23 Haziran 2018 Cumartesi

Fuhuş yuvaları mühürlendi

ANNE DOSTU HASTANE: BDH!

-Burdur Devlet Hastanesi ‘Anne Dostu Hastane’ unvanına kavuştu

03 Mart 2018 Cumartesi 15:41
ANNE DOSTU HASTANE: BDH!

Burdur İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Yeni Hizmet Birimlerinin açılışı, Sezaryen Doğum Oranları Düşük Hekimlerin Ödüllendirilmesi ve Anne Dostu Hastane Sertifikasyon Töreni, Sağlık Müdürlüğü Toplantı Salonunda düzenlendi.  Programda Burdur Devlet Hastanesi yeni hizmet birimlerinin açılışı yapıldı. Primer sezaryen doğum oranı düşük hekimler ödüllendirildi ve Anne Dostu Hastane Projesi Sertifikasının takdimi yapıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan program Burdur İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Reha Sermed Aygören’in açılış konuşmasıyla devam etti. Aygören’in konuşmasının ardından Burdur Devlet Hastanesi Başhekimi Uz. Dr. Ferunda Demir tarafından yeni açılan birimler ve Anne Dostu Hastane Projesi ile ilgili sunum yapıldı. Protokol konuşmalarıyla devam eden programda Milletvekili Reşat Petek, Milletvekili Bayram Özçelik ve Vali Şerif Yılmaz konuşma yaptı. Konuşmalar sonrası Vali Şerif Yılmaz, Sağlık Bakanlığının Anne Dostu Hastane Projesi kapsamında 900 hastane arasından 16. olarak tescil edilen Burdur Devlet Hastanesinin Bakanlık tarafından gönderilen Belgesini Başhekim Uz. Dr. Ferunda Demir’e takdim etti. Ayrıca 2017 yılı içerisinde yüzde 11 primer sezaryen oranı ile Sağlık Bakanlığının performans göstergesini gerçekleştiren ve yüzde  66,5 oranla ilimizdeki en yüksek normal yolla doğum gerçekleştiren Kadın Hastalıları ve Doğum Uzmanı Doktor Rukiye Kalyoncu’yu Başarı Belgesi ile ödüllendirdi.  Programın devamında dahili nöroloji yoğun bakım ünitesi içinde açılmış olan İnme Ünitesi kurulum sürecinde göstermiş olduğu özverili çalışmalarından dolayı Op. Dr. Nedim Ongun’a Milletvekili Özçelik tarafından, hastane içerisinde açılan Kornea Nakil Merkezinin kurulum sürecinde göstermiş olduğu özverili çalışmalarından dolayı da Op. Dr. Memed Acar'a Milletvekili Reşat Petek tarafından plaketleri takdim edildi. Vali Yılmaz programda yaptığı konuşmada, “Öncelikle açmış olduğumuz yeni ünitelerimizin hayırlı olmasını diliyorum. Ayrıca bugün burada ödül alacak, belge alacak olan arkadaşlarımı şimdiden tebrik ediyorum. Marifet iltifata tabidir. Bunların söylenmesi, bunların ifade edilmesi gerekiyor. İnşallah diğer çalışanlarımıza da örnek olur, örnek çalışmaları hepimiz gerçekleştiririz.

 DEPREM DEĞİL DAYANIKSIZ BİNALAR ÖLDÜRÜR”

Bugün Şehitlerimizi ebediyete uğurladık. Afrin Şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum, yaralılarımız var acil şifalar diliyorum. Bugün normal program içerisinde Yarıköy ve Yazıköy’de 1971 yılında ilimizde meydana gelen deprem nedeniyle hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza ithafen mevlid-i şerif okunması programı vardı, bu programın ardından buraya geldik. O günkü şartlarda depreme dayanıksız olan konutların bulunduğu, yaşandığı alanlarda ilimizde can kaybı olmuş. Bugün hala 1971 yılında olan depremi unutmuyoruz. İlimiz deprem kuşağı bölgesinde ülkemiz deprem kuşağında yer alıyor. Ama öldüren deprem değil, depreme dayanıksız konutlar, binalar. Baktığınız zamanda özellikle Gölcük depreminden sonra, çıkan yönetmelik çerçevesinde çoğu binaların ve konutların yenilenmesi, hem resmi hem özel konutların yenilenmesi çok değişik vesilelerle gündeme geliyor konuşuluyor. Bunların bir kısmı özellikle kamuda tamamlandı, ama özelde çoğu daha henüz tamamlanmadı. Bu kentsel dönüşümü sağlayacak olan, sağlamamız gereken belki de en zorunlu hususlardan bir tanesi. Deprem olduktan sonra hastane aramanın bir anlamı yok. Deprem olduktan sonra çadır aramanın da bir anlamı yok. Eğer zamanında bunların tedbirini alırsak Allah muhtaç etmesin ne hekime ne hastaneye ihtiyaç duymayız. Onun için de bizim özellikle depreme dayanıklı olmayan binaların bir an önce sağlam ve depreme dayanıklı hale getirilmesi gerekiyor. Bu kentsel dönüşümle olur, bu güçlendirmeyle olur.
YENİ HASTANE YERİNİN İMAR SORUNU ÇÖZÜLDÜ

Bu bakımdan baktığınızda içinde bulunduğumuz hastanemizde, yeni yapılan binanın dışındakiler, eski binadır. Bunların büyük bir kısmı da bugünün koşullarında çağdaş hizmetin sunumunda yetersiz kalıyor. Bunu ben değişik vesilelerle ifade ettim. Hastaneye gelip gittiğimde eski bina tarafında vatandaşlarımızın çoğunun beni fark etmesini istemedim. Çünkü orada, o koridorlarda insanlarımızın bu şekil de hizmet almasına benim gönlüm razı gelmiyor. Ama ne hikmetse 2015 yılı yatırım programında olmasına rağmen yıl 2018 üç yıl geçmiş hastane yeri ile ilgili sorunu en son Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız resen imar uygulamasıyla çözdü. Bu ilde yöneticilik yapan herkesin biraz önce söylediğim tüm gerekçeleri görmek suretiyle karar vermesi gerekirken maalesef red kararı çıktı. Hastane yeri bulduk, hastanenin yapılmasıyla ilgili imar değişikliği kabul edilmedi. Biz burada bir şahsa ait arsayı sanayiden konuta, konuttan sanayiye değiştirmedik. Kamuya ait olan askeri alanının yine kamuya ait sağlık tesisi alanına dönüştürülmesiyle ilgili Burdur Belediyesine bir talebimiz oldu. Bu dahi karşılık görmedi, kabul görmedi. Maalesef bu kadar zaman kaybettik. İnşallah önümüzdeki nisan ayı içerisinde proje tamamlanıyor. Proje tamamlandıktan sonra ihale süreciyle beraber inşaata başlayacağız 3 yıl sonra.
24 SAAT VATANDAŞIMIZA HİZMETE DEVAM EDİLECEK

Bunu niye anlattım. Bugün burada açtığımız üniteler çok büyük üniteler değil. Çok büyük binalar değil. Çok fazla yatırım gerektiren hususlar değil. Ama küçücük bir dokunuş, küçücük bir temas, bir tebessüm insanlarımızı mutlu etmeye yetiyor. Bugün aldığınız ödül belki fiziki olarak diğer hastanelere bakarak belki çok yeterli değil. Kifayetsizde olsa bu iradeyi ortaya koymak insanlarımızın mutluluğu için insanlarımızın buradan mutlu ayrılmasını temin etmek için yapılan en ufak bir çalışma dahi demek ki karşılığını buluyor. Bunu sağlamak hepimizin görevi. Bunu sağlamak hepimizin yapabileceği çalışmalar. Ben değişik vesilelerle diğer kurumdaki arkadaşlara da söylediğim şu; biz devlet hizmetini sunarken her zaman kendimizi o hizmeti alan kişinin yerine koymak zorundayız. Bizim hizmetimizi alan insanın, insan olduğunu hiçbir zaman unutmamamız gerekiyor. Onun için söylediğim şu, mesai ile ilgili arkadaşlarımızın özellikle zor durumda olan insanların ihtiyaçlarını giderme yönünde 24 saat mesai mefhumu gözetmemeniz gerekiyor. Biliyorum ki çoğu arkadaşım gözetmiyor. Gerçekten bir tek uzman hekim olmasına rağmen normal şartlarda icapçı olmadığı halde göreve gelen arkadaşlarımız var. Gerçekten onlara teşekkür ediyorum. Çünkü orada zor durumda olan insanın yanına ulaşmak onun elini tutmak, onun gönlünü almak belki bütün servetinizi de verseniz, bütün Burdur’u da verseniz, o mutluluğu sağlayamaz. Onun duasını almak, işte onu sağlayabiliyorsanız, bu anlayışı hayata geçirebilirsek, hizmetimizi de en iyi şekilde sunmanın gayreti içinde olursak, bunun karşılığını fazlasıyla alırız. Bunun karşılığı nedir? Bilin ki akşam yastığa başınızı koyduğunuzda gönül huzuruyla uyuyup sabah kalkmaktır, bana göre en büyük mükafat budur. Siz bilin ki sizin gıyabınızda size yapılacak olan insanların duasıdır. Bunlar hiçbir zaman eksilmesin. Artarak devam etsin diliyorum. İhtiyaç duyduğunda bu hizmetleri insanlarımızın en kısa ve kolay şekilde ulaşmasına sağlayacak olan tüm çalışmaları bundan sonrada arkadaşlarımız devam ettirecekler. Ben emeği geçen tüm arkadaşlara tekrar teşekkür ediyorum. Ödül alan arkadaşlarımıza da tekrar tebrik ediyorum. Başarılarınızın devamını diliyorum” şeklinde konuştu.

 

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.


    Arsiv
    Arsiv
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    ARŞİV