banner6

20 Ekim 2018 Cumartesi

KENT KONSEYİNDEN HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ

Kurban ibadetini yerine getirin!

Burdur Müftüsü Hıdır Bayrak, “Akıllı, ergen, dinen zengin sayılacak kadar mal varlığına sahip ve mukim olan her Müslüman kurban kesmekle yükümlüdür. Bu özelliklerin hepsine sahip olan kişi Allah’ın kendisine bahşetmiş olduğu nimetlere şükran ifadesi ve Allah yolunda fedakârlığın nişanesi olarak kurban kesmelidir” dedi.

11 Ağustos 2018 Cumartesi 11:38
Kurban ibadetini yerine getirin!

Burdur İl Müftüsü Hıdır Bayrak, yaklaşan Kurban Bayramı dolayısıyla kurban ibadeti hakkında bilgiler vererek Kurban ibadetiyle ilgili merak edilen hususlar hakkında açıklamalarda bulundu. Akıllı, ergen, dinen zengin sayılacak kadar mal varlığına sahip ve mukim olan her Müslümanın Kurban vazifesini yerine getirmesini isteyen Burdur Müftüsü Hıdır Bayrak, “ Kurban, toplumda kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma ruhunu canlı tutan, sosyal adaletin gerçekleşmesine katkıda bulunan, zengine malını Allah’ın rızası, yardımlaşma ve başkalarıyla paylaşma yolunda harcama zevk ve alışkanlığını veren, onu cimrilik hastalığından, dünya malına tutkunluktan kurtaran bir ibadettir. Kurban, Hz. İbrahim ile oğlu Hz. İsmail’in Cenâb-ı Hakk'ın buyruğuna mutlak itaat konusunda verdikleri başarılı sınavın hâtırasını canlandıran ve benzeri bir itaate hazır olduğunu simgesel davranışla göstermiş olmaktadır. Sözlükte yaklaşmak, Allaha yakınlaşmaya vesile olan şey anlamlarına gelen kurban, dinî bir terim olarak, Allah’a yaklaşmak ve O’nun rızasına ermek için ibadet maksadıyla, belirli şartları taşıyan hayvanı usulüne uygun olarak kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade eder Akıllı, ergen, dinen zengin sayılacak kadar mal varlığına sahip ve mukim olan her Müslüman kurban kesmekle yükümlüdür. Bu özelliklerin hepsine sahip olan kişi Allah’ın kendisine bahşetmiş olduğu nimetlere şükran ifadesi ve Allah yolunda fedakârlığın nişanesi olarak kurban kesmelidir” dedi.

DİNİ ÖLÇÜLERE GÖRE ZENGİN KİMDİR?
Dini ölçülere göre zengin kavramını ifade eden Müftü Hıdır Bayrak, “
İster artıcı olsun isterse olmasın temel ihtiyaçlarından ve borcundan başka 80.18 gr. altın veya bunun değerinde para veya eşyaya sahip olan kişi dinen zengindir” diye konuştu.
KURBAN KESİM VAKTİ NE ZAMAN BAŞLAR VE BİTER?
Kurban kesim vakti hakkında bilgiler veren Müftü Bayrak, “Kurban kesim vakti, bayram namazı kılınan yerlerde bayram namazı kılındıktan sonra; bayram namazı kılınmayan yerlerde ise, fecirden (sabah namazı vakti girdikten) sonra başlar. Hanefîlere göre bayramın 3. günü akşamına kadar devam eder. Şâfiîlere göre ise 4. günü de kurban kesilebilir. Bu süre içinde gece ve gündüz kurban kesilebilir. Ancak kurbanın gündüz kesilmesi uygundur. Bayramın birinci günü kesmek daha faziletlidir” dedi.
KURBAN KESERKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?
Kurban keserken dikkat edilmesi gereken hususları anlatan Müftü Bayrak, “ Usulüne göre bir kesim yapmış olmak için hayvanın yemek ve nefes borularıyla, iki atardamarından en az birinin kesilmesi gerekir. Bu şekilde yapılan bir kesim sırasında, hayvanın omuriliğinin kesilmesi mekruhtur. Bu konuda etlik kesim ile kurbanlık kesim arasında bir fark yoktur. Hayvanın canı çıkmadan başının gövdesinden ayrılmamasına özen gösterilmelidir. Kurban edilecek hayvana acı çektirilmemeli ve eziyet edilmemelidir. Bu nedenle hayvanlar ehil kişiler tarafından kesilmeli ve kesim işlemi süratli bir şekilde yerine getirilmelidir. Çevre temizliği için gerekli tedbirler alınmalıdır. Aynı şekilde, hayvanların bir diğerinin kesimini görecek şekilde yan yana bulundurulmamalarına azami özen gösterilmelidir.

KURBAN KESEN KASABA ÜCRET VERMEK CAİZ MİDİR?
Kurban kesim ücretinin alınmasının caiz olduğunu belirten Müftü Bayrak, “Kurban etinin bir kısmı kesim ücreti olarak verilebilir mi? Hayvanın kesim ameliyesi ibadet değildir. Bu yüzden kurban kesen kasabın ücret alması caizdir. Ancak kurban etinden kesim işini yapan kişinin ücreti verilemez. Çünkü verildiği takdirde, kurban ibadetini yerine getirmek için gerekli maddi külfetin bir kısmı bizzat ibadetin kendisi üzerinden karşılanmış olur. Hz. Ali’ nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Rasûlüllah (s.a.s.), develer kesilirken başında durmamı, derilerini ve sırtlarındaki çullarını yoksullara paylaştırmamı emretti ve onlardan herhangi bir şeyi kasap ücreti olarak vermeyi bana yasakladı ve kasap ücretini biz kendimiz veririz” buyurdu” şeklinde konuştu.
KURBAN DERİSİ NASIL DEĞERLENDİRİLMELİDİR?
Kurban derisinin, bir fakire veya hayır kurumuna verilmesi gerektiğini işaret eden Müftü Bayrak,Kurbanın derisi, bir fakire veya hayır kurumuna verilmelidir. Hz. Peygamber (s.a.s.), veda haccında Hz. Ali’ye, kurban olarak kesilen develerinin başında durmasını ve bunların derileri ile sırtlarındaki çullarını sadaka olarak vermesini, kasap ücreti olarak bunlardan bir şey vermemesini emretmiştir. Buna göre kurban derilerinin para karşılığında satılması, kurbanın kesimi veya bakımı için ücret olarak verilmesi caiz değildir.  Derinin satılması halinde bedelinin yoksullara verilmesi gerekir. Ancak kurbanın derisi, bir yoksula veya hayır kurumuna bağışlanabileceği gibi, evde namazlık ve benzeri ev eşyası yapılarak kullanılmasında da bir sakınca yoktur” dedi.
KURBAN KESMEK YERİNE SADAKA VERMEKLE BU İBADET YERİNE GETİRİLMİŞ OLUR MU?
Kurban ibadetinin ancak ve ancak kurban edilecek hayvanın usulüne uygun olarak kesilmesiyle gerçekleştirileceğini kaydeden Müftü Bayrak, “İbadetlerin; şekil, şart ve rükünleri olduğu gibi hikmetleri, amaçları ve teşri gerekçeleri de vardır. İbadetlerdeki bu özelliklerin birbirinden ayrı düşünülmesi mümkün değildir. Her ibadetin bir yapılış şekli vardır. Hayvanın kesilmesi kurbanın rüknüdür. Kurban ibadeti ancak kurban olacak hayvanın usulüne uygun olarak kesilmesiyle yerine getirilebilir. Bedelini infak etmek suretiyle, kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.) de, kurban meşru kılındıktan sonra her yıl bizzat kurban kesmek sureti ile bu ibadeti yerine getirmiştir. Hz. Peygamber (s.a.s.); kurban bayramında, Allah katında en sevimli ibadetin kurban kesmek olduğunu, kurbanın kesilir kesilmez Allah katında makbul olacağını ve kurban edilen hayvanın her bir parçasının kişinin hayır hanesine kaydedileceğini ifade etmiştir. Allah Teâlâ’ nın rızasını kazanmak niyetiyle, karşılıksız olarak fakir ve muhtaçlara yardım etmek, iyilik ve ihsanda bulunmak da Müslüman’ın önemli vazifelerinden biridir. Zaruret derecesinde ihtiyaç içerisinde bulunan kimseye yardım etmek dinimizde farz kabul edilmiştir. Ancak, bu iki ibadetin birbirinin alternatifi olarak sunulması doğru değildir. Bu sebeple kesme olmadan hayvanı, sadaka olarak bir kişiye vermek kurban yerine geçmez. Aynı şekilde kurban bedelini de yoksullara ya da yardım kuruluşlarına vermek suretiyle, kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz” açıklamasında bulundu.
KURBAN EDİLECEK HAYVANLAR HANGİ NİTELİKLERİ TAŞIMALIDIR?
Kurban edilecek hayvanın sağlıklı olması gerektiğinin önemle altını çizen Müftü Bayrak, “Kurban edilecek hayvanın, sağlıklı, azaları tam ve besili olması, hem ibadet açısından, hem de sağlık bakımından önem arz eder. Bu nedenle, kötürüm derecesinde hasta, zayıf ve düşkün, bir veya iki gözü kör, boynuzlarının biri veya ikisi kökünden kırık, dili, kuyruğu, kulakları ve memelerinin yarısı kesik, dişlerinin tamamı veya çoğu dökük hayvanlardan kurban olmaz. Ancak, hayvanın doğuştan boynuzsuz olması, şaşı, topal, hafif hasta, bir kulağı delik veya yırtılmış olması, memelerinin bir kısmının olmaması, kurban edilmesine mani teşkil etmez. Şafii mezhebinde, hayvanın etini, yağını ve sakatatını kusurlu hale getirecek derecedeki ayıplar kurbanın sıhhatine engel teşkil etmektedir. Genel olarak yukarıda sayılan kusurlardan birinin bulunması bir hayvanın kurban olmasına engel teşkil ettiği gibi, uyuz olan hayvanlar ile yem yemesini engelleyecek derecede dişlerinin bir kısmı dökülmüş olan hayvanların da kurban edilmesi caiz değildir” ifadelerini kullandı.
VEKÂLETLE KURBAN
Türkiye Diyanet Vakfının vekaleten kurban kesim organizasyonu düzenlediğini açıklayan Müftü Bayrak, “
Kurbanla amaçlanan hususlardan biri de toplumda kardeşlik, dayanışma ve sosyal adaletin sağlanmasına katkıda bulunmaktır. Özellikle açlık ve yoksullukla mücadele eden, et satın alma imkânından mahrum bulunan bölgelere ulaştırılacak her türlü yardım önem arz etmektedir. Bu çerçevede İslâm ülkelerinde ve ülkemizde kesilen kurbanların vekâlet yoluyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması için yapılan çalışmalar her geçen yıl artmaktadır. Keseceği kurbanı ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak isteyen vatandaşlarımıza yardımcı olmak, bu ibadeti dinî hükümler doğrultusunda yerine getirmek maksadıyla Diyanet İşleri Başkanlığımız halkımızın kurban ibadetini kolaylıkla yerine getirebilmesi amacıyla Türkiye Diyanet Vakfı işbirliği ile “Kurbanını Paylaş, Kardeşinle Yakınlaş” şiarıyla Vekâlet Yoluyla Kurban Kesim Organizasyonu düzenlemektedir. Kurban bedeli Yurtiçi 850 TL, Yurtdışı 625 TL’dir. 20 Ağustos 2018 tarihine kadar bağışlar il ve ilçe müftülüklerine yapılabileceği gibi bagis.tdv.org adresine de online olarak yapılabilmektedir” şeklinde konuştu.
VEKÂLET YOLUYLA KURBAN KESİLEBİLİR Mİ?
Vekalet yoluyla kurban kesilebileceğini söyleyen Müftü Bayrak, “
Kurbanı, kişi kendisi kesebileceği gibi, vekâlet yoluyla başkasına da kestirebilir. Zira kurban, hac ve zekât gibi mal ile yapılan bir ibadettir; mal ile yapılan ibadetlerde ise vekâlet caizdir. Nitekim Hz. Ali’nin (r.a.) şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Resûlullah (s.a.s.), develer kesilirken başında durmamı, derilerini ve sırtlarındaki çullarını paylaştırmamı emretti ve onlardan herhangi bir şeyi kasap ücreti olarak vermeyi bana yasakladı ve ‘kasap ücretini biz kendimiz veririz.’ buyurdu.” (Buhârî, Hac, 120, 121) Vekâlet yoluyla kurban kestiren kişi kendi bulunduğu yerde birisine vekâlet verebileceği gibi, başka bir yerdeki kişi veya kuruma da vekâlet verebilir. Vekâlet, sözlü veya yazılı olarak ya da telefon, internet, e-mail, faks ve benzeri iletişim araçları ile verilebilir. Vekil tayin edilen kişi veya kurum aldığı vekâleti gereği gibi yerine getirmelidir” dedi.
KURBAN DERİSİ
Kurban derisinin para ile satılmasının caiz olmadığını açıklayan Müftü Bayrak, “Kurbanın derisi, bir fakire veya hayır kurumuna verilmelidir. Kurban derilerinin para karşılığında satılması, kurbanın kesimi veya bakımı için ücret olarak verilmesi caiz değildir. Derinin satılması halinde bedelinin yoksullara verilmesi gerekir. Kurbanın derisi, bir yoksula veya hayır kurumuna bağışlanabileceği gibi, evde namazlık, kalbur ve benzeri ev eşyası yapılarak kullanılmasında da bir sakınca yoktur. Deriler zarar verilmeden, bir bütün halinde yüzülmeli, yüzülen derilerin üzerlerinde fazla et ve yağ parçaları bırakılmamalıdır. Derileri hemen tuzlamak doğru değildir. En az bir saat sularının süzülmesini ve derinin soğumasını beklemek gerekir. Fakat 6 saatten fazla beklemek de doğru değildir. Çünkü 6 saat sonra mikroplar faaliyet göstermeye başlarlar. Tuzlanan deriler fazla zaman geçirilmeden işlenmek üzere ilgili yerlere ulaştırılmalıdır Sevgili Peygamberimiz “Kurbanlarınız besili ve gösterişli olsun. Çünkü onlar sizin için sırat köprüsünde bineklerinizdir.” buyurarak kurban konusunda özen göstermemizi vurgulamaktadır. Yüce Mevla yaptığımız ibadetlerimizi ve kestiğimiz kurbanlarımızı kabul eylesin. Cümlemize dareyn saadeti ve selameti nasip etsin” sözlerine yer verdi.
Hayal GİRİŞİM

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.


    Arsiv
    Arsiv
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    ARŞİV