banner66

19 Ağustos 2019 Pazartesi

650 DEKAR ALANA, TIBBİ AROMATİK BİTKİ

650 DEKAR, KEKİK, LAVANTA VE ADAÇAYI İLE DONATILIYOR.Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) 650 dekar alanda tıbbi aromatik bitki yetiştirmeye başladı.

13 Mayıs 2019 Pazartesi 10:47
650 DEKAR ALANA, TIBBİ AROMATİK BİTKİ

   MAKÜ ve Lisinia Yaban Hayatı Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi arasında yapılan protokol gereği susuz tarımı özendirmek ve Burdur Gölünün çekilmesinin bir nebze de olsa önüne geçebilmek açısından tıbbi ve aromatik bitkilerin dikimine başlanıldı. Yaklaşık 10 gündür yapılan çalışmalarla 200 dekarlık alanda lavanta, kekik ve adaçayı toprakla buluştu. Devam edecek olan çalışmalarla toplamda 650 dekarlık alanda tıbbi ve aromatik bitki türleri yetiştirilecek. MAKÜ İstiklal Yerleşkesinin üst bölgelerine yapılan çalışma ile ekolojik olarak az su tüketen lavanta, adaçayı ve kekik gibi tıbbi aromatik bitkiler ile hem su tasarrufu yapılacak hem de Burdur Gölünün korunması çalışmalarına katkı konulmuş olacak.

Şu ana kadar 1 milyondan fazla fideyi toprakla buluşturan MAKÜ ve Lisinia ekibi proje ile en az 7 milyon fideyi toprakla buluşturup, susuz tarımı özendirmek ve susuz tarımın gelir elde etmek isteyenler için kazanç kapısı haline gelmesini amaçlıyor.
“BURDUR GÖLÜ KORUNACAK”

Konu hakkında açıklama yapan MAKÜ Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İskender Gülle, Burdur Gölünü korumanın en iyi yolunun bölgede su tasarrufu sağlayan ürünler yetiştirmek olduğu kanısına vardıklarını dile getirdi. Bu nedenle az su tüketen tıbbi aromatik bitki dikimi gerçekleştirdiklerini söyleyen Gülle; “Burada üniversitemizde çok büyük tıbbi ve aromatik bitkiler dikim çalışması var. Bilindiği üzere başta Burdur Gölü olmak üzere bölgemizdeki birçok göl son yıllarda yaşanan su sıkıntısı nedeniyle ekolojik bütünlüğünü yavaş yavaş kaybetmekte ve ciddi oranda geleceğe yönelik endişeler baş göstermektedir. Bu bağlamda Burdur Gölünün korunması açısından hareketle yapmış olduğumuz çalışmalarla Burdur Gölünü korumanın en iyi yolunun bölgede su tasarrufu sağlayan ürünler yetiştirmek olduğu kanısına vardık. Bu aşamada üniversite olarak başlangıç yapmak istedik. Burdur Gölünün korunması çalışmalarında halka alternatif gelir kaynakları yaratmak açısından bölgenin ekolojisine uygun, iklimine uygun tıbbi ve aromatik bitkilerin yetiştirilmesi için çaba sarf ettik. Şu anda inanıyoruz ki, tıbbi ve aromatik bitkiler ekolojik olarak en az su tüketen, ilaç kullanmayan, en az emek sarf eden bitkiler olup, Burdurun ve Burdur Gölünün geleceğinde çok önemli olacaktır. Bu konuda başta Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Adem Korkmaz olmak üzere Öztürk Sarıca’nın Burdur’da yaratmış olduğu, belki de ileride tüm Türkiye’yi etkileyecek olan bir düşüncesinden hareketle biz tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği konusunda üniversitemizde hız verdik ve şuanda Türkiye’de bu konuya önem veren bir üniversite olduk. Üniversitemizin içerisinde yaklaşık 10 dekarlık ar-ge bahçemiz var. Bu bahçemizde bu bitkilerin kültürel anlamda incelenmesi, uygun sonuçlar alındığı takdirde büyük kitlesel dikimler yapılması planlanıyor. Su sorunu stratejik bir konuma gelmiştir. Stratejik değer olan suyun çok akılcı ve bilinçli olarak kullanılması gerekiyor. Hem tarımsal faaliyetlerin sürdürülmesi açısından, hem de göller, akarsular gibi su kaynaklarımızın korunması ve sürekliliğinin olması açısından susuz yetişen bitkilerin Türkiye’nin geleceğinde önemli rol oynayacaklarını düşünüyorum.” dedi.
“TARIMSAL FAALİYETLERİ DESTEKLEMEMİZ GEREKİYOR”

Dikim çalışmalarını yerinde inceleyen Rektör Prof. Dr. Adem Korkmaz ise “Burada yaklaşık 650 dekarlık bir alanda bölgemizde hem yetiştirici hem de alternatif turizm bakımından çok önemli olan Lisinia Yaban Hayatı Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi ile yapmış olduğumuz sözleşme çerçevesinde ekim gerçekleştiriyoruz. Bu ekimde yetiştiricimiz Öztürk Sarıca ve ekibi bu ekimi gerçekleştirirken biz üniversite olarak ortak projemiz ve araştırma merkezimiz ile çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bu bölgede daha çok lavanta, adaçayı ve kekik gibi su tüketiminin çok çok az olduğu ama gelir potansiyelinin oldukça iyi olduğu bir uygulamayı gerçekleştiriyoruz. Küresel ısınma, göllerin çekilmesi bakımından baktığımızda bölgemizde alternatif tarımsal faaliyetleri desteklememiz gerekiyor. Üniversitemizin içerisinde taşlık, ormanlık gibi tarımsal değeri de olmayan yerde yapıyoruz. En önemli özelliği de bu. Çalışmalarımız önümüzdeki yıllarda da devam edecek.” ifadelerini kullandı.
“650 DEKARLIK ALANDA EKİM YAPILACAK”

 

Lisinia Yaban Hayatı Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Öztürk Sarıca da çalışmalar hakkında bilgi verdi. Tıbbi aromatik bitkiler konusunda uzun yıllardan beri çalışmalar yaptıklarını ve MAKÜ ile yapacakları bu çalışmanın Burdur’un gücüne güç katacağını söyleyen Sarıca; “Gerekli ar-ge çalışmaları üniversitemiz tarafından yapılacak. Dolayısı ile susuz tarımın yaygınlaştırılması noktasında, ağaçların temini noktasında ve farklı bitkilerin yetiştirilmesi noktasında çok daha hızlı yol almış olacağız. Özellikle son yıllarda fiyatı çok yüksek seviyelere çıkan ürünlerin yağlarının üretilmesi için gerekli ağaçların burada üretimine de başladık. Farklı lavanta türlerinin denemeleri de yapılıyor. Dolayısı ile yöresel anlamda pek çok kişi önümüzdeki yıllarda susuz tarımdan para kazanmak istediklerinde bu türleri de yetiştirebilecekler ve Türkiye’nin gerçek aromatik bitki potansiyelleri ortaya çıkmış olacak. Özellikle son yıllardaki susuzluk, Burdur Gölünün çekilmesi, çevredeki büyük baş hayvancılığın baskısı nedeniyle özellikle artan su kayıplarının bir nebze de olsa önüne geçilmiş olunacak. Üniversitemizle birlikte yol almamız bizim için çok çok önemli. Önümüzdeki yıllarda da bu çalışmalarımıza hız katarak devam edeceğimizi düşünüyorum. Şuanda 200 dekarlık alanda lavantanın üç türünü yetiştirmeye başladık. Hem adaptasyonlarını değerlendiriyoruz. Diğer taraftan adaçayı, Anadolu adaçayı ve iki farklı kekik türü yetiştiriliyor. Yaklaşık 200 dekarlık alanın ekimi bugün tamamlanmış olacak. Önümüzdeki dönemlerde de bu 650 dekarlık dikimi gerçekleştirmiş olacağız. Burada 1 milyon 900 adet fide kullanıldı. Dikimler tamamlandığında fide sayısı yaklaşık 7 milyona ulaşmış olacak. Bunun yanında bizim en çok önemsediğimiz kamu ve üniversite ile birlikte yol alabilmek. Burada farklı dikim teknikleri de uygulanıyor. Tek tek dikim, çoklu dikim, sıra aralıksız dikimler ve çit dikimleri uygulanıyor. Özellikle hasadın kolay yapılabilmesi açısından çok önemli. Tüm dünyada hasat problemi ve toprağın işlenme problemleri var. Bir anlamda üniversitede bu çalışmayı yürüttüğümüz için bunlara da çare bulabilmenin ötesinde burada farklı dikim teknikleri ve farklı çalışma teknikleri üzerinde çalışılıyoruz. Burada hasat ve dikim dönemimizde öğrencilerimizi de her zaman bekliyoruz. 650 dekar alan dolduktan sonra da buradaki potansiyel çok geniş ve bunun devamı da gelecek.” diye konuştu. AA

 

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    YAZARLAR Tümü


    Arsiv
    Arsiv
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    ARŞİV