banner6

18 Kasım 2017 Cumartesi

Engelli adamı darp edip çaldığı parayı tarlaya gömdü

DIŞARIDA GEZİYORSA İTİRAFÇIDIR!

-Burdur Valisi Şerif Yılmaz, Burdur Radyosu, Çağdaş Burdur Gazetesi ve Manşet Burdur işbirliği ile düzenlenen ‘Gündem ve 7 Cevap ’ isimli radyo programında samimi açıklamalarda bulundu.

02 Kasım 2017 Perşembe 14:04
DIŞARIDA GEZİYORSA İTİRAFÇIDIR!

Burdur Radyosu, Çağdaş Burdur Gazetesi ve Manşet Burdur işbirliği ile planlanan ‘Gündem ve 7 Cevap’ isimli radyo programının ilk konuğu Burdur Valisi Şerif Yılmaz oldu.  Burdur Radyosu Sahibi Serkan Şimşek’in sunumuyla düzenlenen programda, Vali Yılmaz, eğitimden, özel hayatına, bağımlılıkla mücadeleden FETÖ’yle mücadele çalışmalarına kadar tüm detayları içtenlikle paylaştı. Vali Yılmaz, program sonunda ise Bağımlılıkla Mücadele çalışmalarını paylaşarak, kamuoyunun desteğini istedi.
Burdur’da bir buçuk yıldır devam eden görev sürecini değerlendiren Vali Yılmaz, “ öncelikle davetiniz için teşekkür ediyorum, yeni programınız hayırlı olsun, inşallah bu programda Burdur’umuzun gelişimi ile ilgili, Burdur’un kalkınması ile ilgili güzel programlar sizler aracılığıyla gerçekleşir. Bizi dinleyen tüm Burdurlu hemşerilerime sevgi ve saygınlarımı sunuyorum.  Burdur’da göreve başlayalı, bir buçuk yıla yakın bir süre oldu, malum göreve Haziran ayında başlamıştım,  17 Haziran’da göreve başladım, bir ay geçmeden hain darbe teşebbüsü ile karşı karşıya kaldık. Normal şartlarda bizim göreve başladığımız ilde kısa süre içinde ili tanıyıp, ille ilgili yapılacak olan çalışmaların belli bir plan dahilince gerçekleştirmemiz gerekir. Ancak göreve başladıktan sonra bu talihsiz olay maalesef bizlerin de Burdur’la ilgili çalışmaları, yapılacak olan iş ve işlemleri Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi geciktirdi, öteledi. Burada birinci önceliğimiz devletimizin bekası, istiklalimizin ve istikbalimizin korunmasına yönelik çalışmalar, ister istemez oldu” dedi.

BURDUR’DA FETÖ’YLE MÜCADELE ÇALIŞMALARI
Program ilk olarak FETÖ Operasyonları ve FETÖ ile mücadele çalışmalarını konuşan Burdur Valisi Şerif Yılmaz, “Aslında bu süreç yeni başlamadı. 15 Temmuz darbe girişimi öncesi bu örgütle ilgili mücadeleyi, görev yaptığım Kütahya ilimizde de ilk başlatan belki valilerden birisiydim ve bu süreçte belli bir seviyeye geldik ama buraya geldiğimizde tabi Burdur’da, Kütahya’da kat ettiğimiz mesafenin çok gerisinde olduğunu gördük. Bu sürecin hızlandırılmasıyla ilgili çalışmaları arkadaşlarımızla beraber hayata geçirdik. 15 Temmuz hain darbe girişimi sürecinde Burdurlu hemşerilerim devletimizin ve milletimizin yanında olduğunu çok açık bir şekilde gösterdi, geneline baktığınızda herkes devletinin, milletinin bağımsızlığını, demokrasisini, bayrağının yanında olduğunu gösterdi. Bu ülkenin birilerine peşkeş çekilmemesi gerektiğini, bu ülkenin birilerine taşeron olarak hizmet etmemesi gerektiğini çok açık bir şekilde gösterdi. 15 Temmuz sonrası nöbetlerde ve programlarda bunu net bir şekilde gördük. Ben bu vesile ile Burdurlu hemşerilerime daha önce de ifade ettim, tekrar teşekkürlerimi ifade ediyorum. Bu süreç, uzun bir süreç aldı, özellikle gerek kamuda, gerekse özelde, bu örgütle bağlantılı yasal sürecin başlatılması, kılı kırk yararak, yürütülmesi gereken bir süreç,  bana göre haksızlığa sebep olmaksızın, adaletli bir şekilde yürütmek için yapılması gereken çalışmalarımızı burada yaptık. Zaman zaman bir takım eleştiriler geliyor, ancak burada şöyle bir husus var, bu terör örgütü yine aynı şekilde PKK terör örgütü de fark etmiyor, FETÖ de dahil olmak üzere kendi üyesine kimlik verip, bu benim örgütümün üyesidir demiyor, yine bu örgüt içinde görev alan, örgüt içinde yönetici olan hiçbirisi ben bu örgütün üyesiyim demiyor, hiçbirisi ben bu örgüte yardım verdim demiyor  ta ki, biz diğer kişilerden aldığımız ifadeler veyahut da bir takım belge ve dokümanlara ulaşıncaya kadar bunlar tamamını inkar ediyor. Bugün mahkemelere gittiğinizde çok rahatlıkla bunu yine görebilirsiniz, bugün en çok belki de gündemde konuşulan bylock konuşmalarıdır.  Çoğu kimse ben indirmedim diyor, bunun teknik olarak başkasının indirmesi mümkün değil kendi telefonunuza ama ne kadar inkar eden varsa, bunu kullanıyor daha sonra bylock dokümanları gelince, bunu inkar etme şansı kalmıyor. Buradaki zorluğumuz bu örgüt, bu yapı, devletin özellikle belli kurum ve kuruluşlarına çok uzun yıllardan beri sirayet etmiş, devletin istihbarat birimleri işgal edilmiş ve devletin hafızası bunların yüzünden sıfırlanmış, bu kadar zorlu geçen bir sürede, ilimizde de eski istihbarat şube müdürü mahkum oldu, buna baktığınız zaman biz geçmişe yönelik bir takım bilgileri temin etmemiz,  ulaşmamız zaman alıyor ve bazen de insanlar şöyle bir serzenişte bulunuyor; biz bu adamın bunların içinde olduğunu biliyoruz ama bakıyoruz mahkemeye gidiyor, bunun dayısı mı var, arkasında kim var, niye serbest kaldı gibi bir takım ifadeler kullanılıyor, ,bunu net bir şekilde söylemekte yarar var, hangi terör örgütüyle irtibatlı olursa olsun, fetö de olsa,  pkk da, olsa hiçbir kişi veyahut da kurum, adli süreç içinde müdahale etme şansı yok.  Ben bugüne kadar görev yaptığım süre içinde adli mercilere hiçbir kişi ve kurumla ilgili bir şey dahi sormadım, niye sormadın, yanlış anlaşılır diye sormadım, bağımsız olarak savcılarımız yönetir soruşturmaları, emniyet teşkilatımızın, polislerimizin, jandarmamızın çalışması dahil olur, Savcılığın koordinesiyle yürütülür, savcılık belli bir aşamaya getirdikten sonra iddianamesinin ardından bağımsız mahkemelere gidiyor. Mahkemeler serbest bırakır veyahut da tutuklar. Burada karar bağımsız mahkemelere ait, adaletin tecellisi mahkemelerde olur, mahkemeler dışında bir yerde adalet aramak zaten mümkün değildir” diye konuştu.

“DIŞARDA GEZENLER İTİRAFÇIDIR”
Kamuoyunun FETÖ Üyesi olduğunu bilerek, adli kontrol şartıyla serbest bırakılan örgüt üyelerine yönelik tepkili olduklarını söyleyen Vali Yılmaz, dışarıda gezenlerin Etkin pişmanlık yasasından yararlanan itirafçılar olduğunu vurguladı. Vali Yılmaz, “Şimdi duruma baktığınızda bazı insanların dışarıda gezdiğini söylüyor vatandaşlarımız, bu kadar işin içindeydi, bu adam niye dışarıda geziyor, dışarıda gezmesinin tek sebebi vardır, o da itirafçı olmasıdır. Eğer bu örgütle bağlantısı yoksa zaten dava açılmaz ama örgütle bağlantısı varsa, yöneticiyse veya içinde bulunduysa, bu örgütün yapısı ile ilgili savcılıkta belli hususları devletin bilmediği, biraz önce başta söylediğim gibi devletin hafızası çökertilmişti, devletin bilmediği bir takım yeni bilgileri veriyorsa, başkasının verdiği ifadeyi tekrar ediyorsa bir anlamı yoktur. Yeni bilgi veriyorsa, o bilgiyle beraber devlet yeni bir takım örgütsel şemaya, yapıya ulaşabiliyorsa, burada vatandaşımız arasında bilinen adli kontrol şartıyla serbest bırakılma devreye giriyor. İtirafçı konumundan dolayı, burada mahkeme kararı ile bu karar veriliyor burada verdikleri bilgi, bugün itibariyle yeni bilgi ise bu değerlendirilip mahkeme tarafından veriliyor ancak bu kişilerle ilgili dava açılmayacak diye bir husus yok. Bu kişilerle ilgili de soruşturma devam ediyor artı bu kişilerin verdiği bilgi, yarın başkası tarafından verilen bilgilere bakıldığında, ifadelere bakıldığında, delillere ulaşıldığında, bizden, devletten bir takım hususları saklamış veyahut gizlemiş ise o zaman etkin pişmanlıktan yararlanma imkanını elden kaybediyor. Vatandaşlarımız bunu çok iyi bilsinler, itirafçılarla ilgili dava açılacak, her halükarda, dava açıldığında itirafçılar verdiği bilgi örgütün tümüyle çökertilmesine yönelik yeterli ve başka bir bilgiye gerek kalmadan yetiyorsa mahkeme kararıyla ceza verilmeyebilir. Verdiği bilgi yetersiz ceza indirimine gidiyorum diyebilir mahkeme, veyahut ta senin verdiğin bilgiler yetersiz kardeşim sen tekrar tutuklanabilirsin, üç şık hala gündemde, vatandaşımız bunu çok fazla hukuk boyutu, teknik boyutu olduğu için bilemiyor olabilir, onun için bunu biraz daha açarak söylemeye çalıştım. Örgütle yapılan mücadelede bir takım sulandırmalara veya bunun adil bir şekilde yürütülmediği yönünde, nu mücadelenin etkisizleştirilmesine yönelim bir takım değerlendirmeler oluyor. Burada verilen bilgi eğer,  yarın yetersiz olduğu mahkeme tarafından tespit edilirse, bu örgütle ilgili bildiğiniz ne varsa anlatın diyor, genel bir sorudur, kendisinin bildiği bütün soruları anlatıyor ise yarın başka da bir bilgiye ulaşılmamışsa, bu değerlendirilecek ama ilimizde de serbest bırakılanlar olmuştu, sorulduğunda verdiği bilgi değerlendirilip, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Bilahare, mahrem imamlar listesinde ismi geldiğinde tekrar soruldu, gözaltına alındı, ben onu değersiz buldum, o tarihte onu için söylemedim diyenler oldu, bu tekrar gözaltına alındıktan sonra tutuklanmasına kararlar verildi. Bu gibi bir takım yargılama süreçleri devam edecek. İşte bu süreci yönetmek gerçekten, bizim açımızdan da zor bir süreç çünkü burada haksızlığa kişilerin uğramaması gerekiyor. tam tersine bu mücadelenin özellikle istismar edilmemesi için kılı kırk yarmamız gerekiyor. bu hassasiyeti göstermemiz içinde gece gündüz demeden mesaimizin çoğunu buna harcadık, çok şükür bugün Burdur’da belli bir aşamaya geldik. 15 Temmuz sonrası görevden almalar, iadeler, görevden ihraçlar bunların hepsini kamuoyunu önünde açık bir şekilde yaptık. Bunun rakamlarını çoğu zaman paylaştım, hiçbir saklı, gizli, hesap kitap yapmaksızın kamuoyu önünde bunu paylaştık. Bu süreci, bu şekilde yönetmeye çalışırken esas ana çatı davası dediğimiz Burdur’daki örgüt yapılanması ile ilgili özellikle çatı davası ile ilgili süreç tamamlandı, bununla ilgili iddianame Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından hazırlanıp, mahkemeye sunuldu, mahkeme tarafından da kabul edildi diye biliyorum, şimdi hem çatı hem de diğer davalar devam edecek” dedi.

BAĞIMLILIKLA İLE MÜCADELE

Vali Yılmaz, özellikle üzerinde durduğu Bağımlılıkla Mücadele çalışmaları hakkında açıklamalarda bulundu. Yılmaz, “Bağımlılıkla mücadele Türkiye’nin gündemindedir.  Türkiye ülke olarak, uzun yıllar Afganistan’daki üretilen esrar ve eroinin geçiş güzergâhı diye anıldı ve bu uzun yıllar bununla mücadele yaptık. Bilahare PKK ile beraber Türkiye’de uyuşturucu ticareti terör örgütlerinin eline geçti, özellikle devletin ulaşamadığı yerlerde üretime başladı. Dalga dalga ülkemize yayıldı. Terörle ülkeyi bölmeye çalışanlar, ülkeyi yıkmaya çalışanlar, bugün uyuşturucu ile ülkeyi yıkmaya çalışıyor, çünkü gençliğimizi esaret alması için buna bulaştırması gerekiyor. Burdur’da değil yoğun bir şekilde ülkemizde uyuşturucu bağımlılığının arttığı görüyoruz. Bu uluslararası bir şebeke, tabi ister istemez bizim nesli koruma görevimizin başına çocuklarımız, çocuklarımız her yıl bir alt yaşa daha sirayet ediyor sadece polisiye tedbir alması gerekmiyor, bunun tüm tarafları ile beraber hayata geçirilmesi gerekiyor, bizim uyuşturucu ile ilgili il bazında, bir defa dışarıda bizim burada üretim birkaç yerimiz var, gezdim, gördüm söylemeye çalışıyorum, bununla ilgili herkesin bize yardımcı olması lazım, üretilen yerler takip edildi ve teknik destek vererek, Jandarma ve Emniyet araziyi kontrol etme açısından bayağı mesafe aldık. Ticaret merkezi olarak ilimizde değil ama buraya geliyorlar. Bunun dışında bizim  halk sağlığı müdürlüğümüzün bir çalışması oldu, açılışını yaptık. Uyuşturucuya bulaşan çocukların rehabilitasyonu ile ilgili bunları hayata geçirdik. Normalde AMATEM’de tedavi görüyorsunuz ama aynı ortamda olmuyor, bizim özellikle okul çevresinde bir takım tedbirler almamız gerekiyor. Bir takım tedbirler aldık. Okullarda, düğün ve programlara izin vermedik, çünkü okula giren çıkanın bizim takip etmemiz gerekiyor, sadece okullar tatil olduktan sonra izin vereceğiz dedik. Okullar açıkken, kimin girip çıktığını kontrol edemediğimiz bir ortam olursa, sıkıntı yaşarız. Belli okullarda yoğunlaşma olmuş, geçen sene gördük, bu sene uygulamaya geçtik, herkes kendi mahallesinde oturduğu yerdeki okullara çocuklarını gönderirse, özellikle ilkokul ve ortaokul, bunu hayata geçirirken de sahte adreslerle işlem yapanlara işlem yaptık. Biz okulları planlama yaparken adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre verileri alıyoruz, derslik başına düşen öğrenci sayısını hesap ederek, sokak sokak birinci sınıfa kaç kişi gelecek bunun planlamasını yapıyoruz. Bu dağıtımla beraber çocuk kendi mahallesindeki okula gidiyor. Başka yerlere taşıma yaparsanız, öğle tatili bir buçuk saat, öğle tatilinde çocuğu taklip etme şansınız yok. Biz okula girenleri takip ediyoruz, okulun civarında da tedbirimizi alıyoruz, talimatımızda şu, orada riskli görünen, tanımadığımız, çocuklarımıza zarar vereceği kişileri arkadaşlarımızı uzaklaştırma yetkisi verdik. O mahalledeki çocuğu, kendi mahallesinde okula gittiği zaman esnafta bilir, komşusu da bilir ama dışarıdan gelen çocuğu kimse bilmez, bu kararın içinde bu var, bu planlamayı yaparken, Türkiye’de derslik başına düşen öğrenci sayısı 20’nin altında olan bir iliz, biz eğitimde marka olmuşuz bunu bozmayalım.  Bakınız, üniversiteye girişlerde TEOG’ta her taraftan var, 4 tane ilk yüzde giren merkezden, Bucak’tan, Gölhisar, Ağlasun’dan öğrencimiz var. Böyle bir inanış oluşuyor zaman içinde çocuğu ile birebir ilgilenen aile, çocuğum daha iyi eğitim görecek düşüncesiyle getiriyor, okuldan fazla kendisi çocuğuyla ilgileniyor, okul, öğretmen, veli ve öğrenci, bu işbirliğini sağlarsak kazanırız. Ama eti senin kemiği benim anlayışıyla davranırsak, o çocuktan verim alamayız. İçinde bulunduğumuzu toplumun bakış açısına göre değişiyor, mahalle ilgisizse öğretmen de ilgisiz kalıyor.  Burdur’un il başarısı, bütün öğretmenlerimizin başarısıdır. Bu çocukların korunmasına yönelik bu çalışma var. Kabullenilmesi zor bir olay, benim çocuğum uyuşturucuya bulaşmış demek, tedavisi istiyorum demek çoğu zaman kabullenilmiyor. Çocuk saklıyor, aileler de saklıyor, kamuoyu baskısından, bizim de başımıza gelebilir, kendi isteyerek yaptığı bir şey değil, bulunduğu ortamlarda bu olabiliyor. Çocukların davranışlarında bir takım değişiklikler varsa, bunu muhakkak okulda rehber öğretmenlerimizde görüşsünler, öğretmenleriyle görüşsünler, olmazsa sağlık kurumlarındaki arkadaşlarımızla irtibat sağlanıyor, çocukların bu pisliğe buluşup, bulaşmadığını tespit ediyoruz ve aileyle beraber bu süreci birlikte yönetiyoruz. Farklı bir davranışı varsa, gecikmeden bunun ilgililerle paylaşılması gerekiyor. Bu topyekun ülkenin gündemi, Burdur’da bakınca iyi illerden birisiyiz.  Burada hizmetlerin aralıksız sürmesi ve vatandaşımızın memnun olacak şekilde sunulmasından sorumluyum. Biz hizmet ettiğimiz insanları menün etmek zorundayız, vatandaşımızın ihtiyacını ve talebini karşılamak zorundayız. Bu zamanı ve mekanı belli saatlere indirirsek, esas görevimizi yapmış olamayız. Bizim bu hizmeti sunmamız lazım. Bunu sunarken vatandaşımızın talepleri ve ihtiyaçları olacak, hiçbir zaman gelen insanı kapıdan çevirmeyeceksiniz, her gelen talebin yerine gelmesi mümkün olmayabilir, vatandaşımız yasal olarak da bilmeyebilir, bu kötü niyet değil ama gelen insana işinin niye olmayacağını çok açık bir şekilde anlatırsanız dualı gidersiniz, bütün toplantılarda söylüyorum. Bize kapıya gelen insanların, devletin kapısına gelen insan bir çaresizlik içinde gelmiştir yoksa bana niye gelsin, bu çaresizlikte insanların elinden tutmamız gerekiyor. Bizim işimiz bunu yapmak, bunu yaparken de herkes karşısına gelen insanın yerine kendisini koyması gerekiyor.  İnşallah Burdur’da da güzel hizmetleri beraber gerçekleştiririz” şeklinde konuştu.

Hayal GİRİŞİM

 

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    YAZARLAR Tümü


    Arsiv
    Arsiv
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    ARŞİV