banner66

24 Mart 2019 Pazar

BU TEŞVİKLERİ KAÇIRMAYIN!

Ayşen Gürcan’dan, Kadınlar Günü konferansı

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. Ayşen Gürcan, “Bana yapılmasını istemediğimiz hiç bir şeyi başkasına yapmam” dedi.

07 Mart 2019 Perşembe 16:40
Ayşen Gürcan’dan, Kadınlar Günü konferansı

MAKÜ’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlerinde konuşan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. Ayşen Gürcan, “Bana yapılmasını istemediğim hiçbir şeyi başkasına yapmam. Bu sadece çocuklarımla diyalogda değil. Personelimle, öğrencimle diyalogla da aynı” dedi. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. Ayşen Gürcan,  Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından  “8 Mart Dünya Kadınlar Günü”  etkinlikleri kapsamında düzenlenen  ‘İş Hayatında Kadın Olmak’ konulu söyleşiye konuşmacı olarak katıldı. Moderatörü Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sibel Karakelle’nin sorularını yanıtlayan Gürcan,  kısa hayat hikayesinden bahsetti, unutamadığı anısına varıncaya kadar her şeyi anlattı.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ilimizi teşrifinin 89’uncu yıldönümünde gerçekleşen söyleşi Saygı Duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşımızın okunması ile başladı. Konferansın açılış konuşmasını Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Firdevs Savi Çakar,  8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün anlam ve önemini belirten konuşmayı Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adem Korkmaz yaptı.

TÜM KADINLARIN GÜNÜNÜ KUTLADI

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. Ayşen Gürcan  “Söyleşiye başlamadan önce “Kadına değer veren tüm toplumumuzun 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyorum” dedi.

AYŞEN GÜRCAN KİMDİR?

Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sibel Karakelle’nin  ‘Ayşen Gürcan Kimdir?” sorusunu yanıtlayarak söyleşiye başlayan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. Ayşen Gürcan, “ Ben 1963 Burdur doğumluyum. Mahallemizdeki ilkokulda eğitim aldım. Aldığım eğitimin katkısını hep gördüm. İlkokul öğretmenimin babama gidip, ‘Bu kızı okutmalısın’ dediğini gördüm. Ortaokuldan mezun olurken sınıf öğretmenimin beni yatılı okullara yönlendirdiğini biliyorum. Üniversiteyi kazandığımda etrafımdakilerin; ‘ Mutlaka okula gitmelisin dediğini biliyorum’ ki;  benim dönemimde okumak sadece kızlar için değil. Herkes için daha zordu. Kısa yoldan hayata atılmak belki daha çekici geliyordu. Birde imkânlar bu kadar değildi. Üniversite sayısı azdı.  1980 yılında Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi’ni kazandım. Daha sonra orada yüksek lisans ve doktoramı öğretim teknolojileri fakültesinde yaptım. 2005 yılına kadar Üniversitede öğretim üyesi, bizzat eğitim fakültesinde öğretmenlik dersleri, Bilgisayar Ana Bilim Dalı kurulduktan sonra başkan yardımcılığı görevlerinde bulundum. Öğretmenliğe ilişkin birçok ders verdim.  2006 yılında Ankara’da Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü’ne atandım. Yaklaşık 8 yıl genel müdürlük yaptım. Bakanlık Hizmet bakanlığına dönmüştü. Kurumumuz mülga olmuştu.  Sonrasında 2013 yılında Üniversiteme geri döndüm. O yıldan beri İstanbul Ticaret Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümünde profesör olarak devam ediyorum. Tabii 2015 yılında 63. Hükümet zor bir hükümetti. Seçim hükümetiydi. Dışarıdan (TBMM dışından) atanan bakanlardan biriyim. Kendi çalıştığım kuruma bakan olmak ayrıca şerefti. Daha sonrada eğitim, sosyal politikalar konusunda Cumhurbaşkanımızın baş danışmanlığını yapıyorum” dedi.

“ÇALIŞMAYI ÇOK SEVİYORUM”

Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sibel Karakelle’nin  “Çalışma hayatına ne zaman atıldınız? Çalışma hayatında çıkardığınız en önemli dersler nelerdir?” sorularını da yanıtlayan Prof. Dr. Ayşen Gürcan; “Hatırlıyorum babam demişti ki okumak istiyorsan paranı kazanmalısın. Bende yaz tatillerinde halı atölyelerine gittim. İlk çalışma hayatı böyle oldu. Ama asıl profesyonel çalışma hayatım üniversite sonrasında başladı. Ara ve yaz dönemlerinde stajlarda yaptım. Çalışma hayatı insanın sigortasının başladığı, belli bir ücretini aldığı bir iş olduğunu düşünmüyorum. Çalışma insanın üretkenliğinin, kendi yapabileceğini hayata dönük sergilediği bir yer. Rektörümüze katılıyorum. Evin tüm organizasyonunu yapanlarda bence ücret karşılığı çalışanlar kadar değerli ve emekleri var. Gözükmese de görünmese de onların hayatımızdan çıktığında gerçekten eksikliğini hissediyoruz. 2011 yılından bakanlık, hizmet bakanlığı olunca emekli oldum. Çünkü; yaşımda gelmişti. Ve devletten ayrılmam gerekiyordu. Fakat emeklilik, ‘Hayatın bitim noktası’ asla değildi. Her halde hiç emekli olmayacağım. Allah’a da öyle dua ediyorum. Ben çalışırken ölmek istiyorum” dedi. İnsanın çalışırken kendini var hissettiğine vurgu yaptı. Çalışmayı çok sevdiğini belirtti.

“KADIN OLARAK ÇALIŞMA HAYATINDA HANGİ ZORLUKLARLA KARŞILAŞTINIZ?”

 Prof. Dr. Sibel Karakelle’nin  “Kadın olarak çalışma hayatında hangi zorluklarla karşılaştınız?” sorusuna yanıt olarak zorlukların her daim olduğunun altınını çizerek başlayan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. Ayşen Gürcan, “Zorluklara yaklaşım biçimi çok önemli. Bu anlamda bir şeyi çok iyi yapma tutumununuz var ya ‘en iyi anne’ olma, ‘en iyi çalışan’ olma bunun bizi yanılttığını, bariyerler oluşturduğunu düşünüyorum.  Bir kere hiçbir zaman kendi hayatında belli işlemleri bir birine rakip olarak görmemek gerekiyor. Benim 3 çocuğum  var.  Üst üste 3 çocuk. Gerçekten anne olunca daha iyi anlıyorsunuz. Her insan kendine has bir yetenek ve potansiyelle doğuyor. Bizim evdekiler de öyleydi. Sorunları, talepleri ve hayatı algılamaları sizin hayatımızda başlıyor. Sizden örnek alıyorlar. Ben her şeyi mükemmel yapmaya çalışmadım. Hayatı yüzme olarak görüyorum.. Yani suya kendinizi bıraktığınızda mücadele ederseniz batıyorsunuz. Suya kendini bıraktığınızda koşulları kabullendiğinizde o koşullar sizin elinizde malzeme haline geliyor” sözlerine yer verdi.

BAŞARISIZLIK, BAŞARIYI TETİKLEDİ

Hem görevi gereği, hem de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birçok dünya ülkesini gezdiğini sözlerine ekleyen Prof. Dr. Ayşen Gürcan; “Japonya gelenekler açısından benzer. Dini örf adetlerinde  güney yarım adası ve Mezopotamya, Orta Doğu’da bulunan ülkelere baktığınızda biz çok farlıyız. Yani kadın noktasında farklıyız. Hatta kendi içinizde bölgesel farklılıklarınız var. Ama ortak noktanız var kadınınız güçlü. Sorunlarda var. Erkelerde sorun yaşıyor. Bizim sorunlarımız belki bugün çalışma hayatında bazı ipuçları vereceğim. Yaklaşık 30 yıldır çalışma hayatındayım. Çok tecrüben var. Hatta 2 kızım var. Kızlarıma da bu noktada destek veriyorum. İnsan başarıyı bir başkasınız atfettiği kariyerde bulmamalı.  Bugün geldiğim nokta benim başarısızlıklarıma bağlıdır. Mesela ben 1980 yılında üniversiteyi kazandım. Terörün yaşandığı bir yıldı. Babam dedi ki; ‘Sen çok zekisin seni İstanbul’a gönderemem. Korkuyorum. Antalya’da Tıp Fakültesi açılıyor. Bir sonraki yıl açılacak. Sen Antalya’yı kazan birlikte gideriz. Beni ikna etti. İstanbul’da üniversiteyi kazandığım halde gitmedim. Tabii ertesi yıl kazanamadım. Çünkü 2’li sınava geçildi. İlk sınavda ülke genelinde ilk 3 bin kişi arasına girdim. İkinci sınav bilgi tabanlı bir sınavdı. 1 yıl ara verip, yeni bir sınava giriyorsunuz. ÖSYM sizin kat sayınızı düşürüyor. Ve ben hiçbir yere giremiyorum. Benim için şefkat tokadıydı diyelim. Bir karar vermem lazımdı. Ya sonucu kabulleneceğim. Ya bunu çözmem lazım. Bu anlamda çözüm bazen kişilerde bazen şartlara bağlıyorlar. Bir kere her şey için cesur olmayı kendinize ilke edindim . Değişim insanın kendinde olur. Değiştiremeyeceklerimi ise, üzerine gitmemeyi, kabullenmeyi bence esas eğitim burada olmalı. İnsan neyi değiştirip, neyi değiştiremeyeceğinin bilgisini kazandığı andan itibaren değiştirebilecekleri için çok cesur olabiliyor. Toparlayacak olursak insanın değiştirebilecek gücünü ancak zor şartlarda görüyorsunuz” diye konuştu.

“BANA YAPILMASINI İSTEMEDİĞİM BİR ŞEYİ BAŞKASINA YAPMAM”

“Kariyerde anneliğe etkileri” sorusunda önemli konulara da parmak basan Prof. Dr. Ayşen Gürcan;  “Önemli olan şahsiyete hakarette bulunmamak. Biz kurallı bir eviz. Mesela mahremiyete çok önem veriyoruz. Ben çantamın kurcalanmasını hiç istemem. Bu ne demektir? Bana yapılmasını istemediğim hiçbir şeyi başkasına yapmam. Bu sadece çocuklarımla diyalogda değil. Personelimle, öğrencimle diyalogda aynı.  Yani birisinin bana yapmasını istemediğim bir şeyi başkasına yapmam. Bu anlamda kurallar koydum” sözlerine vurgu yaptı.

“GÜÇLÜ AİLE SORUNLARI ÇÖZME BECERİSİ KAZANMIŞ AİLEDİR”

Gürcan, “Güçlü ailenin sorunları çözme becerisi kazanmış aile” olduğunun altını çizdi.

BAKANLIK TEKLİFİNİ KUDÜS’TE ALDI

Hayatındaki hiç unutamadığını anısını da anlatan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. Ayşen Gürcan, bakanlık teklifini Kudüs’te aldığını söyledi.  Bu anı hiç unutamadığını belirtti.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN DA ÖVGÜYLE BAHSETTİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan her daim güvendiğini dile getiren Gürcan, “Üniversite de çalışırken de onun gönüllüsüydüm. Diyordum ki; uğruna mücadele verdiği değerler bizim değerlerimizdi. Bir davası var. Sürekli çalışıyor. Kendisine koyduğu bir hedef var. Bu hedefte öyle kendisi için koyduğu bir hedefte değil. Birisi ona bir konu için başvursun, yada bir ülke başvursun, o konuyu, sorunu çözmek istiyor. Sorun çözmede müthiş yetenekli bir insan kesinlikle. Öyle sürüncemede o, ona söylesin. 2 hafta beklesin ona devretsin yok böyle bürokrasi. Bir kere öyle bir davası var. Umudu var, hiç umutsuzluğunu görmedim. Başından beri çalışanlar çok iyi bilir. Bir sürü dava oldu. Kapatma davası oldu. Yok şu, bu oldu. 15 Temmuz oldu. Ama hiçbirinde umudunu kaybettiğini görmedim. Ve ben onun kadar çalışanı görmedim. Hatta ve diyorum ki bize Allah hesap soracak. Yani başınızdaki bu kadar çalışırken bizim çalışmıyor olmamız, çok büyük hesap sorusu bence. Çok gayreti var. Ve bunu en sona sakladım inandığı milleti var. Milletine inanılmaz güveniyor” dedi. Cumhurbaşkanının hizmetinde olmaktan dolayı da şükrettiğini söyledi.

KORKMAZ: “KADINLARDA İŞ GÜCÜNE KATILIM ARTTI”

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün anlam ve önemine ilişkin söyleşi öncesi kısa bir konuşmada bulunan Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adem Korkmaz, “Kadınlarımızın yaşadığı sorunlar basında geniş bir şekilde işleniyor.  Kadınlarımız için tüm dünyada kadın hakları konusunda önemli çalışmalar yapılıyor. Kadınların sadece çalışma hayatında sorunları yok, çalışmayan kadınların da sorunları var ve çalışan-çalışmayan ayrımının bile yapılmaması gerektiğini düşünüyorum. Çalışma hayatında ülkemizde son yıllarda önemli gelişmeler ortaya konuyor. Kadınlarımızın aile içinde de önemli problemleri var. Çalışan, çalışmayan kadınlarımızın sorunları var. Çalışan, çalışmayan kadın ayrımı da ki çok doğru değil. Evdeki hanımların da sosyal ve iş sorumlulukları çok çok fazla.. Türkiye’de çalışma hayatında özellikle ekonomik ve sosyal ölçüm sürecinde önemli gelişmeler gerçekleşiyor. İstatistiklere baktığımızda 1980’lerde kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 37, 38’lerde görünüyor. O yıllarda ülkemiz tarımsal üretimin hakim olduğu ekonomik yapıya sahipti.  Tarımdan sanayi ve hizmetler bölümüne kırsaldan kente göç olunca 2000li yıllarda yüzde 23’lere düşen iş gücüne katılma oranı ile karşılaşıyoruz. 2ooo li yıllardan sonra hizmet sektörünün gelişmesiyle, kadınlarımız daha çok, eğitim, sağlık sektöründe ve diğer sektörlerdeki alanlarda yoğun iş gücüne katılımı sebebiyle de yeniden oranlar yükseliyor ve TUİK verilerine göre yüzde 38’ler seviyesine çıkıyor. Dünya’da kadınların iş gücüne katılımları yüzde 50’ler düzeyinde. Türkiye’deki iş gücüne katılım yüzde 55’e yükselmiş durumda.  Eğitim imkânlarının artması, eğitimin sosyal tabanının genişlemesi, her şehirde bir üniversite olması bile eğitim imkanı bulamayan kızlarımızın kendi bölgelerinde eğitime ulaşmalarının sağlanması açısından önemli bir durum. Üniversitemizde de kadın yöneticilerimiz var. Meslek yüksekokullarında ve fakültelerde çok sayıda kadın akademisyenimiz bulunurken senatomuzun da önemli bir kısmını yaklaşık yüzde 40’ı kadın akademisyenlerden oluşuyor. Kadın emeğinin hizmetler sektöründe geldiği yeri de göstermiş oluyor ama zorlukların da bittiğini söyleyemeyiz” diye konuştu.

ARAŞTIRMA MERKEZİ MÜDÜRÜ AMAÇLARINI AKTARDI

Açılış konuşmasını Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Firdevs Savi Çakar, “Merkez olarak dünyada ve ülkemizde kadınlar ve kız çocuklarını karşılaştığı her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılması, yaşam kalitelerinin iyileştirilmesine katkı sağlayacak uygulama ve araştırmalar yapmak, toplumsal yaşamda kadın hakları ve sorunları konusunda farkındalık yaratmak, akademi başka olmak üzere tüm kurum ve kuruluşlarda cinsiyet eşitliği politikalar geliştirilmesine katkı sağlamayı amaçlamaktadır” diye konuştu.

SERGİYİ GEZDİ

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. Ayşen Gürcan, konuşmacı olarak katıldığı söyleşinin adından Konferans Salonu girişinde MAKÜ Öğr. Gör. Nurullah Nahir tarafından transkripsiyonu yapılan ‘Belgelerle Osmanlıda Kadın’ sergisini Ak Parti Burdur Milletvekilleri Bayram Özçelik, Yasin Uğur,  Burdur Belediye Başkanı Adayı Deniz Kurt, İl Başkanı Volkan Mengi, MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Korkmaz ile birlikte gezdi. 

Halil İbrahim KARA

 

 

 

 

 

 

 

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.


    Arsiv
    Arsiv
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    ARŞİV