banner6

18 Aralık 2017 Pazartesi

İşte Et İthalatının Reçetesi: “YERLİ ÜRETİCİ, YERLİ ÜRETİM VE VERİMLİLİK”

‘OLUMSUZ KKB’LER TEMİZLENMELİDİR!’

Sanayici ve esnafın nefes alması için kullanacakları kredilerin olumsuz KKB’ler nedeniyle gerçekleşmediğini belirten Burdur Ticaret Borsası Başkanı Yılmaz Başar, “Cumhurbaşkanımızdan özel bir ricamız var, çok hızlı bir şekilde acil bir şekilde olumsuz KKB’lerin düzeltilmesi lazımdır” dedi.

22 Kasım 2017 Çarşamba 16:43
‘OLUMSUZ KKB’LER TEMİZLENMELİDİR!’

Burdur Ticaret Borsası Başkanı Yılmaz Başar, Burdur Radyosu, Çağdaş Burdur Gazetesi ve Manşet Burdur internet haber sitesi işbirliğinde düzenlenen ‘Gündem ve 7 Soru’ isimli radyo programının konuğu oldu. Sunuculuğu Burdur Radyosu Genel Yayın Yönetmeni Serkan Şimşek ve DHA Burdur Muhabiri Mesut Madan’ın yaptığı programda, Başkan Başar, göreve geldikleri günden itibaren verilen hizmetler ve başarılı çalışmaları tüm içtenliği ile anlattı.  2013 yılının Mayıs ayında göreve geldiklerini anlatan BTB Başkanı Yılmaz Başar, “Takriben dört yıllık bir süre geçti, artık yeni seçimlere geldik. Yeni bir ekiptik, yönetimdeki hiçbir üyemiz Borsa’da yada Ticaret Odasında yöneticilik yapmamıştı. Kamuoyunda da tecrübesizliğimiz göze çarpmıştı ama ne yaptık, tecrübesizliğimizi, idealistliğimizle yan yana getirerek, bu konuyu aştığımızı düşünüyorum. Geçmişe doğru baktığımızda,  tabi lobi faaliyetlerinden tutun, projeler ve araç gereç ile ekipman alımlarına kadar, hemen hemen her konuyu, seçmenlerimize vaat ettiğimiz tüm konuları yerine getirdik. Yine bir eleştiri yapalım kendimize Türkiye’nin Hollanda’sıyız diye geçinen bir ilde yaşıyoruz. Tarım ve hayvancılığın başkenti olarak Burdur’u nitelendiriyorum çünkü 216 bin büyükbaş hayvanla, günlük bin 200 tona yakın bir süt üretimi ile Türkiye toplamında 10’ncu sıradayız. Birim başına üretimde ise 1’inci sırada yer alıyoruz. Böyle bir ilde bir hayvan borsasının olmaması büyük bir handikaptır, kendimizin de bir eleştiri getirmek istiyorum. Burdur’da yapamadığımız tek şey hayvan borsasıdır. Yaptıklarımıza gelince mutlaka Burdur’da eksikliklerden en büyüğü neydi? Yerinde hizmet yoktu. Yerinde hizmet derken, ilçelerimizdeki vatandaşlar 130-140 kilometre uzaklıkta biliyorsunuz, onlar Burdur’a gelip tescil yapmak zorunda kalıyorlardı. Ring sistemi adını verdiğimiz dönerli bir sistemle yerinde hizmet başlattık. Göreve geldikten 4 ay sonra başlattık ve şu anda üye memnuniyetinin hat safhada olduğu bir proje gerçekleştirmiş olduk ki bu proje bizi TOBB’da hem akredite olmamızı sağladı hem de akreditasyon yönetim kuruluna kadar taşıdı. Baktığımızda yine hububatların ölçümüyle ilgili bir makine yoktu. Bu makine Tarım İl Müdürlüğünde de yoktu, Ticaret Borsasında da yoktu. Biz 2015’in Aralık ayında bir buğday ölçüm cihazıyla çiftçinin belirlediği oranda rahatlamasını sağladık. Borsa kendi imkanlarıyla cihazı alarak, çiftçilere hizmet vermeye devam ediyor çünkü üretilen ürünün proteinini, selülozunu, glütenini yani vatandaşa göre ürettiği her şey kaliteli olabilir ama bir de bunun alıcı tarafı var, sanayicinin de bunu bilmesi gerekiyor yani ona göre bir fiyatlama gerekiyor. şimdi alım satım yaparken, borsada zaten temel amaç budur, hem ürünün niteliğini ortaya koyması gerekiyor hem taban fiyatını açıklayarak ürünün geçerli bir fiyattan satılması lazımdır. Bunun temel taşlarından biriydi araç gereç alımları, ileriki dönemde yapacağımız ikinci hamle üreticiyle alıcıyı bir araya getirmek olacaktır. Borsa binasının diğer katlarını kiralama durumları var, yer ile ilgili biraz sıkıntılarımız var. GSHİM İl Müdürlüğünün taşınmasından sonra satış salonu yeniden hizmete girecek diye düşünüyoruz. Ben bunu eksiklik olarak görmüyorum, stratejik plan içinde yer alıyor.

ÜRETİCİNİN ZORLANMASINA KARŞIYIZ!
Sektörde yaşanan yem sıkıntısını değerlendiren BTB Başkanı Yılmaz Başar, “O konuya bir açıklık getireyim, biz Ticaret Borsası olarak kesinlikle bir kişinin ticaretine ne karışırız ne de mani oluruz, elbette bir firmanın yem satması ve ticaret yapması gayet normal fakat bizim altını kuvvetle çizdiğimiz bir nokta var, bu işi baskıyla, zorla, yapmasına karşıyız. Yani daha da sadeleştirmek gerekiyorsa, ya sütünü alırım, bu yemi alırsın, yada bu yemi almıyorsan sütünü de getirme şeklinde bir tehditle karşı karşıya getiriliyor üretici yoksa biz firmanın yem satması gayet normal, bu neyi getiriyor, tekelleşmeyi, yani tekelleşme derken süt firması gidiyor bir tane yem firması ile anlaşıyor, herhangi bir fiyat barajı oluşturuyorlar ve bu barajın üzerinde yem satıyorlar. Buraya kadar her şey normal yalnız yemin son tüketici tarafından bir kalite muhakemesinin olmadığını düşünüyorum. Neden, karşısında bir mübadili yok, bir rekabet ortamı yok, ne fiyatta, ne kalitede rekabet şaşını çiftçi kaybetti. Böyle olunca da düşük kaliteli bir yemi benim üreticim kullandığında, ne taraftan bakarsanız bakın üretici mengenelerin arasında kalmış ve o mengeneyi ha bire daraltan bir ekonomik baskı var veya ekonomik bir dayatma var. Biz bundan nasıl kurtuluruz, burada bakanlığın defalarca söyledik, ticarete mani olmayalım fakat 1400’lü yılları biliyorsunuz, şu anda tarım ve hayvancılık aynen Orta Avrupa’daki federal yönetimle yönetiliyor. Büyükler küçükleri eziyor, ne derlerse onu yapıyor, bu baskıdan kurtulmak için süt firmaları ile yan yana gelerek, bu açılır diye düşünüyorum, aracılar ve ortada işbirliği yapılacak insanlar gerekiyor. Devletimizden ve büyüklerimizden beklediğimiz budur. Sahadan gelen tepkiyi bilmemiz gerekiyor. Süt sanayisine baktığımızda da süt sanayicisi de aslında zarar ediyor, ister istemez onları da götüren bir nokta var ama bir taraf kar edecek derken bir tarafı ezmek bence olmaz aslına toptan bakmak lazım süt sanayicisine, süt üreticisine bakmak lazım ve bir de süt tüketicisine bakmak lazımdır. Bu dengeyi bakanlığımızın iyi kurması lazımdır. Bu konuda biz elimizden geldiğince, dilimizden döndüğünde doğru olan şeyleri, doğru yerlerde kullanmaya çalışıyoruz. İnşallah sözümüz dinlenir” dedi.

HAYVAN İTHALATI GÖRÜŞÜ
Hayvan ithalatı hakkındaki düşüncelerini paylaşan Başkan Başar, “bunu söylemek gerçekten çok acıdır, Türkiye’de doğan ve yaşamını sürdüren bir vatandaş için ama görünen nokta budur, biz yıllardır neden devam ediyor kelimesini açayım ben ithalatla terbiyenin, yıllardır gerek sosyal medya olsun, gerek yazılı, görsel basın olsun bakanlarımızı her seferinde demokrasinin kılıcı gibi üreticinin üzerinde ithalatı tutmalarından şikayetçi olmuştuk. Bir ülkede ithalatla üreticinin terbiye edilmesini istemiyoruz demiştik. Gelinen son noktada bu iş devam ediyor, ithalat devam ediyor, ithalatın devam etmesi de üreticinin terbiye edilmesinin devam ettiği anlamına geliyor. Aslında bu yıllardır söylediğimiz söylemin pekiştirmek için yapılan bir şeydi. Bunun nasıl çözülebileceğine gelecek olursak, en son bir esnaf odamız Sırp eti yerine yerli et kullanın demiş ama bu şekilde çözmek yerine bakanı ayakta alkışlarım tek bir şartla yem fiyatlarını 20 TL’ye düşürebilirse demiştim. Aslında 20 TL’ye düşmesi afaki, orada bir gönderme var, yapabilirsek onu yapalım, yapılması imkansız bir okta ama üreticiyi bu kadar baskı altına almak yerine yapamadığını üretici üzerinde deneyeceğine, yapamadığını bir de başka yerlerde demeyi düşün diye bir söylemde bulunmuştum. Aslında imkansız bir rakam 20 TL’ye düşmesi, buradaki ana unsur fiyatların aşağıya çekilmesi, gelir fiyatları aşağıya çekilmezse ne olur, üretici yüksek fiyata süt üretir, yüksek fiyata et üretir ve bunu hak ettiği bir noktada sattığını varsayarsak bu sefer tüketici boyutuna baktığımızda ise insanlarımız yüksek oranda fahiş fiyatlarla et ve et ürünü ile süt ve süt ürünü tüketmek zorunda kalacak. Bu da istemediğimiz bir nokta, o zaman ithalat yerine üretimi destekleyip, fiyatları aşağıya çekecek hamlelerle, et üretimin ve süt üretimin fiyatını aşağıya çekeceğiz. Bunu nasıl gerçekleştirebiliriz, kimse şu günlük vergilerde biliyorsunuz yılda 700 bin ton buğday, yaklaşık 500 bin ton arpa, 300 bin ton yulaf, bunların günlük vergilerini sıfıra düşürmekle olmaz yine ithalat gündeme geliyor oysa Türkiye’ye baktığımızda her seferinde ne diyorduk, Türkiye’ye ne diyoruz, Edirne’den Kars’a kadar 4 mevsimi yaşıyoruz, bu her ülkeye nasip olan bir güzellik değildir, bu bize ürün yelpazesinin değişikliğini getiriyor. Bir yerde bir ürün biterken, başka bir yerde aynı ürünün devamını ekebileceğimizi gösteriyor. Bu nedir, bu aslında büyük bir avantajdır ama biz bu avantajı tamamen dezavantaja çevirmiş durumdayız. 80 milyonu besleyemeyecek bir noktadayız. Coğrafyamıza baktığımız zaman bu işim içinden çok rahat çıkabilmemiz gerekirken, 80 milyonu besleyemeyecek noktadayız. Demek ki burada tarım ve hayvancılık politikalarının düzensizliği ve eksikliği söz konusudur. Tarım ve hayvancılık politikasının acilen değişmesi lazımdır. Bakınız, Avusturalya’ya, Yeni Zellanda’ya, buralar da tarımsal reformları hızla gelişmiştir ama şu anda Fransa’nın tarımdaki liderliğini bu ülkeler almış durumdadır. Bunlar nasıl gerçekleştirildi. İyi bir politikayla, ithalata gerek kalmadan kendimize yeteriz. Baktığımızda bunları üreticimiz belki anlamayabilir ama biz zaten anlayacak kişilere söylüyoruz biz bunları, onlar gereğini yapsınlar ki üreticimiz bunların meyvesini zaten yiyecektir. Dolayısıyla tarım ve hayvancılık politikalarının acilen değişmesi gerekiyor ve bir de işin ehli insanlara teslim edilmesi gerekiyor. Burada aslında 550 tane milletvekilimiz var.  İktidar partisinde bir tane tarım ve hayvancılıktan gerçekten anlayan ve ekip kurabilen bir tane milletvekili mutlaka var, geçiştirici politikalar bırakması lazım artık Türkiye’nin, artık somut bir şekilde gerçekçi olması lazımdır. Tarım politikasında bir reforma ihtiyacımız var.  Gerçekten biz bunu Odamızda, sahada, net bir şekilde görebiliyoruz. Çiftçinin tüm sorunlarını anlattığı mercilerden biri ama illerdeki tarım ve hayvancılığın çatı kuruluşlarından biri olan Borsalar, daha çok etkin bu konuda, ben günde en az 50-100 tane telefon olarak bu süt fiyatı ne olacak, bu et fiyatı ne olacak diye, gelecek sene bu işe devam edelim mi sorusuyla karşılaşmaktan artık bıktım diyelim artık o kadar sıkıntı içindeyiz ve insanlar bizden bir şeyler bekliyorlar” ifadelerini kullandı.
“MECANEN GÖREVDEYİZ”
Ticaret Borsasında mecanen görev yaptıklarını vurgulayan Başkan Başar, “Mutlaka insanlar iş stresi ile yıpranıyorlar ve bize gerçekten dinamik insanlar lazım. Bazen başkan yoruluyor, bazen diğer arkadaşlar yoruluyor ama ben yorulduğumu hissetmedim. Önce de söyledik, daha yapacak çok işimiz var, daha genç, daha dinamik neden olmasın, yorulan arkadaşlarımız var ise mutlaka gereği yapılacaktır diye düşünüyorum. Kamuoyunda özellikle Sayın Cumhurbaşkanımızın metal yorgunlukla ilgili değişimlerine tanık olduk. Kısaca şunu söyleyeyim, biz Ticaret Borsası ve Ticaret Odası başkanları ve yöneticileri bu işi amiyane tabirle meccanen yapıyoruz, para almadan yaptığımız bir iş gönüllülük esasına dayanıyor yani ben işimden aşımdan, özel zevklerimden fedakârlık yapıp, bir kurumun başına geçip yöneticilik yapmaya çalışıyorum elbette yorgunluklar olacaktır, elbette kırgınlıklarımız olacak, elbette yetişemediğimiz yerler olacaktır. Dolayısıyla ekip bir bütündür, kişiler ayrılabilir ama as olan ekibin devamıdır. Ekip devam edecektir. Bakacağız, yorulanlar var ise dinlenmeleri için mutlaka bir süre tanıyacağız. Daha dinamik şekilde, Burdur için şu anda yürütmeye çalışacağımız faaliyetler olacaktır. Ara ara benim odadaki mobilyalar değişir dikkat ettiyseniz, yerleri değişir, yani bu bile aslında bir pozitiflik katar insana, dolasıyla benim üreticim veya üyemiz Oda’ya geldiğinde bir değişiklikle karşılaştığı zaman sorgulama içine giriyor. Dediğiniz doğru belki bizim için daha erken ama yeri ve zamanında bırakmasını bilmek gerekiyor. En azından şunu söyleyeyim, birileri bıraktırmadan, bırakmak gerekiyor” sözlerine yer verdi.
‘OLUMSUZ KKB’LER TEMİZLENMELİDİR!’
Türkiye’nin 2023 hedefini işaret eden BTB Başkanı Yılmaz Başar, sanayi ve esnafların olumsuz banka sicil kaydı nedeniyle nefes kredilerini kullanamadıklarını hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan, kalkınmanın ilerlemesi için olumsuz KKB’lerin temizlenmesini rica eden Başkan Başar, 15 Temmuz darbe kalkışmasından sonra AK Parti İl Başkanı bir teşekküre gelmişti yanımıza , biz orada ne demiştik, esnafa can suyu çağrısında bulunmuştuk. Ne yaptılar, verilemedi, verilen rakam da 50 bin TL bir KOSGEB kredisi oldu, biz bu konuyu bizim genel başkanımıza kredi teklifini ki kendisi çok iyi takip eder, krediyi istememizin nedenini sordu ben de anlattım, belli bir süre sonra TOBB’dan nefes kredisi çıkarıldı, iki tane bankayla anlaştık, o da 50 bin TL, biz yalnız tam 50 bin TL verdik. Yalnız, onlarla karşı karşıya kaldığımız bir sıkıntı vardı.  390 bin üyemiz müracaat etti bir ay içinde, yüzde 96’sına veremedik, sadece yüzde 4’üne verebildik. Neden diye sorarsanız olumsuz KKB’den dolayı yani kredi sicili bozuk olduğu için biz daha yüzde 8 idi, toplam faizi, öyle bir kredi hazırlamıştık veremedik. Biz aslında çok güzel bir iş yaptık diye sevinirken, yüzde 5-6’lık bir rakama hitap edebildik. Arkasından bir Bahreyn gezisi meydana geldi, tam babam vefat ettiğinde, Yusuf başkanımız gitmişti, oradan da KGF desteklerinden bir akış oldu, TOBB’un girişimleriyle meydana geldi, biz her seferinde bir borsa var, bir sanayi odası var ne iş yapıyor diye soranlara iyi bir cevaptı bu, bunları verdik ama aynı şeyde yine karşılaştık. Ülkenin 2023 hedefleri var, 500 milyon dolar bir ihracattan bahsediyoruz, şu anda 170 milyon dolarlardayız. Bu kredilerin tutabilmesi ve iç piyasanın canlanması ve esnafın rahatlaması gerek, esnafın kapısına kilit vurmak yerine sabah neşeyle mutlu bir şekilde iş yerlerini, fabrikalarını açmaları için Cumhurbaşkanımızdan özel bir ricamız var, çok hızlı bir şekilde acil bir şekilde olumsuz KKB’lerin düzeltilmesi lazımdır yoksa şu anda her sene, her ay kapatılan, biten işyeri ve fabrika sayısı onlarla, yüzlerle, binlerle ölçülüyor. Bu da sosyal anlamda istediğimiz bir mesajımız olsun” diye konuştu.

Hayal GİRİŞİM

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.


    Arsiv
    Arsiv
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    ARŞİV