banner73

23 Şubat 2020 Pazar

SOBA ZEHİRLENMELERİNE DİKKAT!

SİPSİ SANATÇISI MEHMET BEDEL’E, YAŞAYAN İNSAN HAZİNELERİ ÖDÜLÜ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Burdurlu Sipsi Sanatçısı Mehmet Bedel’e, Yaşayan İnsan Hazineleri Ödülünü takdim etti.

13 Şubat 2020 Perşembe 10:16
SİPSİ SANATÇISI MEHMET BEDEL’E, YAŞAYAN İNSAN HAZİNELERİ ÖDÜLÜ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yaşayan İnsan Hazineleri Ödül Töreni’ne katıldı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin başında, Suriye rejimi tarafından dün gerçekleştirilen saldırıda şehit olan askerlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar, şehitlerin ailelerine de sabırlar diledi.
“BİZİM MEDENİYETİMİZ AŞK VE SEVGİ MEDENİYETİDİR”
“Bizim medeniyetimiz aşk medeniyetidir, sevgi medeniyetidir. Aşk, bu toprakların mayasıdır, hamurudur, harcıdır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Selçukludan Osmanlıya kadar bu topraklarda kurulan tüm devletlerin aşkla yükselmiş, yücelmiş olduğunu söyledi.
Türkiye’nin Yaşayan İnsan Hazineleri bakımından, dünyanın en mümbit coğrafyasında yer aldığına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listeleri’ne kaydettirilen 18 unsur ile Türkiye’nin 178 ülke içinde en çok kültürel değere sahip ilk 5 ülke arasında bulunduğunun altını çizdi.
“YAŞAYAN İNSAN HAZİNELERİMİZ, MİLLÎ KÜLTÜRÜMÜZÜN BAYRAKTARLARIDIR”
Yaşayan insan hazinelerinin millî kültürün bayraktarları ve usta-çırak geleneğinin seçkin temsilcileri olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onlar, ‘Her seherde besmeleyle açılır dükkânımız, Ahi Evran’dır bizim pirimiz sultanımız’ diyen bir geleneğin varisleridir. Evet, ahilik, geçmişte kalmış bir nostalji değil, bugün de hayatımızda yerini koruyan bir değerler silsilesidir. Ahilik, bir mesleki eğitim kurumu olduğu kadar aynı zamanda manevi tekemmül müessesesidir. Talebelerine evvela doğruluğu, dürüstlüğü, helal kazancı, sabrı, kanaati öğreten bir mektep olan Ahilikte, usta çırağını evladı gibi görür, korur, kollar” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ahlak ve ekonominin birbirinden ayrı telakki edildiği bir dünyada yaşandığını, dünyanın yaşadığı birçok buhranın temelinde bu sorunlu zihniyetin bulunduğunu belirterek, daha fazla kazanmaya, hırsa, açgözlülüğe, acımasız bir rekabete dayanan bu düzenin, insanlığın tamamını tehdit ettiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, köklü ve özgün bir medeniyet müktesebatına sahip olunmasına rağmen bunun kıymetinin uzun yıllar bilinmediğini, bunda Türkiye’nin kültür-sanat ve siyaset hayatını kuşatan ideolojik bakış açısının önemli payı bulunduğunu anlattı.
“KÜLTÜREL FAŞİZM, EN BÜYÜK DARBEYİ TÜRKİYE’NİN KÜLTÜR VE SANAT HAYATINA VURDU”
Milletin değerlerini, milletin zevk ve kültürünü “gerilik emaresi” olarak gören kültürel faşizmin, en büyük darbeyi Türkiye’nin kültür ve sanat hayatına vurduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:  “Çoğu zaman hiçbir sanat değeri olmayan eserler yüceltilirken, milletin bağrından çıkmış sanatçıların özgün eserleri kasıtlı bir şekilde geri plana itilmiştir. Bu ülkede minyatür, ebru, tezhip gibi tamamen bize ait sanatlar yıllarca perde arkasında tutulmuş, gündeme dahi getirilmemiştir. Türk müziğinin ‘alaturka müzik’ denilerek yasaklandığı, affedersiniz ‘türkülerimiz tezek kokuyor’ denilerek tahkir edildiği tuhaf dönemler yaşadık. Mesela ülkemizin yetiştirdiği en büyük halk ozanlardan olan Neşet Ertaş en verimli dönemlerinde kadri-kıymeti layıkıyla bilinmeyen, elitist sanat anlayışının kurbanı olmuş hazinelerimizden bir tanesidir. Kendisi imkânsızlıktan, yokluk ve yoksulluktan dolayı tam 25 sene boyunca gurbette yaşamak mecburiyetinde kalmıştır. Âşık Veysel gibi büyük bir usta, dönemin Ankara Valisi tarafından kılık kıyafetinden dolayı şehrin merkezine alınmamıştır. Edebiyatımızın burçlarından merhum Necip Fazıl, boynunda mahkûmiyet kararıyla bu dünyadan ebedi âleme göç etmiştir. İstiklal Marşı Şairimiz Mehmet Akif’in cenazesini Beyazıt Camiinden devlet erkânı değil, bu ülkenin vefalı gençleri kaldırmıştır. Nazım Hikmet’i 12 yıl hapiste çürütenler, Sabahattin Ali’yi katledenler de yine Tek Parti döneminin jakobenleridir.”
“TÜRKİYE KÜLTÜR-SANAT VE EDEBİYAT ALANINDA DA VESAYET ZİNCİRLERİNİ KIRMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de sadece siyasette, ekonomide, savunmada değil kültür-sanat ve edebiyat alanında da vesayet zincirlerinin kırıldığını belirterek, “Şiirleri, kitapları, müzikleri yasaklayan bir ülkeden; şairleri, edebiyatçıları arasında ayrım yapmayan, sanatçılarını ötekileştirmeyen, asırlara sâri zengin kültür mirasına sahip çıkan yepyeni bir Türkiye’ye kavuştuk. İnşallah bir daha asla milletimizin üzerine vesayet gölgesi düşürmeyecek kuşatıcı, kucaklayıcı tavrımızı devam ettireceğiz” dedi. Bugün Türkiye’nin farklı köşelerinde kendi çabalarıyla kadim mirası devam ettiren geleneksel sanatlara gönül vermiş sayısız hüner sahibi insanın yaşadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, teknolojiyle beraber geleneksel sanat dallarının da ciddi sınamalarla karşı karşıya olduğunu, üstat ve ustaların pek çoğunun sanatlarını devam ettirecek talebe ve çırak bulmakta zorlandıklarını kaydetti.
“KÜLTÜRÜMÜZÜN DEVAMLILIĞI ANCAK GENÇLERİMİZİN SAHİPLENMESİNE BAĞLIDIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Unutulan veya devam ettirilemeyen her bir sanat köklerimizle bağımızı kuran bir halkanın kopması, millî hafızamızdan bir sayfanın eksilmesi demektir. Elbette devlet olarak biz bu konuda büyük bir hassasiyet gösteriyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın farklı projeleriyle, belediyelerimizin, vakıf ve derneklerimizin çeşitli çalışlarıyla yaşayan insan hazinelerimize sahip çıkmaya çalışıyoruz. Fakat bunun yeterli olmadığı aşikârdır” dedi. Müşahhas olmayan kültürel miras ve özellikle kavramlaştırılan hazinelerin her birinin marka hâline getirilmesi gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda gençlere önemli görevler düştüğüne vurgu yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geleneksel sanatlarımızın ve kültürümüzün ve kültürümüze aynı zamanda ait diğer değerlerin devamlılığı ancak gençlerimizin sahiplenmesine bağlıdır. Türkiye Cumhurbaşkanı olarak bu yapılacak her türlü gayreti gerekirse himayemize alarak desteklemeyi sürdüreceğiz” diye konuştu.
MEHMET BEDEL’E, YAŞAYAN İNSAN HAZİNELERİ ÖDÜLÜ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Burdurlu Sipsi Sanatçısı Mehmet Bedel’e, Yaşayan İnsan Hazineleri Ödülünü takdim etti.  Heyecanlı anların yaşandığı ödül töreninde Sipsi Sanatçımız Mehmet Bedel, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Yaşayan İnsan Hazineleri Ödülü takdim edilen sanatçılarla hatıra fotoğrafı çektirdi.  Sipsi Sanatçısı Mehmet Bedel ise ödül törenini sosyal medya hesabından paylaşarak, mutluluğunu ifade etti.
Derleyen: Hayal GİRİŞİM

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.


    Arsiv
    Arsiv
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    ARŞİV