18 Aralık 2017 Pazartesi

İşte Et İthalatının Reçetesi: “YERLİ ÜRETİCİ, YERLİ ÜRETİM VE VERİMLİLİK”

‘UCUZ MAZOT VERİN ARTIK!’

-Burdur Radyosuna konuşan Burdur Ticaret Borsası Başkanı Yılmaz Başar, “Ro ro gemilerine verdiğiniz ucuz mazotun aynısını istiyoruz, aynı fiyattan, çiftçiye niye vermiyorsunuz, üreticiye de ucuz mazot verin artık” dedi.

25 Kasım 2017 Cumartesi 10:36
‘UCUZ MAZOT VERİN ARTIK!’

Burdur Ticaret Borsası Başkanı Yılmaz Başar, Burdur Radyosunda gündemi konuştu.  Canlı yayınlanan radyo programında Başkan Başar, Hayvan Borsası, Sanal Düve Borsası, Süt üretiminde yaşanan sıkıntılar, Yem fiyatları ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği konularında düşüncelerini paylaştı.
HAYVAN BORSASI
Hayvan Borsasının, Burdur’da kurulmamasının bir handikap olduğunu vurgulayan BTB Başkanı Başar, “Hayvan Borsası da vardı stratejik planda ama kendin önde gelen kuruluşlarının bir araya gelerek, sadece Borsadan beklememesi gerekiyor, ortak bir konsorsiyum ve ortak bir akılla yapılması gerektiğini düşünüyorum. Hayvan Borsası, Borsaya geçmesinden önce belediyenin kontrolünde bir hayvan pazarı var biliyorsunuz, hayvan pazarı niteliğini yavaş yavaş kaybetti artık biliyorsunuz, Burdur’da her sene hayvan pazarı kapanıyor, bunların önüne geçebilmek için de hayvan borsasının bir yatırım ve önemli bir proje olduğunu düşünüyoruz. Onun için burada özellikle Burdur Belediyesi, Ticaret Borsası temel taşları sonra da diğer yetiştiriciler birliğinden tutun da Köy-Koop’a, Ziraat odasına uzanan bir perspektif gerekiyor veya bir ortak akıl gerekiyor. Ben umutlu olduğumu düşünüyorum. 2018’de bununla ilgili gelişmeler başlayacaktır” diye konuştu.

SANAL DÜVE BORSASI
Burdur Ticaret Borsasının önemli projelerinden biri olan Sanal Düve Borsasının, TOBB’a bağlı ABİGEM’de tamamlandığını ve kısa bir süre sonra hizmete açılacağını belirten Başkan Başar, Aslında baktığımızda çağımız teknoloji çağıdır, birçok insan artık web portallarından alışveriş yapıyor. Bununla ilgili biz göreve gelir gelmez böyle bir çalışma başlattık. Burdur’da bu yazılımla ilgili ilk adımları attık fakat çok başarılı olamadık, sonra bizim TOBB’un ABİGEM diye bir kuruluşu var, biz de oraya ortağız, Afyon’da şu anda, biz projemizi direk ABİGEM’e devrettik.  2016 yılı Temmuz ayında naif olaylar gerçekleşti, bir darbe kalkışması yaşandı, ondan sonra bu proje bir miktar askıya alındı yoksa tam teşekküllü çalışmaya başlayacaktı. Aslında çalışıyor mu bizim sistem, çalışıyor ama alışveriş imkanını sunamıyoruz özellikse borçlanmayı kredi kartı ile satış noktasında bir sıkıntımız olduğu için o kısmı halledemediğimiz için ABİGEM’e verdik, şimdi ABİGEM’den artık projeyi tamamlamasını bekliyoruz. Tamamladıktan sonra da Burdur’da hatta Türkiye’de ilk sanal düve borsası kazandırmış olacağız” dedi.

SÜT ÜRETİMİ
Burdur’da üretilen bin 200 ton günlük sütün Burdur’a katma değer sağlaması için yapılması gerekenleri dile getiren Başkan Başar, “Bin 200 ton süt, günlük üretimi olan Burdur’da yüzde 15, takriben 180-190 ton civarlarında Burdur’da üretilen bir süt mamulü var. Baktığımızda yüzde 15 çok düşük bir rakam şimdi öbür taraftan baktığımızda ulusal firmaları Burdur’a getirmek veya Burdur’daki üreticileri potansiyel anlamda yükseltebilmek şu anda mümkün değildir. Neden diye sorarsanız, büyük firmalar zaten belirli noktalarda fabrikalarını kurmuşlar, Burdur artık şu an için belki ikinci pozisyonda, içerideki yerel sütçülerimi yükseltebilmek için de sütün görüntüsünü iyi ayarlamak lazım. Biraz önce süt sanayicisi de zorda demiştim, sütü mamul hale getiriyor,  6 aya varan vadelerle satıyor, marketlere satıyor, bizim sıklıkla üstünde durduğumuz market yasası vardı şimdi hal böyle olunca Burdur’daki üreticim, bir süt firması açıp, Antalya pazarı diyoruz, oteller var, tamam söylem çok doğru ama bir de madalyonun öbür tarafı var, yani sütün bir vadesi var, yani süt ürünlerinin bir vadesi var. Sen üreticiden alıyorsun sütü 30-60 günde geriye ödemek zorundasın ama mamul yaptıktan sonra bu malın satımıyla ilgili 5-6 aya kadar varan vadeler var. Dolayısıyla zor bir sektör, dolayısıyla şu an için mümkün görünen bir durum değil, ben buradan pembe hayaller dağıtabilirim ama bizim asıl görevimiz gerçekleri ortaya koymaktır. Gerçekten orada sürdürülebilir bir durum olması gerekiyor. Şu an da büyük süt sanayicileri bile çok zordalar, ondan dolayı göreve geldiğim ilk günden beri market yasası diye konuşmamın sebebi budur çünkü ben sadece üreticinin değil aynı zamanda sanayicinin de yanındayım. Sanayici para kazansa üretici de para kazanacak, tüketici de daha ucuza temin edebilecek” diye konuştu.

BURDUR KENDİ YEMİNİ ÜRETEMEZ Mİ?
Sunucu Serkan Şimşek’in ‘Burdur düşük maliyetlerle kendi yemini üretemez mi?’ sorusunu yanıtlayan Başkan Başar, “Özellikle burada 200’e yakın bir kooperatifimiz var, bu kooperatiflerin kurulma amaçları tamamen kurulduğu bölgeye lokal hizmetler vermektir. Yani yem tedarikinden tutun, suyun satımına her şey kooperatifler ilgilenir. Muhtarlıkların bir nevi ekonomik anlamda lokomotifleridir. Baktığımızda kooperatiflerin çok fazla anlamda iş yaptığını düşünemeyiz, onların da belli temel sorunları var. Ekonomik anlamda sıkıntıları var ama örneklerimiz var tabi Büğdüz Köyü var, Büğdüz Köyü kendi yemini kendi yapmaya başladı ve şu anda 22 ton günlük süt üreten bir köyümüzdür ama  20 ton süte yaklaşık 10-12 bin çuval yem alırsınız ama bu Büğdüz’de 6 bin çuval yem alıyor, geri kalan yemleri daha ucuz hammaddeler tedarik ederek kooperatif başkanımız orada bir yem fabrikası gibi orada hizmet veriyor. Kooperatifler aslında buraya doğru yönlenmeleri lazım ama laf gelmişken, TKDK’ya öneride bulunmak istiyoruz. Madem böyle bir yem verip, kırıp karıştırmayla ilgili bir olaydan bahsediyoruz o zaman TKDK sadece kooperatiflere özel yem kırkma, karıştırma değirmenlerini destek kapsamına almalarını öneriyorum” dedi.

UCUZ MAZOT VERİN ARTIK!

Ucuz mazotun Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığıyla verilebileceğini anlatan Başkan Başar, “
Kooperatiflerinde belli sıkıntıları var şimdi bir de kendi işimizi kendimiz yapacağız noktasında yeri gelmişken, yarım olamadan hayvancılık olmaz, birbirine entegre etmemiz lazımdır ama tarımı nasıl yapıyoruz. Tarımla ilgili ciddi sıkıntılar var. Traktörsüz tarım olmuyor ama traktör de mazot olmadan çalışmıyor, o mazotu içine koyacaksınız ki ondan sonra traktörü çalıştırıp, tarlada çalışacaksınız, hasat yapacaksınız, benim son model 400-500 bin TL’lik bir arabam olduğunu düşünün, petrol ofisine yanaştığımda mazot aldığımda 5.04’ten mazotu ben alabiliyorum, benim keyfe keder anlamında gezip dolaşıyorum, keyif sürüyorum. Ama aynı pompaya çiftçi yanaşıyor, kapağı açıyor 5.04’ten o da mazot alıyor ve o gidiyor tarlasını ekiyor, hasadını kaldırıyor, hem geçimini sağlıyor hem de çocuklarının e kendinin sonraki hayatını sürdürüyor. Burada bir sıkıntı var. Biliyorsunuz ro ro gemilere ucuz mazot veriliyor, çiftçiye niye vermiyorsun asıl bu insan ülkemizde gıda için çalışacak, bu insanlar tarım ve hayvancılıkla uğraşan insanlar, bunlara da ucuz mazot verin artık” şeklinde konuştu. 

“SADECE ŞİKAYET EDERSEK BİR YERE VARAMAYIZ”

Üreticiye ucuz mazot verilmemesinin nedenlerini de anlatan Başkan Başar, “Şikayet etmekle, çözüm önerisi sunmasının arasında fark var, yeni sadece şikayet edersek bir yere varamayız. Şikayet edeceğiz ama çözüm önerilerimizi de dile getireceğiz. Ro ro gemilerine verdiğiniz ucuz mazotun aynısını istiyoruz, aynı fiyattan, ben size bir öneri sunayım, aslında çok kolay uygulanacak bir çözüm, Tarım ve Kredi Kooperatifleri var, ülke sathına yayılmış durumdadır, ilçeleri bırakır, köylerimizde bile Tarım Kredi Kooperatifleri var. Bu mazot Tarım Kredi Kooperatifleri üzerinden satacaksın. Daha önceki dönemlerde oldu, bu aslında çok rahat gidip her istasyona ucuz mazot koyarak ta iş uzatılabilir ama devletin kurumları var, bu kadar basit bir olay aslında yurt genelinde işte milyonlarca petrol istasyonlarında demesine gerek yok, verilecek tek yer tarım kredi kooperatiflerinin başka bir avantajı da üreticinin elinde şu anda para olmasa bile vadelendirebiliyorsunuz dolayısıyla bu tür imkanlar açılırsa emin olun Türkiye’de ne boş tarla kalır, ne de boş bir ahır kalır” ifadelerini kullandı.

TOPRAK REFORMU
Toprak Reformu çalışmalarının Burdur’da da devam ettiğini belirten Başkan Başar, “ Toprak reformu yapılıyor, Burdur’da da şu anda belli kısımlar bitti, belli kısımlara başlanacak. Toprak reformu iyi bir hamleydi, buradan tabi bizim görevimiz iyi yapılanı alkışlamak, kötü yapılanı eleştirmek zaten toprak reformu yapılan iyi bir işti. Kutluyorum” dedi.

KÜÇÜKBAŞ HAYVANCILIĞI
Et üretiminin azalmasındaki en büyük etkenlerden birinin küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinin neredeyse sona ermesi olduğunu savunan Başkan Başar, “Türkiye haricindeki devletlere baktığımızda özellikle gayrimüslim ülkelere baktığımızda et üretimini nasıl kapatıyorlar, domuz etiyle yani küçükbaşla, şimdi dinimiz gereği ülkemizde haram bir gıdadır ama bizim damak tadımıza uygun koyun ve keçimiz var. baktığımızda belli iller bu keçilerle anılır, mesela Burdur Teke Yöresinin Başkenti diyoruz, mesela Ankara Tiftik Keçisi, mesela Merinos Koyunu, aslında bu klişelerden kurtulmaya başladık. Türkiye, çok genç bir nüfusa sahip bir ülke, çok çalışkan bir ülke, yavaş yavaş tembelleşiyoruz, damak tadımız değişiyor ve yani baktığımızda ben Burdur’da üretilen Burdur Şiş’e bir gönderme yapmıştım. Makbul olan Burdur Şiş’in özellikle keçi etinden yapılmasıdır. Burdur Şiş, siz biliyorsunuz artık dana etiyle yapılıyor, aslında kendi değerlerimizi de kendimiz tükettik biraz, bunda devlet politikalarının etkileri var mıydı şüphesiz, neydi meralar, koyun ve keçi dendiği zaman meracılık akla gelir, bu hayvanlar doğanın bize bahşettiği ürünleri tüketerek, et ve süt veren mucize varlıklardır. Biz ne yaptık önce dağları kapattık, meraları ıslah edemedik, 10-15 yıldır benim üreticim asfaltta koyun ve keçi besledi. Aslında geriye doğru baktığımızda hem damak tadımızı değiştirmişler, hem bu işlerden çıkın üretmeyin deme noktasına gelmişler, yemin ederim meralar açıldı, reformlar yapılmaya başladı orada da en azından geç kalınmış ama yapılması gündemde şu anda, sevindirici bir haber ama ülkemizin de biraz koyun ve keçi yetiştiriciliğine yönelmesi gerekiyor, niye diye sorarsanız biraz daha hafif, aslında kuzu her lokantaya gittiğimizde kuzu eti, oğlak eti tarzında söylemler vardı ama şimdi baktığımızda sana eti var mı diye soruyoruz” açıklamasında bulundu.

Hayal GİRİŞİM

 

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.


    Arsiv
    Arsiv
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    ARŞİV