arasında uyuyordum.” Dedi.

“OKULUN BANA KATTIKLARI YETERLİ OLDU”

Hiçbir ek eğitim desteği almadan, okulun kendisine kattıklarıyla bu başarıyı elde ettiğini vurgulayan Şahin, “Çapa Tıp düşünüyorum şuan ama diğer üniversiteleri de biraz araştıracağım. Sınav sonucumu görünce baya mutlu oldum. Sonuçta baya emek vererek kazanıyoruz. O emeğin karşılığını alabilmek aslında mutlu ediyor sınav sonucundan çok. Emeğim boşa gitmedi hissi güzel bir his. Gayet mutluyum şuanda da. Sınava hazırlanmakta olan arkadaşlarıma tavsiyelerim, kendilerini sıkmadan, 12. sınıfa çok fazla konu bırakmadan çok güzel başarılar elde edilebilirler. Liseye girdiklerinden itibaren bunun bilincinde olduklarında 12’ye fazla bir yük bırakmayayım bilincinde olduklarında daha başarılı olurlar. Sınav konularını kendi senelerinde bitirsinler. Dershane, özel ders vs. şuanda popülariteden kaynaklanan bir şey. Yani mesela sınav senesine geçen öğrenciler biraz ön yargılı oluyorlar. Özel ders almadan yapabilir miyim acaba herkes alıyor ben yapamam gibi. Ben, o ön yargıya girmedim. Zaten okulumuz da bunun için yeterliydi. Hocalarımız ve idarecilerimiz olsun çok iyilerdi ve her zaman desteklediler, moral motivasyon açısından. Okulun bana kattıkları gayet yeterli oldu. Ek destek almadan da böyle başarılı bir sonuç elde edilebiliyor. Sınav başarısını getiren şey biraz da aslında moral motivasyon oluyor. Moralin olmadıkça ders de çalışamazsın. Aile ortamlarımız da gayet iyiydi. Okul ortamımız desteklenmelerimiz gayet güzeldi.” Açıklaması yaptı.

“KARARIMI VERMİŞTİM”

Hedefini henüz Ortaokuldayken belirlediğini vurgulayan AYT Türkiye 346.sı Ece Hız, sevincini gazetemiz muhabiriyle paylaştı. Hız; “Hedefimi 8. sınıf sonunda TEOG zamanlarında belirlemiştim. O anda üniversite olarak Koç yahut Boğaziçi, bölüm olarak da İktisat ya da İşletme’yi belirlemiştim. Ama 9’un başında Boğaziçi İşletme olarak kararımı vermiştim. Şuanda ya Boğaziçi İşletme ya da Boğaziçi Ekonomi yazmak istiyorum. Çünkü ikisinin de artıları ve eksileri var. Ben de tercih dönemlerine kadar ikisi arasında seçim yapmaya çalışacağım.

“EŞİT AĞIRLIKÇI OLARAK FEN LİSESİNDE HAZIRLANMAK ZORDU”

Bir eşit ağırlık öğrencisi olarak Fen Lisesi’nde sınava hazırlanmanın güçlüklerine değinen Hız, “Sınava hazırlanmak aslında benim için zor oldu. Çünkü Fen Lisesi’nde bir eşit ağırlıkçı olarak çok da yardım edici özellikler yok. Çünkü, Fizik sınavına da çalışmak zorunda kaldım Kimya sınavına da çalışmak zorunda kaldım. Tabi hocalarım yardımcı oldular, derslerin püf noktalarını gösterdiler ama eşit ağırlıkçı olarak Fen Lisesinde hazırlanmak zordu. Çünkü bir sürü konu var Tarih’te ve Edebiyat’ta ve derslerimiz de buna yönelik değildi. Durum böyle olunca gözüm korktu biraz ama o kadar da korkacak bir şey yokmuş. İsteyince oluyor. Fen Lisesini tercih ettim çünkü Burdur’da okumak durumundaydım, annem lise döneminde uzağa gitmemi istemiyordu. Fen Lisesi’ne en yakın lise bile Burdur’da Fen Lisesi’nin bayağı altında kalıyordu. Annem de puanımın boşa gitmemesi içi,  ‘Nasılsa 9 ve 10. sınıfta Fizik ve Kimya almak zorundasın, 11 ve 12’de de bir şekilde kendin halledersin, takviye ederiz.’ Dedi ve o şekilde burada okudum. Sınav sonucumu gördüğüm zaman annem benden daha fazla heyecanlandı. Ben çok mutlu oldum tabi ama nasıl anlatayım bir huzur çöktü içime. Sınavdan çıktıktan sonra, bir ara umutsuzlaşmıştım ve benim Fen Lisesi’nde ne işim var, sınavım kötü geçti zaten diye kendimi sindirmeye başlamıştım.  Ondan sonra sınav sonucumu görünce yok artık falan dedim. Mutlu oldum tabi. Çünkü ilk 500’e girmeyi çok istiyordum. Çünkü istediğim okula girebilmek için ilk 500’e girmem gerekiyordu.” Açıklaması yaptı.

“KESİNLİKLE GÖZLERİ KORKMASIN”

Üniversite sınavına hazırlanmakta olan arkadaşlarına önerilerde bulunan Hız; “Sınava hazırlanmakta olan arkadaşlarımın kesinlikle gözleri korkmasın. Yani mesela şuan 11. sınıf olan biri için bile konu eksiği varsa zaten çok rahat hallolabiliyor. Çünkü ben 12’ye başladığımda ne Tarih ne de Edebiyat dersim vardı. Bunun aynısı sayısalcılar için de geçerli, kesinlikle gözleri korkmasın! Sonuçta insanız ve her şeyi başarabiliriz!” Dedi.

“AİLEM BENİ HİÇBİR ZAMAN ZORLAMADI”

Baskıcı bir ailesi olmadığı için şanslı hissettiğini belirten Hız; “Ailem beni hiçbir zaman zorlamadı. Çünkü Fen Lisesi’nde okuyan biri için hedef genellikle Tıp ya da Mühendisliktir. Ama benim ailem her zaman, ‘Ne olmak istiyorsan onu ol’ dedi. Sınavım kötü geçtiğinde, ben ağlamak istediğimde bile ‘ucunda ölüm’ yok tarzı şeyler söylediler. Bize motivasyon verdiler her zaman. Aile konusunda, baskıcı bir ailede bulunmamak benim için gerçekten çok çok büyük bir yardımcı idi” dedi.


MİNE KAYA

 

ÇAĞDAŞ BURDUR GAZETESİ

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    Arsiv


    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    ARŞİV